Zekeriya Öz de Fethullah Gülen'i tanıyamadı
Paralel savcı denilince akla gelen ilk isim olan, çetenin yargı, emniyet ve medya ayağı ile yediği içtiği ayrı gitmeyen Zekeriya Öz, BBC'ye verdiği röportajda paralel örgüte mensup olmadığını iddia etti.
Paralel savcı denilince akla gelen ilk isim olan, çetenin yargı, emniyet ve medya ayağı ile yediği içtiği ayrı gitmeyen Zekeriya Öz, BBC'ye verdiği sözde röportajda paralel örgüte mensup olmadığını iddia etti. İngiliz kanalı BBC'ye röportaj veren Paralel savcı Zekeriya Öz, güldürecek bir açıklama yaparak cemaate mensup olmadığını öne sürdü.
BBC'NİN ÇANAK SORULARI KARŞISINDA RAHATTI
Gülen hareketinin yönlendirdiği bütün davalarda Savcı olarak görev alan Zekeriya Öz bu durumu "UYAP'tan bana geldi, hepsi rastlantı" şeklinde açıklamaya çalıştı. Bugüne kadar yapılan hukuksuzlukların tamamını İngiliz kanalı BBC'de reddeden Zekeriya Öz, muhabirin çanak soruları karşısında rahat ve hazırlıklı göründü.
Zekeriya Bey siz Gülen Cemaati'nin yani Hizmet Hareketi'nin bir mensubu musunuz?
Yok, ben hiç bir siyasal, hiç bir sosyal görüşün mensubu değilim. Tek bir kulübün üyesiyim, tuttuğum takımın üyesiyim. Onun dışında hiçbir kişi, kurum, cemaat, tarikat, parti ile alakam yok. Hem resmi hem gayri resmi alakam yoktur, olmadı da. Ama şu var, hepimiz insanız, hepimizin çevresinde her görüşten insanlar olabilir, arkadaşlarımız olabilir, sevdiğimiz insanlar olabilir. Benim etrafımda her gruptan insanlar var.
Siz çalışma hayatınız boyunca, Gülen Cemaati'nin, iddia edildiği gibi yargı içindeki bir örgütlenmesiyle karşılaştınız mı?
Böyle bir iddia yıllardır dile getiriliyor. Geçmiş dönemlerde de orduda, emniyette bu tür yapılanmaların olduğu dile getirildi. Yani bu ilk defa duyduğumuz bir şey değil. Biz mesleğimizin başından beri hep bu tür şeyler söyleniyor.
Şimdi şöyle bakmak lazım, şu dönem itibariyle bakıldığında Ak Partili veya ona yakın insanların avukatlıktan alınıp bizzat hakim, savcılığa atandıkları, bundan önceki dönemdeki iktidar partilerinde herkesin böyle olduğu, bunun dışında Türkiye'de bir çok dini görüşe mensup insanların radikal, ılıman insanların devletin içine girip, devlette görev aldıkları... Bu herkesin anayasal bir hakkı olduğu için hangi görüşten olursa olsun insanlar devlette görev alabilir, kamuda görev alabilir, memuriyet alabilir. Benim şahsi kanaatim, herkes devlette bir memuriyet edinebilir.
Geçmiş dönemde de bazı siyasal iktidarlar, aldıkları hakim, savcılarla ilgili açıklamalar yaptı. Devlette insan almanın yetkileri siyasal iktidarlarda oluyor dönem dönem. Alınacak kişilerle ilgili çeşitli kriterler var. Bu olabilir.
Ben böyle bir yapılanmanın olduğuna kani değilim. Böyle bir örgüt varsa, ortalama 30 yıldır bu iddialarla ilgili hiçbir ciddi soruşturma yok. Bir tane açılmış dava var ve bu dava da sonucunda beraat ettiği söyleniyor. Ben içeriğini çok bilmiyorum.
Bir yıldır polislerle ilgili paralel, paralel, paralel iddiaları var. O polislerin çoğuyla beraber çalıştık. Bu polisler yıllarca İstanbul'da namusuyla, şerefiyle vazife yapmış insanlar, çoğunu yakından tanıyorum. Hatta kimisinin evi dahi yok. Organize şubede çalışmış, yıllarca bütün mafya örgütleriyle mücadele etmiş, bütün mafyayı bitirmiş ama adamın evlenecek parası yok. Şimdi bu insanlara paralelci, şucu, bucu diyorlar. Ancak bu insanlarla ilgili bugüne kadar gözaltına alınıp tutuklananlara bu konu ile ilgili hiç bir soru sorulmuyor.
Paralel, paralel... Paralel ne demek? Paralel diye bir suç yok.
Binlerce terör örgütü militanı cezaevlerinden tahliye ediliyor, Ergenekon'da müebbet hapis cezası almış insanlar çıkıyor diyor ki "Hükümet bizim çizgimize geldi." Bu hükümeti devirmeye yönelik eylem ve fiillerden dolayı suçlanmış insanlar çıkıyor, televizyonlarda "HSYK'da hakimiyeti biz sağladık, HSYK bizim elimize geçti." gibi şeyler söylüyor.
17 ve 25 Aralık soruşturmalarından ilk ne zaman ve nasıl haberdar oldunuz?
Biz, bize gelen dosyaları savcılara havale ederiz. Savcı soruşturmasını yapar sonuçta bize geri döner. Ben bu dosyadan daha önceden haberdar olmuştum. İçeriğinden haberdar oldum, kişilerinden değil. 17 Aralık'ta iki tane soruşturma var. Birisi bir belediye başkanlığı ve anıtlar kuruluyla ilgili, diğeri de Rıza Zarraf'la ilgili dosya.
Rıza Zarraf ile ilgili dosya bana geldiğinde, tam hatırlamıyorum ama 8 ay veya 1 sene önce gelmiş olabilir, bir ihbar şeklinde gelmişti. O zaman havale ettik bir savcıya gitti. Aynı konuda MASAK'tan da bir yazı geldiğini polisler bize iletmişti.
Ondan sonraki sürece biz çok bakmadık. Arada iki üç tane savcı değişmiş, dosyanın savcısı tayin olmuş başka bir savcı gelmiş. Operasyon yapılacağı zaman arkadaşlar bize geldi. Dosyanın hazır olduğu, operasyon aşamasına geçildiğini söyledi. Biz de yapabilirsiniz şeklinde... Yapabilirsiniz deme yetkimiz zaten yok "Bilgimiz oldu sağ olun, teşekkürler" dedik. Daha sonra da bu soruşturmayla ilgili arama kararları alınmış oldu.
O kararlarla birlikte dosyayla ilgili bana 10-15 sayfalık bir bilgi notu gelmişti. Bilgi notunu ben okudum. Mesai de bitmişti. Sabah erken saatte baş savcımızın odasına gidip konuyla ilgili böyle bir operasyon olduğunu, başladığını (söyledim). Normalde kanunen zorunlu değiliz. Ama kamuoyunu ilgilendirebileceği için başsavcımıza takdim ettik, kendilerini bilgilendirdiBOLU'DA DÜZ SAVCI OLARAK GÖREV YAPIYOR
Tüm bu davaların yanı sıra, 17-25 Aralık'taki soruşturmaların gözetiminden sorumlu olan Savcı Zekeriya Öz, Türkiye'de 'Cemaatin savcısı' denince akla gelen ilk isim..
Zekeriya Öz 17 - 25 Aralık soruşturmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili görevinden alınmış ve Bolu'ya düz savcı olarak atanmıştı. Son HSYK düzenlemesinin ardından da görevinden ihraç edilmişti.
Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 22:06