ADALET BAKANI: IRAK'LA İLGİLİ BAZI ŞEYLERİN NETLEŞMESİ LAZIM
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Irak'la ilgili bazı noktaların açıklığa kavuşturulması, bazı şeylerin netleşmesi gerektiğini belirterek, ''Asker göndermek bunun en son kısmı. Buradan bakmamak lazım. Beklentilerimiz açıklığa kavuşturulursa gönderilir, kavuşmazsa gönderilmez. Meclis'e en uygun şekilde gideriz'' diye konuştu.
Çiçek, Türk Demokrasi Vakfı'nda ''Uyum Yasaları ve Reformlar'' konulu bir konferans verdi.
Çıkarılan uyum yasalarına atıfta bulunan Çiçek, hala bir kesimin AB'ye karşı tereddütlü baktığını ve çıkarılan yasaları da taviz olarak gördüğünü söyledi.
Bu kesimin özellikle uygulamada sorunlar çıkardığını anlatan Çiçek, ancak Türkiye'nin AB'yi bir modernleşme projesi olarak gördüğünü, bunun herhangi bir siyasi partinin değil, devletin politikası olduğunu söyledi.
Çıkarılan yasaların AB için olmadığını, AB'nin sadece tetikleyici faktör olduğunu belirten Çiçek, ''Bu uyum yasaları toplumsal dönüşümün son noktasıdır. Ancak biz de şöyle bir şey var. İnsanlar bayram yaklaştığında evini ayrıca temizler. Daha özenli davranır. Sanki diğer günler temizlenmiyor mu, temizliyor. Bayram tetikleyici bir faktör. İşte şimdi AB'de öyle bir şey. İtici faktör'' diye konuştu.
Türkiye'nin ulusal programlarda yapmayı taahhüt ettiği şeyleri ortaya koyduğunu hatırlatan Çiçek, ''Bunları biz istedik. Biz kabul ettik. Bizi zorlayan kimse de olmadı. Geçmiş iktidarlarında yaptığı şeyler var. Şimdi haklarını teslim etmek lazım. CHP'nin de verdiği önemli katkı var ''dedi.
''TAKİYYE OLUR''
Çıkarılan uyum paketlerinin iki önemli özü bulunduğunu, bunlardan birincisinin ifade özgürlüğü olduğunu belirten Çiçek, cebir, şiddet yoksa herkesin düşündüklerini söylemesi gerektiğini vurguladı. Çiçek, ''Sanki önceden yasaklar vardı da, Türkiye'de söylenmeyen mi kaldı. Yasakların olduğun yerde takıyye olur. Özgür bir toplum hedefimiz'' şeklinde konuştu.
Yasaların ikinci hedefinin de örgütlenme özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak olduğunu kaydeden Çiçek, bütün bu yasaların yanı sıra uygulamanın yasaları çıkartmaktan daha önemli olduğunu kaydetti.
Bürokrasi da bilgi yetersizliği bulunduğunu ifade eden Cemil Çiçek, yargıya uygulamada önemli görevler düştüğünü, bunun için ''kaliteli yasalara, nitelikli yargıçlara ve fiziki imkanların iyi olmasının'' önemli olduğunun altını çizdi.
Çiçek, yolsuzluklarla mücadele için ''yargılayanların çalanlardan daha akıllı olması'' gerektiğini ifade ederek, ''Devlete millete servis yapması gerekenler, karşı tarafa servis yapıyor'' dedi.
1982 Anayasası'nın değiştirilmesi teklif edilemeyen maddeler dışındaki maddelerinin bir bütünlük içinde ele alınıp değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Çiçek, bunu yaparken, toplumsal bir mutabakat arayacaklarını ''Bizim çoğunluğumuz var yaptık'' anlayışında olmayacaklarını söyledi.
SORULAR
Çiçek, daha sonra katılımcıların sorularını da yanıtladı.
''3 Kasım seçimlerinin iptal'' olasılığına ilişkin bir soru üzerine Çiçek, DEHAP'ın 4 eski yöneticisi ile ilgili verilen bir mahkumiyet kararı olduğunu, bu kararın Yargıtay'da onanması halinde YSK'ya yapılabilecek bir itiraz üzerine seçimlerle ilgili kararı YSK'nın vereceğini hatırlattı.
Yargının vereceği kararlarla ilgili olarak söyleyeceği bir şeyin olamayacağını, kendisinin siyasetle ilgili konuşabileceğini anlatan Çiçek, şöyle konuştu:
''Partimiz mahkeme kararıyla iktidara gelmedi, millet getirdi. Bizim bu gelişmelerle ilgimiz yok. Milletin verdiği karara saygılı olmak lazım. Türkiye'nin önünde önemli sorunlar var. Kıbrıs, AB, Irak gibi püsküllü bir bela... Enflasyonda, faizlerde düşme devam ediyor. Ben siyasetçi olarak şunu da söylüyorum: Bugün seçim olsa daha fazla oyla geliriz. Ama Türkiye'nin kaybedecek bir tek günü yok. Bizim parti olarak bir endişemiz yok.''
''SIFIRA SIFIR ELDE VAR SIFIR''
Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin bir soru üzerine de Çiçek, Türkiye'de ayrıcalıklar rejimi bulunduğunu, herkesin bir ayrıcalığı olduğunu söyledi. Konunun sadece milletvekillerinin dokunulmazlığının sınırlandırılması şeklinde ele alınmaması gerektiğini savunan Çiçek, şunları kaydetti:
''Anayasa'nın 83. ve 100. maddeleri birlikte ele alınmalı. Geçmiş dönemde haklarında iddiada bulunulanların, şimdi dokunulmazlığı yok. 3 Kasım'da millet dokunulmazlıklarını kaldırdı. Peki ne oldu? Sıfıra sıfır elde var sıfır. Konu bir bütünlük içinde ele alınmalı, kime dokunulacaksa ona dokunulmalı. Hala partimizin iktidarını içine sindiremeyen gruplar var. Her şeyde bir (acaba) arıyorlar. Milletvekilleri lojmanlarda oturmuyor. Ama o lojmanlardan çok daha lüks yerlerde oturan kamu görevlileri var. Türkiye'de oligarşik adacıklar var. Devlette denetlenemeyen yerler var. Eğer dokunulacaksa her yere, herkese dokunulmalıdır.'' Türk yargı sisteminde jüri sisteminin getirilip getirilemeyeceğine ilişkin bir soru üzerine de Çiçek, buna kendisinin sıcak bakmadığını, ancak Türkiye'de yargıya gelmemesi gereken birçok konu bulunduğunu, bu konularda düzenlemeler yapılabileceğini söyledi.
Türk halkının her yerde bir torpil aradığını anlatan Çiçek, ''Bakanlık zabıt katipliği sınavı açtı. Cuma namazı hutbesinde her zaman 'Allah adalet ve iyilik yapmayı emreder' denir. Daha 10 dakika geçmeden, namaz çıkışında bir vatandaş geldi çocuğunun işe girmesi için benden yardım istedi. Adalet dağıtılan yerden adaletsizlik isteniyor'' diye konuştu.
Konuklardan Anayasa Mahkemesi eski üyesi Mustafa Gönül, Bakan Çiçek'e adil yargılanma hakkı açısından Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararların da temyize tabi olması için bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını sorusunu yöneltti.
''ŞUANA KADAR PATLATMADIK''
Bu konuda değişiklikler düşünülebileceğini, ancak anayasa değişikliğinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Çiçek, Cumhurbaşkanının yetkileri veya Anayasa Mahkemesi ile ilgili yapılabilecek bir değişiklikte konunun farklı mecralara çekildiğini söyledi.
Çiçek, şunları kaydetti:
''Böyle birşey olduğunda faizler bir-iki puan artıyor. Bu da 1-2 milyar dolar daha fazla borç ödenmesi demektir. Öyle bir hassas ki benim tansiyonumdan daha hassas. Kimse buzağı aramasın. Değişiklikler yapılırken doğru olan yapılmalı. İktidar muhalefetin önünü kesmek için değişiklik yapmamalı. Anayasa'da kararları yargı denetimine tabi olmayan yerler var. Kesin nitelik taşıyor. Bunların hepsi mayınlı alan. Patlatmadan temizlemek gerekir. Şu ana kadar da patlatmadık.''
IRAK'A ASKER GÖNDERİLMESİ
Bakan Çiçek, konferanstan ayrılırken de dün yapılan MGK toplantısında hükümetin Irak'a asker gönderilmesi konusunda TBMM'den yetki isteyeceği yönünde basında yer alan haberlerin hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:
''Dün yapılan açıklama yeteri kadar açıktı. Irak'a asker gönderme talebi ABD'den geldi. Ancak Irak ile ilgili bazı noktaların açıklığa kavuşturulması, bazı şeylerin netleşmesi lazım. Asker göndermek bu işin en son kısmı. Beklentiler ve açıklığa kavuşması gereken şeyler açıklığa kavuştuğunda gönderilir. Eğer bu olmazsa gönderilmez. Bütün bunların ortaya çıkması gerekir. Onun sonucuna göre Meclis'e en uygun şekilde gideriz.'' MGK bildirisinde terör örgütünün bölgeden tasfiye edilmesi gerektiğinin yer aldığının hatırlatılarak, ''ABD'nin bu konudaki tavrı nedir?'' sorusuna Çiçek, ''ABD'nin Irak'a müdahalesinin bir gerekçesi de terördür ve PKK/KADEK terör örgütünü ABD listeye almıştır. Bu örgüt ABD'nin hakimiyeti altındaki topraklarda faaliyet göstermektedir. Söylemlerle eylemlere bakmak lazım'' yanıtını verdi.
Çiçek, Irak'a asker gönderme konusunda kesinlikle parasal konuların gündeme gelmediğini kaydetti.
Irak'a asker gönderme konusunda BM'nin kararının bir ön şart olup olmadığı sorusunu yanıtlarken de Çiçek, konunun her yönüyle değerlendirildiğini, Irak konusunun ''parça tesirli bir olay olduğunu'' söyledi.
Çiçek, TÜSİAD'ın dün yaptığı açıklamaya ilişkin de herkesin görüşlerini söyleyebileceğini, 2-3 ay önce Irak'a asker gönderilmesini desteklerken şimdi neden karşı çıktıklarını onların açıklaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:42