Gündem
  • 29.6.2008 09:59

BAYKAL SOSYALİSTLERE RESTİ ÇEKTİ!

CHP’yle ilgili olarak iki konu gündemde. Sosyalist Enternasyonal’le ilişkiler ve Anayasa Mahkemesi’nin CHP hesaplarıyla ilgili incelemesi...
CHP lideri Deniz Baykal’la dün bu iki konuyu konuştum.
Önce Sosyalist Enternasyonal’le başlayalım.
Baykal’ın Sosyalist Enternasyonal toplantısına gidip gitmeyeceği merak konusu. CHP’nin Sosyalist Enternasyonal’den çıkarılması için bazı AKP’liler dahil bir kesim tarafından kampanya yürütülüyor. Örneğin, AKP Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, Sosyalist Enternasyonal’e “ihbar” gibi bir mektup yazarak, CHP’nin “faşist” olduğunu öne sürdü. Bu çaba AKP çevrelerince de destekleniyor.
Baykal’a önce bu girişimleri sordum. Yanıtı şu oldu:

‘Gerekirse ayrılırız’
“Eğer Sosyalist Enternasyonal’de bu tür girişimlere en küçük bir itibar gösterildiğini saptarsam, o zaman ilişkimizi gözden geçiririz. Hemen MYK’yı toplarım. Gerekirse, Sosyalist Enternasyonal’le yollarımızı ayırırız.”
“Sosyalist Enternasyonal’in bu tür ihbar nitelikli girişimlere itibar edeceğini düşünüyor musunuz?” diye sorduğumda da şu karşılığı verdi:
“CHP’nin demokratik, laik, modern Türkiye’ye sahip çıkmasından rahatsız olanlar var. Laik cumhuriyet yerine din esaslı bir Türkiye özlemi içinde olanlar var. Bu kesim Sosyalist Enternasyonal’e yurtdışındaki uzantıları aracılığıyla baskı yapmaya çalışıyor. Buna içeriden de katkı vermeye çalışan AKP’lileri görüyoruz. Onların sorunu, demokratik, laik cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimlerini CHP’nin korumasıdır. Onlar amaçladıkları din esaslı Türkiye için en büyük engel olarak CHP’yi görüyorlar. Eğer Sosyalist Enternasyonal, CHP’nin ne yapmaya çalıştığını görmüyorsa, anlamıyorsa, demokratik-laik cumhuriyetin kurucusu olan bu partinin sosyal demokratlığından, ilericiliğinden, Türkiye’nin modernleşme projesinin yaratıcısı, uygulayıcısı ve koruyucusu olduğundan, sosyal demokrat kimliğinden kuşku duyuyorlarsa, herkes yoluna diyebiliriz.”
Baykal, içeriden ve dışarıdan CHP’ye yüklenilmesinin temel nedeninin demokratik-laik Atatürk cumhuriyetini çökertmek olduğunu vurguladı ve şöyle devam etti:
“CHP’nin şamar oğlanı haline getirilmesine asla izin vermem. Biz ne olduğumuzu ve ne yaptığımızı biliyoruz. Türkiye’de laikliğin ciddi bir tehlike altında olduğunu görüyoruz. Bu konuda yoğun bir mücadele veriyoruz. Biz laikliğin, çağdaş Türkiye’yi, Türkiye’nin modernleşmesi projesini korumaya çalışıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran partiyiz. Kurucu parti olmanın sorumluluğu içinde davranıyoruz.”

‘Papandreu da üzgün’
Baykal, Sosyalist Enternasyonal Başkanı, PASOK lideri Papandreu’nun CHP’ye karşı yürütülen kampanya ve girişimlerden rahatsız olduğunu da belirtti. Papandreu’nun yönetim adına süre istediğini, bugün-yarın Sosyalist Enternasyonal yönetiminin bir eğilim ortaya koymasını beklediklerini ifade etti. Baykal, eğer Papandreu yönetimi, CHP hakkında aydınlatmayı başaramaz, etkili olamaz ve yönetimde CHP’ye yönelik karar tasarısı sunma veya başka bir girişim ortaya çıkarsa kesin tutum alacaklarını vurguladı. Baykal, bu eğilimi görmeye, saptamaya çalıştıklarını da ekledi.

‘CHP aklandı’
CHP lideri Baykal’la Anayasa Mahkemesi’nin CHP hesaplarında saptadığı usulsüzlükleri de konuştuk. Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin mali denetimiyle ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
“Önce şunu söyleyeyim, AKP hakkında kapatma davası açılınca, CHP hakkında da bir çamur atma kampanyası başlatıldı. Siyasi olarak bir şey bulamayanlar, mali olarak CHP’yi sanki kapatılacak bir partiymiş, hakkında dava açılacak bir partiymiş gibi göstermeye çalıştılar. Bunun için Kanaltürk ve Halk TV iddialarını ortaya attılar. Ancak bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı. Anayasa Mahkemesi’nin incelemesi CHP’yi akladı.”

‘Sav, Kılıç’ı aradı’
Baykal, CHP’nin geçirdiği denetim süreciyle ilgili olarak da şöyle konuştu:
“Siyasi partilerin mali denetimini Anayasa Mahkemesi yapar. Bu rutin bir işlemdir. Ama konu CHP olunca Anayasa Mahkemesi, Sayıştay’dan özel uzmanlar çağırdı ve inceleme yaptırdı. Anayasa Mahkemesi raportörleriyle birlikte, Sayıştay’dan çağrılan uzman denetçiler inceleme yaptılar. Kendilerine istedikleri her türlü bilgi ve belgeyi verdik. Ancak gördük ki, bir gün sonra bu özel bilgi ve belgeler Star ve Yeni Şafak gazetelerinde manşet olmuş. Bunun üzerine Genel Sekreter Önder Sav, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ı telefonla aradı ve durumu bildirdi.
Bu durumun bir güvensizlik yarattığını da söyledi. Kılıç, ilgileneceğini belirtti, ama aynı olay devam etti. Denetim elemanlarına verilen bilgi ve belgeler belli gazetelerde yine haber oldu. Bu da gösteriyor ki, yapılan denetim bile CHP’ye karşı bir kampanyaya dönüştürülebiliyor.”

 

‘Yolsuzluk tespit edilmedi’
Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı inceleme sonucunda CHP’de siyasi bir yolsuzluk, yolsuzluk sayılabilecek büyük çaplı mali açıklar bulunmadığının anlaşıldığını kaydetti. Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin saptadığı usulsüzlüklerle ilgili olarak şu örnekleri verdi:
“Anayasa Mahkemesi’nin usulsüz saydığı işlemlerde şu tür örnekler var:
1 -Parti çalışanları emekliye ayrılmış. Kıdem tazminatları ödenmiş. Sonra bir sözleşmeyle yeniden çalıştırılmışlar. CHP’ye hizmetleri devam etmiş. Sözleşmeye göre de yüzde 20 vergileri kesilerek çalışmışlar. Şimdi Anayasa Mahkemesi, emekli olan bu personelle iş akdi yapılamayacağını belirtiyor. Bunları usulsüz ödeme sayıyor.
2- Emekli edilen personele ihbar tazminatı ödenmiş. Bunu da usulsüz buluyor.
3- Milletvekillerinin parti göreviyle gittikleri yerlerden getirdikleri faturaların kendi adlarına olanlarını kabul etmiyor. Faturaların milletvekillerinin veya parti görevlilerinin adına değil, CHP adına kesilmesi gerektiğini belirtiyor.
4- Biz 1998’de kendi denetimimizle bir yolsuzluk yakalamış ve sorumluyu savcılığa verip olayı yargıya intikal ettirmiştik. Mahkeme, sorumluyu suçlu buldu ve söz konusu paranın bu kişiden tahsil edilmesine karar verdi. Biz de parayı tahsil edip parti hesabına geçirdik. Şimdi Anayasa Mahkemesi bu paranın tekrar tahsil edilmesini istiyor. Arkadaşlar inceliyorlar.
5- Saptanan bir tahrifat var. Bir görevli 15 euro yazan belgede, 15’in başına bir 5 daha koymuş ve 515 euro yapmış. Bunun gereği tabii yapılacak.
6- Daha önce il teşkilatlarımızda çalışmış bazı kişiler mahkemelere başvurarak çalıştıkları dönemde sigortalı olmadıklarını veya geç sigortalı yapıldıklarını öne sürmüş ve mahkeme haklı bulmuş. Biz de mahkeme kararıyla geriye doğru sigorta paralarını ödemişiz. Bu da usulsüz bulunuyor.
7- Ödemelerin gecikmesi nedeniyle ödenen faizler kabul edilmiyor. Yeni saymanımız Mustafa Özyürek döneminde değil de eski saymanımız Mahmut Yıldız döneminde bazı ödeme gecikmeleri, avans ödemeleri yapılmış. O işlemlere ilişkin bazı eksiklikler ve usul hataları söz konusu olabilir.
8- Partinin ödediği mahkeme masrafları kabul edilmiyor.
9- Tapusu CHP’ye ait olan eski binamızın demirbaş kayıtlarına da alınması gerektiği belirtiliyor. Bunlar tamamlanacak işlemler.
Baykal, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’nin denetimine ek olarak özel bir bağımsız denetim kurumuna da parti hesaplarını kalem kalem inceleteceklerini ve bunun sonucuna ilişkin olarak kamuoyuna şeffaflık içinde bilgi vereceklerini de belirtti.

İLGİLİ HABERLER