Bayramda Antalya'da sahne alan Sibel Can, hem göze hem de kulağa hitap etti.
Yaklaşık iki bin kişiye konser veren Can, kurbanını Mehmetçik Vakfı'na bağışladığını ve annebabasız bayramları buruk geçirdiğini açıkladı.
Can, "Genelde bayramın ikinci gününü çocuklarıma ayırıyorum" diyerek şunları söyledi: "Çocuklarım benim sahne olmadan yaşayamayacağımın farkında. Bu yüzden de bana destek oluyor, güç veriyorlar. Çocuklarla bir saati bile kaliteli geçirdiğimiz zaman bize yetiyor. Ben zaten onlarla daha çok birlikte olup, daha az sahne çalışması yapıyorum. Bu sene sahne hayatımın 21'inci yılı ve seçici olma rahatlığım var. Bu rahatlık tabii ki yeni çıkan arkadaşlarımızda olamaz. Aynı heyecanı, yoğunluğu hepimiz yaşadık.". Bayramlarda ilk aklına gelen şeyin; anne ve babasının yokluğu olduğunu söyleyen Sibel Can, "Onların yokluğu tarif edilemez. Onları geri getiremiyoruz. Annemsiz ikinci, babamsız 16'ncı yılım. Bunlar bana çok zor geliyor. Her şeyin çaresi var ama Allah ölüm acısı vermesin" diye konuştu.
Sibel Can, gazetecilerin "Fobileriniz var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
"Açıklamam ne derece doğru olur bilemem ama ben karanlık odada uyuyamam! Uyuyana kadar mutlaka televizyon veya ışık açık olmalı. Eşimi de bu duruma alıştırdım. İlk yıllarda biraz zorlanmıştı ama artık normal geliyor. Çok korkağım aslında! Özellikle böceklerden ve sürüngenlerden korkarım.".
Fırsat buldukça günlük tuttuğunu söyleyen Can, "Yaşadığım acı tatlı günleri not alıyorum. Belli bir süre sonra yazdıklarımı kızım Melisa'ya bırakacağım. O isterse ilerde kitap olarak bastırır" dedi ve ekledi:
"Özellikle Melisa'ya emanet edeceğim çünkü kız evlat çok başka! Engincan ile Emir bozulmaz; onlar da bunun farkında. Allah herkese kız evladı nasip etsin."
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 15:00