Asayiş
  • 29.8.2006 08:25

TALİHSİZ KADIN 7 CESETLE 7 SAAT GEÇİRDİ

Adana-Ankara yolunun 47. kilometresi, gece 23.00. İki çocuk annesi Necmiye Yıldırım, kocası iki çocuğu annesi, babası, kız kardeşi ve yeğeni ile Balçıkhisar’daki düğünden neşeyle evlerine dönüyorlar.

Birdenbire bir mezar kadar sessiz ve karanlık bir çukur onları yutuyor. Yıldırım, zifiri karanlıkta gözlerini açar açmaz, çocuklarına eşine sesleniyor ama cevap yok. Kaburgaları beli ve çenesi kırılan genç anne 6 metre derinğindeke çukurda 7 cesetle 7 saat geçirdikten sonra zorlukla tırmanarak karayoluna çıkıyor. Kanlar içindeki kadını ve çukurdaki cesetleri bulan polisler şoke oluyor. Gazi Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Yıldırım, gözlerini açar açmaz, işaretlerle yakınlarına, "Çocuklarım nasıl" diye sordu. Yakınları, ailesinin, eşi Mehmet Yıldırım’ın çalıştığı Başkent Hastanesi’nde tedavi gördüklerini ve durumlarının iyi olduğunu söylediler. Ancak Yıldırım, hepsinin öldüğünü biliyordu. Yakınlarının yüzüne bakamadığı genç anne sesizce ağlıyordu.

Gazi Hastanesi Acil Servisler Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Ahmet Demircan, şu bilgiyi verdi: "Necmiye Yıldırım’ın beyin içinde kanaması var. Her iki akciğerinde kanamalı zedelenme bulunuyor, alt çene kemiği kırık. Kaburgasında da kırık ve zedelenmeler var. Şu an bilinci açık, solunum cihazına bağlı değil, kendi nefes alabiliyor, ama hayati tehlikesi devam ediyor. Hastanın yoğun bakımda tutulması gerekiyor. Ancak, yoğun bakım yatakları dolu olduğu için, yer araştırıyoruz."

Ankara-Adana Karayolu’nda üç ailenin yok olduğu kazada fatura, iki çocuğuyla birlikte hayatını kaybeden sürücü Mehmet Yıldırım’a kesildi.

Yıldırım, gece karanlığında ışıklı işaret olmayan yolda, çukuru açan firmanın gündüz kullanmak için açık bıraktığı emniyet şeridine girmiş ve aracıyla çukura düşerek hayatını kaybetmişti.

İHMALİMİZ YOK

Ankara-Adana karayolunun 47’nci kilometresinde, 3’ü çocuk, 7 kişiye mezar olan 6 metre derinliğindeki çukuru kazdıran Karayolları Genel Müdürlüğü, dün yaptığı açıklamada "İhmalimiz yok" dedi.

SÜRÜCÜ KUSURLU

Kaza ile ilgili raporu tutan Ankara Emniyeti Bölge Trafik Şubesi’ne bağlı ekipler ise kaza tesbit tutanağında, aracı kullanan sürücü Mehmet Yıldırım’ın 8 de 8 kusurlu olduğunu açıkladı.

FİRMA NE DİYOR

Yüklenici firma ise koydukları işaretlerin eksiksiz olduğunu belirtti. Bu işaretlere itibar etmeyen sürücü Mehmet Yıldırım, "Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen hususlara uymamak" kodunu ihlal etmişti.

ÖLÜLER KONUŞAMIYOR

Ancak 06 D 7894 plakalı otomobilde yaşamını yitiren 34 yaşındaki Mehmet Yıldırım bunlara yanıt veremiyor. 11 yaşındaki Melih, 4 yaşındaki Hatice, 57 yaşındaki baba Orhan Altıntaş, 56 yaşındaki eşi Bedriye Altındaş, 35 yaşındaki Suzan Durmaz ve kızı 5 yaşındaki Gökmen’den de tek sözcük yok. Ağır yaralı anne Necmiye Yıldırım da çenesi kırık olduğu için hiç bir şey söyleyemiyor.

Bu sorular cevap bekliyor

Neden kazılan yol işaretlerle kapatılırken, kazaya neden olan çukuru kazan firmanın kamyonlarının kullanması için açık tutulan emniyet yolu kapatılmadı?

Neden Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü "Yola ışıklı ve reflektörlü uyarı levhaları konuldu" derken tutanakta ışıklı işaretten bahsedilmiyor?

Neden 6 metre derinliğinde ve 8 metre genişliğinde bir çukurla yol kesilmişken burada engelleyici bariyerler yok?

Neden gece yolda herhangi bir aydınlatma olmadığı halde çukurun çevresinde uyarıcı hiçbir işaret yer almıyor?

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 03:50

İLGİLİ HABERLER