TAHA YASİN RAMAZAN: ''ABD'Lİ ESİRLERİ BİRKAÇ SAAT İÇİNDE TELEVİZYONDA SEYREDEBİLİRSİNİZ''
İSMAİL BALLI
BAĞDAT- Irak Devlet Başkanı Yardımcısı Taha Yasin Ramazan, uluslararası prosedürlerin uygulanmadığını düşündüklerini söyledi.
Ramazan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a Irak halkı adına, ''Filistin'in simgesi olan Bağdat'tan, onun tüm projelerinin reddedildiğini söylüyoruz. Ne onun ne de patronu Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak halkına bir şey empoze etmesine izin vermeyeceğiz. Bu bizim BM'ye tavrımızdır. Sanırız şimdi BM Güvenlik Konseyi, Genel Sekreter'e bir şey söylemek istiyorsa, bu saldırganlığı kınaması ve durdurması gerekiyor. Saldırgana da bunun hesabını sormalı. İnsani, maddi ve her türlü sonucunu ABD'ye yüklemeli ve bunu üstlenmeli. Bu her şeyi aşan bir saldırıdır'' şeklinde seslendi.
Uluslararası tepkinin her geçen gün olumlu şekilde geliştiğini ve saldırıların niyeti anlaşıldıkça kendilerine desteğin arttığını dile getiren Ramazan, ABD ve İngiltere'nin niçin saldırdığı görüldükçe yeni tutumların geliştiğini söyledi.
Ramazan, ''Arapların saldırıya tepkilerini 3'e ayırabiliriz. İlk grup, Arap liderleri rahatsız olacak. Bu sözler herkesi kapsamıyor. Bunlar, Irak'a saldıran ABD'ye direkt yardım edenlerdir. Bunlardan biri Kuveyt'tir. İkincisi ise gizli olarak bu işi yapanlardır. Katılıyorlar, fakat dolaylı yoldan ve ilan edilmemiş bir şekilde katılıyorlar bu saldırıya. Ancak her şey açığa çıktı ve Arap halkı bunu gördü. Bu hükümetlerin adlarını söylemek istemiyorum. Üçüncü tür ise, hayal kırıklığına uğramış ve halkının bu olaylara tepkisini önleme kaygısına düşen hükümetlerdir. Halklarından, sadece içişleri bakanının izniyle tepkilerini göstermeleri için sokağa çıkmalarını istiyorlar. Halk, saldıran ülkelerin büyükelçiliklerine gittiği zaman bu halka karşı ateş açılıyor ve öldürülüyorlar. Savaş kabinelerini topluyorlar ve bu konuda soruşturma yapmak için komisyonlar kuruyorlar. Polise karşı koyan halklarını, ülkenin güvenliğine tehlike olarak görüyorlar. Çünkü bu ülkeler ABD ve siyonist güçleri korumayı taahhüt ettiler ve bunun için de bir savaş vermeye hazırlar'' diye konuştu.
Gerçekten bir saldırganlığın var olduğunu belirten Ramazan, dördüncü gününe gelinen savaşta tüm kitle imha silahları kullanıldığını ve kullananların ise Irak'ı, bu silahlara sahip olmakla suçlayanlar olduğunu dile getirdi.
Ramazan, ''Bazı Arap liderlerine Irak'ın kendilerine düşmanlık mı sergilediğini sormak istiyorum. Irak, onlara destek vermeye hazır olduğunu söyledi ve bu ülkelere askerlerini de gönderdi. Arap halklarına güveniyorum. Onlardan ümitliyim. Arap kamuoyundaki tavır olumlu, onları daha büyük bir meydan okumaya çağırıyorum. Sanki savaş kendilerine yapılıyormuş gibi tepki göstermelerini istiyorum. Her Müslüman düşmana karşı direnmeli. Ta ki, tüm düşmanlar İslam topraklarından gidene kadar'' diye konuştu.
Ramazan, askeri operasyonun mükemmel bir şekilde gittiğini ve Irak için rahatlatıcı bir durumun sözkonusu olduğunu ifade etti.
ABD ve İngiliz yönetiminin bazı Arap ülkelerin istihbarat bilgilerine ve muhalefet olarak adlandırdıkları kişilere dayandırdıkları strateji ve planlarında Irak'ı bölünmüş bir ülke varsayarak, 3 gün içinde her şeyin biteceğini sandıklarını belirten Ramazan, ''Şimdi başlarının dertte olduğunu görüyoruz. Basının gerçekleri aktarmasını engellemeye çalışıyorlar. Bağdat'a doğru ilerlediklerini söylüyorlar. Irak içerisinde 160 kilometre ilerlediklerini açıklıyorlar. Ben onlara diyorum ki, yürüdükleri yönde, 300 kilometre devam etsinler. Askerlerden ve tanklardan ne varsa yığsınlar. Onlara yeterince vakit de vereceğiz. Ancak, herhangi bir Irak köyü veya kasabasında temas olursa Umr Kasr'daki durumla karşılaşacaklardır. Birkaç saat sonra ABD'li esirleri Irak televizyonlarında seyredebileceksiniz. Yakılmış tank ve zırhlı araçları da göreceksiniz'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:38