Gündem
  • 31.8.2008 17:48

BAYKAL'DAN 'DARBE' AÇIKLAMASI

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un, “laiklik ve cemaatlere" yönelik uyarılarıyla ilgili olarak kendisinin yaptığı değerlendirmelerin “Asker gelsin darbe yapsın" anlamını taşımadığını belirterek, “Genelkurmay Başkanı bir tehditle ilgili gelişmeleri dikkat çekmişse, o tehdidi besleyen unsurların artık besleyemez hale gelmesi lazım. Etkili ve doğru konuşmaların mutlaka olumlu sonuçlanması lazım. Eğer olumlu sonuçlanmazsa, hayal kırıklığı yaratır, hüsran ve sıkıntı olur" şeklinde değerlendirdi.

Baykal CHP Genel Merkezi’nde, Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesi düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Sözlerine yarın başlayacak Ramazan ayını kutlayarak başlayan Baykal, Meclis’in tatilde olduğunu hatırlatarak, siyasetin de yavaş yavaş hareketlendiğini söyledi.

-"DARBE DÖNEMLERİ KAPANDI"-

Bir gazetecinin, “Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un laiklik ve cemaatlere" yönelik uyarılarını hatırlatması üzerine Baykal, Orgeneral Başbuğ’un konuşmasında bölücülükten, terörden ve laikliğe tehdit oluşturan gelişmelerden şikayetçi olduğunu hatırlatarak, buna rağmen bu alanların tümünde kaygı verici gelişmelerin yaşanmaya devam ettiğini ifade etti.

Yapılan doğru değerlendirmelerin, samimi açıklamaların mutlaka etkili olması gerektiğine dikkat çeken Baykal, "Genelkurmay Başkanı bir tehditle ilgili gelişmeleri dikkat çekmişse, o tehdidi besleyen unsurların artık besleyemez hale gelmesi lazım. Etkili ve doğru konuşmaların mutlaka olumlu sonuçlanması lazım. Eğer olumlu sonuçlanmazsa, hayal kırıklığı yaratır, hüsran ve sıkıntı olur" dedi.

Baykal, kendisinin yaptığı açıklamanın, “Asker gelsin müdahale etsin, darbe yapsın" anlamını taşımadığını, Türkiye için darbe dönemlerinin kapandığını, askeri müdahalenin söz konusu olamayacağını kaydetti.

Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un, sözlerini memnuniyetle karşıladıklarını ancak bu sözlerin gerçekleri değiştirmeye yetmediğini belirten Baykal, "Benim sözlerimin muhattabı o konuşmayı yapan kişi değildir. Türkiye’de hayatı ve gelişmeleri değiştirebilecek olan, başta hükümet olmak üzere herkestir. Çok önemli devlet yetkilileri, çok doğru şeyler söylüyorsa, bunlar gelip geçiyorsa ve gelişmeler bunların tam tersi istikametteyse, bunun düşünülmesi lazım" diye konuştu.

-"AKP’NİN TERCİHLERİNE YARDIMCI OLACAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ YANLIŞ OLUR"-

Hükümetin Ulusal Program çerçevesinde gündeme getireceği Anayasa değişikliklerine CHP’nin destek verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine de Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin AKP’nin, laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğuna dair aldığı kararının neden olduğu bir krizin yaşandığını savundu. Bu krizden çıkış yolu olarak, hükümetin kendisini değiştirip, bu eylemlerinden vazgeçmesini gördüklerini dile getirdi. Baykal, Meclis gündemine gelecek bir anayasa değişikliğine destek vereceklerini açıklayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye atıfta bulunarak, bazılarının AKP’yi değiştirmek yerine Anayasa’yı değiştirmeyi, bazılarının ise Anayasa Mahkemesi’ni değiştirmeyi önerdiklerini kaydetti.

Baykal, Türkiye’nin temel istikametini değiştirecek bir Anayasa değişikliği ihtiyacında olmadıklarını belirterek, böyle bir değişikliğin ülkeye zarar vereceği görüşünde oldukları dile getirdi. Baykal, "Anayasa’yı ihlalden suçlu bulunan bir çoğunluğun Anayasa değişikliği yapması yanlış olacaktır. AKP’nin tercihlerine yardımcı olacak Anayasa değişikliği yapılması yanlış olur" dedi.

-"DİŞLİ HAKKINDA GEREKEN YAPILMALI"-

Baykal, “rüşvetö iddialarıyla gündeme gelen AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli hakkında savcıların ve partinin hala harekete geçmediğini belirterek, “Bir partinin genel başkan yardımcısı hakkında yolsuzluk yaptığı somut belgelerle ortaya konulmuşsa gereği yapılmalıdırö dedi.

Baykal, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde rüşvetin ilk kez bu kadar somut bir şekilde belgelendiğini belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın duyarsız kaldığının söyledi. Baykal şöyle devam etti:

"Bu ciddi bir krizdir. Bu belgeler karşısında savcılar niye harekete geçmedi. Başbakan ve AKP niye duyarsız kalıyor, Bu belgeler karşısında ne yapıldı? O zaman hukuk işlemiyor demektir.ö

-"AZERBAYCAN’A ZARAR VERECEK HER HAREKETTEN HÜKÜMETİN UZAK DURMASINI İSTERİM"-

Bir gazetecinin, "Cumhurbaşkanı Gül’ün Ermenistan’a yapmayı planladığı ziyaret kamuoyunda tartışılıyor. Sayın Başbakan ziyarete Dışişleri Bakanı’nın da katılacağını söylemişti. Siz de maçı izlemek için Ermenistan’a gidecek misiniz, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki bir soruya Baykal, bu durumun bir süreden beri hazırlanmakta olan yeni bir politikanın eseri olduğunu ileri sürdü. Baykal, "Topluma şimdi bu politikayı kabul ettirme aşamasına geldi. Şimdi bir maç vesilesiyle Türkiye, Ermenistan ile yeni bir ilişki düzeni içine girme maksadındadır. Bugüne kadar bizim Ermenistan’a karşı izlediğimiz politika niçin öyle şekillenmişti? Yani niçin Ermenistan ile ilişkilerimizde bizim belli bir dikkat, mesafe ve talep içerisinde durmamız zorunlu sayılmıştı?" dedi.

-ÜÇ NEDENİ VAR-

Ermenistan ile neden Azerbaycan’la kurulan ilişkinin kurulmadığını Baykal şu nedenlerle açıkladı; “ Neydi bunun gerekçeleri? Gördüğümüz üç temel gerekçe var. Bir; Ermenistan, Türkiye’nin daha ulusal sınırlarını tanımış değildir. Türkiye’nin toprak bütünlüğü Ermenistan tarafından kabul edilmiş değildir. İki; Türkiye’ye karşı soykırım iddiasını Ermenistan bütün olanaklarıyla desteklemektedir, takip etmektedir. Üç; Ermenistan, Azerbaycan topraklarını, Yukarı Karabağ’ı işgal etmiştir, bu işgal fiilen devam etmektedir. Bu ’işgal’ sözü, bizim değerlendirmemiz değildir. İlgili tüm uluslararası kuruluşlar, BM’den AGİT’e kadar tüm kuruluşların ortak nitelemesidir. Azerbaycan toprağı, Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Biz de bu tablo karşısında demekteyiz ki Ermenistan’a, ’Seninle komşuluk ilişkilerimizi

geliştirmek isteriz ama bir bekleyişimiz var; Türkiye’nin ulusal sınırlarını tanıdığını beyan edeceksin, soykırım iddiasından vazgeçeceksin, Yukarı Karabağ’daki işgaline son vereceksin, onu bir an önce ortadan kaldıracak müzakerelere gireceksin.’ Bu üç talebe de Ermenistan ’hayır’ demiştir ve demektedir."

-"BAKÜ’YE GİTMEYİ TERCİH EDERİM"-

Baykal, Cumhurbaşkanı Gül’e yönelik eleştirilerini sürdürerek, “Bu defa Türkiye’ye dostlarımız, müttefiklerimiz, büyük ülkeler, ’Sen büyüksün, aldırma; Sen Yukarı Karabağ işgalini görmemezlikten gel, soykırım iddialarını duymazlıktan gel, sen yürü cumhurbaşkanı düzeyinde -daha ortada dışişleri bakanı düzeyinde bir gezi yok, başbakan düzeyinde bir gezi yok, doğru dürüst karşılıklı diplomatik bir ilişki yok tepeden inme bütün bu pozisyonu ortadan kaldıracak hamle yap." diye konuştu.

Baykal, “Bana ’Erivan’a maça gider misiniz’ diyorsunuz, Bakü’ye maça gitmeyi tercih ederim" dedi.

İLGİLİ HABERLER