TÜRK CAFERİLER HÜKÜMETTEN BAKIN NELER İSTEDİ!..
ADNAN SULAR
İSTANBUL (İHA) - Türkiye Caferileri, inanç bağlamında sorun ve sıkıntılarına yönelik kendi aralarında yürüttükleri müzakerelerin sonuçlandığını belirterek, hükümetten taleplerini sıraladı. Taleplerinin başında, eğitim konusuna değinen Caferiler, eşitlik ilkesi gereği din dersi kitaplarında Caferilikle ilgili bilgilerin de yer alması gerektiğini belirtirken, kamuya ait, başta TRT olmak üzere her türlü kitle iletişim araçlarıyla yapılan dînî içerikli, yayın ve yayımlarda Anayasanın 10. Maddesinde
belirtilen eşitlik ilkesi doğrultusunda Caferîlere de kendi inançlarını tanıtım imkanının verilmesi ve ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Fındıkzade'de bulunan Ramada Otel'de, "Caferilerin hükümetten talepleri" başlığı altında basın toplantısı düzenlendi. Son zamanlarda hükümetin gündeme aldığı demokratik açılımların bir gereği olarak, Türkiye'de yaşayan Caferi (İmamiyye-İsnaaşeri) toplumunu temsil eden, din ve kanaat önderlerinin katılımıyla, Grand Anka Hoteli'nde düzenlenen çalıştay toplantısında alınan kararların bir bildirge şeklinde hazırlandığı ifade edilirken, bildirgeyi Türkiye Caferileri Lideri Selahaddin Özgündüz okudu. Özgündüz,
çalıştay toplantısında, toplumun şimdiye kadar esirgenen, inanç ve kültürel hakları masaya yatırılmış ve karara bağlanan, bu alandaki taleplerinin ana başlıklarıyla sıralandığını söyledi.
Bildirgede öncelikle eğitim konusunda dikkat çeken Selahaddin Özgündüz, eşitlik ilkesi gereği din dersi kitaplarında Caferilikle ilgili bilgilerin de yer alması gerektiğini söyledi. Özgündüz, Caferi mezhebi mensupları tarafından hazırlanacak metnin, okutulan ders kitaplarına alınıp objektif bir biçimde öğretilmesi ve bunun anayasal güvence altına alınması gerektiğini ifade ederek, "Yurt içinde üniversite dahil olmak üzere dinî eğitim yapabilme, din görevlisi ve eğitimcisi yetiştirebilme fırsat ve
imkanının verilmesi" maddesine dikkat çekti.
Türkiye Caferileri Lideri Selahaddin Özgündüz, kamuya ait, başta TRT olmak üzere her türlü kitle iletişim araçlarıyla yapılan dînî içerikli, yayın ve yayımlarda Anayasanın 10. Maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi doğrultusunda Caferîlere de kendi inançlarını tanıtım imkanının verilmesi ve ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğini söyledi. Caferîler tarafından kurulmuş ve kurulacak olan cami, mescit, Kur'an kursu ve benzeri müesseselerin yönetim ve mülkiyet haklarına dokunulmaması
gerektiğini de belirten Özgündüz, bildiriyi şu şekilde sıraladı:
"Genel bütçeden din hizmetleri için ayrılan paydan eşitlik ilkesi gereğince adil bir şekilde Caferilerin de yararlandırılması. Caferi din alimlerinin yurt içi ve yurt dışı görevlerinde Caferiler tarafından kurulan, özel bir kanuna dayanan ve kamu yararına çalışan özel hukuk tüzel kişiliğine sahip kurumun muhatap alınması esasına dayanarak gerekli imkan, destek ve kolaylıkların devlet tarafından sağlanması. Caferilerle ilgili burada belirtilen taleplerle birlikte her türlü sorun ve konularda bu kesimin,
din alimlerinin kahır çoğunluğu tarafından oluşturulacak, özel bir kanuna dayanan ve kamu yararına çalışan özel hukuk tüzel kişiliğine sahip kurumun muhatap alınması .Bu altı maddeden oluşan bu taleplerin insaf, adalet, hukuk ve eşitlik esaslarına uygun, meşru ve makul talepler olduğunda çalıştaya katılan Caferi toplumunun kahır çoğunluğunu temsil eden dinî ve siyasî önderler fikir birliği içindedirler. Ayrıca, Caferi alimleri, Diyanet İşleri Başkanlığının mevcut yapı, mevzuat ve icraatını göz önüne alarak
bu kurumda görev almanın kesinlikle Caferi fıkhına uygun olmadığı görüşündedirler. Dolayısıyla bu şartlarda Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında bir yapılanmayı Caferi Alimler asla düşünmemektedir."