Gündem
  • 5.5.2004 15:20

AĞAR'DAN İMAM HATİPLİLERE DESTEK...

Ağar, partisinin Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısında alınan kararları, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında anlattı. ABD ve İngiliz işgal kuvvetlerine mensup asker ve sivil kişilerin Irak'lı sivillere yaptıkları insanlık dışı işkence ve eziyetin görüntülerinden derin yara aldıklarını kaydeden Ağar, Irak'lı erkek ve kadınlara reva görülenlerin insanlık ayıbı olduğunu söyledi. Ağar, inkarı mümkün olmayan, görüntülenmiş fiillerin, Taliban yönetiminin heykelleri bombalaması veya Nazilerin masum insanlara yaptıkları gibi insanlık dışı eylemler olduğunu vurgulayarak, ''Belki bir anda ölmekten de beter bu neviden bir muamele ve işkenceye maruz kalanların, geri kalan yaşantılarında onları terk etmeyecek olan ruh hali her gün öldürülmekle eşdeğerdir'' diye konuştu. Olayların faillerini insanlık ve savaş suçu işlemeye sevk eden ve bunlara göz yumanların, kendi tarihleriyle kıyaslanmayacak kadar üstün bir kültür ve medeniyete sahip olanlara karşı aşağılık kompleksi ile hareket ettiklerini söyleyen Ağar, faillerin Miloşeviç gibi uluslararası mahkemelerde yargılanmaları gerektiğini kaydetti. Ağar, Hükümet'i, bu olaylar karşısında duyarsız olmakla suçladı. İMAM-HATİPLER Bütün sorunlara temel bakış açılarının, eşitlikçi, özgürlükçü ve halkın taleplerini önde tutan demokratik bir çizgi olduğunu anlatan Ağar, ''Meslek liseleri ve onun içinde İmam-Hatip okullarına yönelik eşitsiz bir tavra karşı düzeltmeyi biz destekleriz'' diye konuştu. Meseleyi siyasi istismara katmadan, bu okul mensuplarını ''arka bahçe'' lafını kullanarak rencide etmeksizin istikrarlı bir tavır ortaya koyduklarını anlatan Ağar, şöyle konuştu: ''Türkiye, özgürlükler alanında alabildiğine geniş bir çerçevede yürürken, yasaklarla bir yere varılamayacağının farkında olan bir siyasi heyetiz. Ancak burada mesele, bir adaletsizliğin ve eşitsizliğin giderilmesidir. Halkın, çocuklarının istikbali için gönderdikleri okullarda önlerinin kapanmasının eşitlikçi olmayan bir çizgi olduğunu görüyoruz. Biz DYP olarak İmam-Hatiplerle ilgili siyaset kaynaklı ayrımcılığı şiddetle reddederiz. Onlar Cumhuriyet'in okullarıdır. O okulların müfredatı, devletin her kesimi tarafından kontrol altında tutulmaktadır ve denetlenmektedir. DYP olarak gerginliklerin dışarıda bırakılıp ülkenin gerçek gündemine dönülmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz.'' Ağar, Türkiye'nin en önemli sorunu olan işsizliğin İmam-Hatip liseleri kadar tartışılmamasını da eleştirerek, ''bu, siyasetin içinde bulunduğu durumu göstermek bakımından ibret vericidir'' dedi. SORULAR Ağar, bir gazetecinin ''Miloseviç'in yargılandığı mahkemede kimlerin yargılanmasını istiyorsunuz? Bush olabilir mi?'' şeklindeki sorusunu şöyle yanıtladı: ''Bu yargı sürecini gerektiren bir iştir. Nasıl insanlığa karşı işlenmiş suçlar uluslararası mahkemelerde yargılanmışsa, burada ortaya çıkan suçun faillerinin de aynı biçimde uluslararası mahkemelerde yargılanma mecburiyeti vardır. Örnek olarak ortaya koydum. Bosna'da da insanlık benzer örneklerle karşılaşmıştır.'' ''Bush mu yoksa suça katılanlar mı yargılanmalı?'' şeklindeki soru üzerine de Ağar, ''Suçun şahsiliği prensibi vardır biliyorsunuz. Kimlerin suçlu olduğu ve talimatla olup olmadığı soruşturma ile ortaya çıkacaktır'' dedi. Ağar, bir gazetecinin, ''1980'den sonra sizin de görev yaptığınız İstanbul'da işkence şikayetleri olmuştu'' şeklindeki sözleri üzerine şöyle konuştu: ''Hepsi mahkemeye gitmişti bunların. Türkiye bir hukuk devleti olmuştur biliyorsunuz. Bütün şikayetler mahkemeye gitmiştir ve hepsi yargılanmıştır bunların. Günümüzde hukukun üstünlüğü evrensel bir ilke haline gelmiştir. Bu tür hiçbir eylem karşılıksız kalamaz...'' Bir başka soru üzerine de Ağar, ABD Başkanı ve İngiltere Başbakanı'nın olayların üzerine gidip açığa çıkarma sorumluluğu bulunduğunu belirterek, ''Yoksa ABD Başkanı'nın (böyle davranın) diye bir talimat vereceği insanın aklından geçmez'' diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER