Medya
  • 13.3.2004 11:03

YENİ ŞAFAK YAZARINDAN ERDOĞAN'A KASIMPAŞALILIK ELEŞTİRİSİ...

AHMET TAŞGETİREN/ YENİ ŞAFAK Tayyip Bey bu değil Tayyip Erdoğan' ın nefes alma ve düşünme zamanı. ''Karizma'' denen şeyi ona, fukara sofralarına diz kırıp oturması ve dualarla uğurlanması kazandırdı. Oralardan geliyor Tayyip Bey. Bir yükseliş varsa, basamaklarında hep fukara duası olmalıdır. Ben azarlamaları yadırgıyorum. Bilmem, imaj -maker'lar (öyle deniyor ya) belki de, meydanlarda kimilerini azarlamanın yiğit adam profilini beslediğini söylemişlerdir ona. Ama ben, o öfkeli tonlamaları duyduğumda, içimde bir şeylerin ezildiğini hissediyorum. Aynı hissi sokakta bir çocuğun annesi tarafından dövüldüğünde ve çocuğun yüzünü elleriyle kapatıp içini çekmesinde de, bir ev hanımının eşinden azar işitip tepkisini yutmasında da yaşarım. Kız çocuklarımız üniversite kapılarından öyle kudret gösterileri sonucu yıkık yüreklerle dönmüyorlar mıydı? Kudretin, kudretsiz karşısında kendini ispat haykırışına girmesi, sadece ona maruz kalanı ezmiyor yani, üçüncü, dördüncü kişilerin ruhunda da isyanlar oluşturuyor. Biz, özellikle son iki asırdır çok dövülen bir milletiz. Gelen giden vuruyor. O yüzden de yüreğimiz bir gül atılmasına bile, taştan kinaye olabilir diye duyarlıdır. Acaba, diyorum, Tayyip Bey, mesela Iğdır'da meydanda ''İşsizim'' diye pankart açan gencin, dün gecekondusunda iftar yaptığı ailenin çocuğu olabileceğini aklına getirir mi? Dün sofrasına sevinç -umut taşıdığınız insanların bugün yüreklerini ezmiş olamaz mısınız? Öyledir, demiyorum, ama neden olmasın ki? Bu ülkede hane başına düşen işsiz sayısı birden az mı? ''İndir pankartı, provokasyon yapma, üniversite okumak iş garantisi vermiyor'' demek, Türkiye'de genç, üniversite mezunu işsizlik sorununda başbakan olarak doğru, sağlıklı bir yer tutmak mıdır? ''Geçici işçilikten kurtulmak isteyen'' bir başkasını, ''devamlı işçi olup yan gelip yatacak mısın?'' diyerek pusturmak, yürekleri kavuran işsizlik sorununu ''fukara babası Tayyip Bey'' gibi algılamak demek midir? Nefes alma ve düşünme zamanı... Neden bu halet-i ruhiye yaşanıyor? Bence bunun en masum gerekçesi, -gene de onaylamıyorum ama- yorgunluk olabilir, eh, Kasımpaşa refleksi olabilir. Ama ya ulaşıldığı düşünülen ''kudret'' ise bunları söyleten? Ben ondan endişe ederim. Bence Tayyip Bey'in kişilik dokusunda, kudretin vereceği sapmaları telafi edecek unsurlar vardır. ''Mağrur olma!'' diye başlayan çağrı, sanırım bir kalb atışı gibi yakınındadır. Ama öyle zaman olur ki, kalb atışınızı bile hissedemez hale gelirsiniz. Rüzgar, rüzgar, rüzgar! Herkes rüzgardan bahsediyor. ''Rüzgar arkanızda ve alıp gidiyorsunuz! Sizi kim tutabilir?'' Eğer böyle bir his rüzgarı etkilemeye başlamışsa, ''mağrur olma'' çağrıları bile insana yabancılaşabilir. Tayyip Bey, dağ taş dolaşıyor. Bütün bu dolaşmalar, bir gönülle daha buluşmak içindir. O zaman gönüllerde burukluk oluşturmak niye? İnsanlar tabii ki pankart açacak, tabii ki sesini duyurmaya çalışacak. Nefes alıp düşünseydi Tayyip bey, belki de ''Konuş kardeşim, seslen, pankartını aç, çünkü seni dinlemeye geldik, seni anlıyoruz ve senin acılarını dindirmek için çırpınıyoruz'' diyecekti o genç adama veya işsizlik korkusu yaşayan geçici işçiye... Bir süre sonra, tüm güçlülerin sevdiği, ama mağdurların seslerini duyuramadıklarını düşündüğü bir politik sima olmak... Nefes alıp, bunu düşünmek... Tayyip bey, bu ihtimali göze alır mıydı? Bence bütün AKP teşkilatlarından ''Türkiye'yi toptan alıyoruz'' şeklinde bir mesaj yağmuru olsa bile, Tayyip Bey'in dilinden ''Şükran borçluyuz! Varımız yoğumuz sizsiniz''den başka bir söz çıkmamalıdır. Fukara sofralarından tırmanarak çıkan kişiden bu beklenir. Bu memlekette bir tek işsiz kalmayıncaya kadar, bu memlekette yüreği ezik bir tek insan kalmayıncaya kadar Tayyip Erdoğan kendisini güçlü hissedemez. Yani misyonu fukara sofralarına sevinç taşımaksa onun... Türkiye ilginç bir ülkedir, iktidarı, büyük kısmı mahrumiyetler yaşayan halk verir insana, ama iktidarda kalmak için iç - dış güç odaklarıyla iyi geçinmek gerekir. Halktan oy alanlar, zamanla güç odaklarından onay alma psikolojisi içine sürüklenirler. Tayyip Erdoğan, halkın kendisine, bu kısır döngüyü kıracak kişi ümidi ile baktığını mutlaka biliyordur. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:48

İLGİLİ HABERLER