ÜNİVERSİTE REKTÖRLERİNDEN ERDOĞAN'A CEVAP YAĞIYOR...
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörlüğü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, üniversite rektörlerine yönelik sözlerinin ''üzüntü verici'' olduğunu bildirdi.
Rektörlük'ten yapılan yazılı açıklamada, ''Sayın Başbakan'ın üniversite rektörlerine yönelik sözleri üzüntü vericidir. Bu konuşma üslubu ile bir yere varılamayacağı, siyasal erkin gücünü kullanarak tehdit, baskı, dayatma, soruşturma, denetleme kıskaçlarıyla üniversiteleri ürkütüp, yıldırmanın mümkün olamayacağı açıktır'' denildi.
''Üniversitelerin siyaset üstü kurumlar olduğu, demokrasinin kuralları içinde toplumu aydınlatma görevlerini sürdürmelerinin yasanın onlara verdiği görevlerinin gereği olduğu'' belirtilen açıklamada, ''Ancak siyaset üstü kurum olmak, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren, laik cumhuriyete yönelik girişimlerde suskun kalmak anlamına gelmez. Üniversite özerkliğinin anlamı da budur'' ifadesine yer verildi.
''Cumhuriyet üniversitelerinin yöneticilerinin, her dönemde Atatürk ilke ve devrimlerine karşı olan duyarlılıklarını belirttikleri, her koşulda iktidara yol gösteren, ışık tutan düşüncelerini ve toplumsal konulardaki uyarılarını Türk ulusu ile paylaşmayı görev bildikleri'' kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:
''Cumhuriyet üniversitelerinin rektörleri, kişisel çıkarlarına Sayın Başbakan'ın yakışıksız ifadesi ile 'çomak sokulduğu' için değil, ulusal çıkarlarımız tehdit altına sokulduğu için, Türk ulusunu gerçekler doğrultusunda bilgilendirme işlevlerini onurla yerine getirmektedirler.'' Açıklamada, 8.5 milyar dolarlık ABD kredisi konusunda da eleştiride bulunuldu.
ZONGULDAK KARAELMAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ BEKTAŞ AÇIKGÖZ
Karabük ve Safranbolu'daki fakülteleri denetleyen Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Bektaş Açıkgöz, üniversitelerin siyasetin etkisi altına girmesi ile öğretim elemanlarının ve öğrencilerin siyasi partilere üye olmalarının birbirinden tamamen ayrı konular olduğunu söyledi.
ZKÜ Rektörü Bektaş Açıkgöz, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) yaptığı açıklamada, YÖK Yasa Tasarısı hakkındaki görüşleri ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamalara cevap verdi. Üniversitelerarası Kurul'un Ankara'da yaptığı son toplantıda, tüm öğretim elamanlarından, dünyada üniversite sistemleri, Türkiye'de yüksek öğretimin durumu, nasıl bir üniversite öngörüyorsunuz, gibi soruları içeren görüşlerin alındığını belirten Açıkgöz, ''Üniversitelerarası Kurulca görevlendirilen bir komisyonun bu cevapları toplayarak bir taslak hazırlaması, ayrıca yüksek öğretimle ilgili tüm taraflar, örneğin; Cumhurbaşkanı, Başbakan, TÜSİAD, Milli Eğitim, Genelkurmay, kamu kurum ve kuruluşlarla geniş bir diyalog içinde olunması gerektiği kararlaştırılmıştır. Bu konuda tüm öğretim elamanlarından bu konuda birer açıklama istemiştir. Bu cevaplar sonrasında ele alınacak karar ile değerlendirme Aralık ayı başında yeniden yapılacaktır'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, üniversitelerde 1995 yılında çıkan anayasa ile zaten siyasi partilerde görev almasının imkan tanındığı sözleri üzerine ise Rektör Bektaş Açıkgöz, şu açıklamalara bulundu:
''Sayın Cumhurbaşkanı'nın son açıklamalarında 'Üniversiteler herhangi bir kurumun ve çevrenin değil, devletin organlarıdır, siyasallaştırılamaz. Üniversite dünyasını karşısına almak kimseye yarar sağlamaz' demiştir. Sayın Başbakan'ın buna karşı yaptığı açıklamada da, 'Üniversite öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin siyasi partilere üye olabileceğini' belirtmiştir. Üniversite üst yönetimlerinde yer alan insanların yani bizlerin siyasi partilere üye olmaları yasaktır. Üniversitelerin siyasetin etkisi altına girmesi ile öğretim elamanlarının ve öğrencilerinin siyasi partilere üye olmaları birbirinden tamamen ayrı konulardır.''
HÜKÜMET ÜNİVERSİTELERDEKİ HUZUR ORTAMINI YOK ETTİ
Marmara Üniversitesi (MÜ) Rektörü Prof. Dr. Tunç Erem, ''20 yıldır ilk defa bir hükümetin üniversitelerdeki huzur ortamını yok ettiğini'' ileri sürdü.
Prof. Dr. Erem, yaptığı yazılı açıklamada, ''Atatürk ilkelerinin bekçiliğinin 'edepsizlik' olarak nitelendirilmesinin üzücü ve esef verici'' olduğunu kaydederek, şu görüşleri savundu:
''20 yıldır ilk defa bir hükümet üniversitelerdeki huzur ortamını yok etmiştir. Bu böyle devam ederse bilim sokağa dökülecek ve çok daha vahim olaylar patlak verecek. Asıl çomak rektörlere değil, üniversitelere ve ülkenin geleceğine sokulmaktadır. Rektörler olarak, kendimizi değil, eğitim kurumlarımızı ve ülkemizin geleceğini düşünüyoruz. Rektörlük makamı gelip geçicidir, ama Atatürk'ün cumhuriyetimizi emanet ettiği gençlerimizi yetiştiren üniversiteler kalıcıdır.
Sayın Başbakan'ın rektörlerin şahıslarını hedef alarak yapmış olduğu bu hakaret dolu konuşma, bu nedenle esef vericidir.'' Prof. Dr. Tunç Erem, ''önceki hükümetlerin YÖK Yasası'nda yaptığı değişikliklerin sistem içinde ufak tefek revizyonlar olduğunu, hiçbir hükümetin de şimdiki gibi sisteme yönelik radikal bir girişimde bulunmadığını'' sözlerine ekledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:44