Gündem
  • 30.5.2006 14:51

ERDOĞAN'DAN GÖMLEKLİ MESAJ

DEVLET ARIK-ALİ ULURASBA
ANKARA - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hiçbir AK Partili'nin kendisine giydirilmek istenen farklı gömleklere girmeyeceğini, giremeyeceğini söyledi.
Birilerinin bu yönde özel gayreti olduğuna işaret eden Erdoğan, "Ne bir bakanımız ne milletvekilimiz ne Belediye Başkanımız ne İl Başkanımız ne İl Genel Meclisi üyemiz ne Belediye Meclis Üyemiz bu gömleğe asla giremez. Herhangi bir teşkilat mensubumuz da giremez. Bütün bu çerçeveleri ortaya koyan programımız, tüzüğümüz ortada. Bu tüzük ve programımız ülkeye hizmet etme ve yol haritamızı belirlemiştir. B tüzük ve programla ülke ve millete hizmet vermenin heyecanını yaşıyoruz" mesajını verdi.
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Başbakan Erdoğan, son dönemde dünyanın kültürel algılamalar temelinde giderek artan kutuplaşma eğilimiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. Özellikle 11 Eylül olayı sonrasında belirginleşen durumun ülkeleri ve toplumları birbirlerine kültürel değerler temelinde tanımlamaya ve buna göre konum almaya yönelttiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, Batı toplumlarında giderek artan İslam karşıtlığı ve buna bağlı olarak gelişen dışlayıcı uygulamaların, İslam dünyasında ayrımcılık hissi ve kuvvetli bir batı karşıtlığı doğurma eğiliminde olduğunu kaydetti. Medeniyeti bir çatışma alanı değil, uzlaşma zemini olarak gördükleri girişimlerin yoğun destek görmesinin nedeninin insanlığın barışa ve huzura duyduğu özlem olduğunun altını çizen Başbakan Erdoğan, dünyada oluşturulmak istenen İslamifobya yaklaşımına vurgu yaptı.

İSLAM İLE BATI ARASINDAKİ KUTUPLAŞMA
Çatışma alanlarını derinleştiren hiçbir felsefenin insanlığın yararına sonuçlar doğurmadığını belirten Erdoğan, bugünkü medeniyet birikimini tehdit gücü, bir tehdit unsuru olarak görmenin hiç kimsenin, hiçbir ülkenin yararına olmadığını söyledi. Erdoğan, farklı kültürleri, birbirinden kopuk ancak belli diyalog ekseninde bir arada tutabilecek yabancı unsurlar olarak görmediklerini belirtti. Günümüzde öne çıkan demokrasi, şeffaflık, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve iyi yönetiş gibi ilkelerin başta İslam toplumları olmak üzere, bütün kültürlerde iyice yerleşmesini arzu ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu ilkelerin hiçbir uygarlığın tekelinde olmadığını dile getirdi. Başbakan Erdoğan, aksine insanoğlunun kolektif aklının, bilincinin ve tekamülünün ortak bir sonucu olduğuna işaret etti. Daha da tehlikesinin bu tanımlamanın farklı olarak algılanan ve bu çerçevede karşılıklı risk ya da tehdit olarak görülen özellikler üzerinden yapılması olduğuna dikkat çeken Başbakan Erdoğan, bunun siyasi, ekonomik ve sosyal tüm ilişkileri etkileyebilecek bir kamplaşmaya yol açtığını vurguladı. Erdoğan dikkat çektiği riskin en yoğun şekilde hissedildiği etkileşim alanının İslam dünyası ile batı ülkeleri arasında cereyan ettiğini ifade ederek, batı toplumlarında giderek artan İslam karşıtlığı" ve buna bağlı olarak gelişen dışlayıcı uygulamaların İslam dünyasında ayrımcılık hissi ve kuvvetli bir batı karşıtlığı doğurma eğiliminde olduğunu belirtti. Ülkeler ve toplumlar arasındaki ortak değerlerin gözden kaçtığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, "Bugünkü medeniyet düzeyine, tarih boyunca her toplumun yaptığı münferit veya kolektif katkılarla ulaşıldığı halde medeniyetin, yani insanlığın ortak kazanımlarının evrensel birleştirici yönüne gereken önemin verilmediğini görüyoruz. Bunun sonucunda da ülkeler arasındaki ilişkiler bir bütün olarak yara alıyor. Toplumlar birbirinden uzaklaşıyor. Tasvip edilmesi mümkün olmayan bir ötekileştirme eğilimi ortaya çıkıyor. 'Biz ve onlar' dedirten ayrımcı bir anlayış temelleniyor. Biz diyoruz ki süreç aklın kontrolünde olmalıdır" şeklinde konuştu.

"GİYDİRİLMEK İSTENEN GÖMLEĞİ GİYMEYECEĞİZ"
Başbakan Erdoğan, vakit geçirilmeden farklı kültürler arasındaki anlamlı ve işlevsel diyalog kanallarının tesis edilmesini ve somut tedbirlerle bu sürecin desteklenmesi gereğini vurguladı. Başbakan Erdoğan, içine düşülen çıkmazdan kurtulmanın ve ortak aklı egemen kılmanın en emin ve pratik yolunun bu olduğunu ifade etti. AK Parti iktidarının dış politikayı sadece ikili, sadece ticari münasebetler düzeyinde değil dünyanın gelecek perspektifi temelinde dinamik ve aktif olarak yürütme çabasının bu nedenlerle önemine vurgu yapan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin gerek sosyal ve kültürel özellikleri, gerek jeostratejik konumu, gerekse geleceğe dönük beklentileri ve hedefleriyle büyük imkanlara sahip olduğunu belirtti. Millet olarak sonsuz bir özgüvene sahip olunmasını isteyen Başbakan Erdoğan, özgüven sahibi olmanın kendi gerçeğini bilmekle anlamlı olduğunu söyledi. Türkiye'nin, nüfusunun hemen hemen tamamı Müslüman olan, 82 yıldır Cumhuriyetle yönetilen demokratik bir ülke olarak bugün dünyanın en saygın ülkeleri arasında olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin evrensel değerleri, katılımcı demokrasiyi, çoğulculuğu, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, laikliği, inanç ve vicdan teşebbüs hürriyetini öz iradesiyle benimsediğini, bunun ise tüm dünyaya evrensel değerlerin beraberce var olabileceğini gösteren çarpıcı bir örnek olduğunu bildirdi. Bu yönü ile özellikle AB'ye üyelik perspektifinin küresel barışa katkı sağlayan rolü bakımından özel bir önem taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğinin farklı kültürlerin ortak evrensel değerler temelinde bir arada yaşamasının çarpıcı ve başarılı bir örneği olacağını belirtti. Erdoğan konuşmasında ilginç bir değerlendirme de yaparak, hiçbir AK Partili'nin kendisine giydirilmek istenen farklı gömleklere girmeyeceğini, giremeyeceğini söyledi.
Birilerinin bu yönde özel gayreti olduğuna işaret eden Erdoğan, "Ne bir bakanımız ne milletvekilimiz ne Belediye Başkanımız ne İl Başkanımız ne İl Genel Meclisi üyemiz ne Belediye Meclis Üyemiz bu gömleğe asla giremez. Herhangi bir teşkilat mensubumuz da giremez. Bütün bu çerçeveleri ortaya koyan programımız, tüzüğümüz ortada. Bu tüzük ve programımız ülkeye hizmet etme ve yol haritamızı belirlemiştir. B tüzük ve programla ülke ve millete hizmet vermenin heyecanını yaşıyoruz" mesajını verdi.

İLGİLİ HABERLER