ABDULLAH GÜL 'ATEŞKES' SORUSUNA NASIL CEVAP VERDİ?
FATİH ÇEKİRGE'NİN HÜRRİYET'TEKİ YAZISI:Çatışma yoksa yapacaklarımız var
TÜRKİYE tam bir kuşatma altında... Kıbrıs’ta limanların açılması için yapılan baskı, Fransa’daki sözde Ermeni soykırım tasarısının parlamentoya gelmesi ve soru işaretleriyle dolu olan "ateşkes süreci"...
İşte böyle bir kuşatma altında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’le uzun bir konuşma yapıyoruz.
Hemen söylemeliyim ki Gül’ün bir konuda umudu az. Diğerinde ise çok umutlu.
Umudun azaldığı yer Fransa’daki soykırım tasarısı.
FRANSIZ BAKANA TEKLİF
Bu konuda Fransız Dışişleri Bakanı’na son bir uyarı yapmış:
- Gelin Ermenistan’la kuracağımız ortak tarih komitesine siz de bir üye verin.
Gül, Fransız bakanın bu teklifi çok olumlu karşıladığını söylüyor.
Umudun kuvvetlendiği yer ise çatışmasız dönemde Güneydoğu’daki sorunların çözüm hızı.
Soruyorum:
- Terör örgütünün kendince başlattığı ateşkes sürecini nasıl değerlendireceğiz. Bundan ne anlayacağız?
Sözcükleri çok dikkatli seçip üzerinde düşünerek şöyle diyor:
- Elbette terör örgütüyle ateşkes diye bir şey olmaz. Ancak bundan çıkartacağım sonuç şudur: Umarım terörle bir yere varılamayacağını anlamışlardır.
ABD FARKINA VARDI
Gül, "ateşkes"i bir politik şantaj gibi kullanma niyeti varsa bunun sonuç vermeyeceğini ima ediyor. Yani eğer terör örgütü, "Bak biz artık ateş etmiyoruz. Hadi siz de bizim istediklerimizi yapın" gibi bir strateji içindeyse bunun sonuç vermeyeceğini söylüyor.
Ve devam ediyor:
- Herkes bu konunun ne kadar tehlikeli bir boyuta geldiğini anladı. İşte Kuzey Irak. ABD durumun farkına vardı. Tabii böyle bir dönemde, yani çatışmaların olmadığı bir dönemde bizim yapacaklarımız var. Bu konuda hazırladığımız sosyal reform programı var. Ardından yatırımlar var. Bölge halkı rahat olsun. Yakında hepsini açıklayacağım.
ÖZÜR MESAJI GÖNDERMİŞ
Bir başka önemli gelişme Talabani’den geliyor. Kısa bir süre önce "Biz de Türkiye’deki muhalif güce destek veririz" anlamına gelecek bir "patavatsızlık" yapan Talabani New York’ta değişiyor. Ve Gül’e dolaylı bir yoldan "özür" anlamına gelebilecek bir mesaj gönderiyor.
Gül’e soruyorum:
- Talabani’nin bu mesajı bir görüşme trafiğine yol açar mı?
Cevap:
- O çirkin ifadeden sonra bu tür mesajlar geldi. Ama bizim görüşmelerimiz sürüyor. Talabani oradaki büyükelçimiz aracılığıyla istediği mesajları gönderiyor. Bu bir süreçtir.
ABD’NİN RAHATSIZLIĞI
Benim çıkardığım sonuç ise şu:
- Cumhurbaşkanı Sezer, Talabani’yi davet etmiyor. Devletten devlete bir ilişki gelişemiyor. ABD bu durumdan ciddi şekilde rahatsız. Sanıyorum hükümet de rahatsız. Çünkü görüşmemek sorunu çözmüyor artırıyor.
Evet, önümüzdeki süreç Türkiye için çok hassas. Düşünsenize, Talabani Irak Devlet Başkanı. Onunla konuşmuyoruz. Hatta hükümet sözcüsü ona, "dünün postal öpücüsü" diye hakaret ediyor. Ama tayin ettiği koordinatörle işbirliği yapacağız. Burada bir terslik yok mu? Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 02:38