Gündem
  • 6.9.2003 15:24

ADALET BAKANI'NDAN UZAN MESAJI: ''BU ÜLKEDE SUÇ İŞLEYEN HERKESİN PEŞİNİ SONUNA KADAR KOVALAYACAĞIZ''

ZAFER ÇAKMAK ANKARA - Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Cumhurbaşkanı'nın yetkilerini kısıtlamaya yönelik bir hazırlıklarının bulunmadığını söyledi. Adalet Bakanlığı'nda düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çiçek, Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin kısıtlanması yönünde bir hazırlıkları bulunup bulunmadığı sorusu üzerine 1982 Anayasası'nın ihtiyaçları karşılamadığının aşikar olduğunu belirterek, buna karşın Cumhurbaşkanının yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik bir hazırlıkları ve Anayasa değişikliğine böyle bir bakışlarının bulunmadığını ifade etti. ''Böyle bir genel yaklaşım içinde konuya bakmak başkadır gerginlik arayışına katkı sağlayacak şekilde tavır sergilemek başkadır'' diyen Çiçek, gündeme geldiği şekliyle gerginlikleri esas alan bir düzenlemenin Hükümetin gündeminde olmadığını söyledi. Bir soru üzerine Kemal ve Hakan Uzan'ın 20 gün geçtiği halde yakalanamamalarının güvenlik güçleriyle ilgili bir konu olduğunu kaydeden Çiçek yolsuzluklarla mücadele eden bir iktidar olduklarını, bu ülkede suç işleyen herkesin sonunda kadar peşini kovalayacaklarını kaydetti. Yolsuzluklarla mücadelenin birkaç kişinin meselesi olmadığını vurgulayan Çiçek her meslek grubunun kendi içindeki yamukları temizlemesi gerektiğini söyledi. Çiçek meslek gruplarının kendi içlerindeki hırsızları kollamaya kalkmaları halinde ülkenin geleceğinin tehlikeye gireceğini savundu. ''AB STANDARTLARINDA BİR HUKUK DEVLETİNİN KAPISININ ANAHTARI YARGININ ELLERİNDEDİR'' Adli Yıl'ın açılışı dolayısıyla yargı konusunun uzun süre gündemde kalmasını arzu ettiğini belirten Çiçek, her adli yıl açılışında değerli konuşmalar yapıldığını hatırlatarak bu çerçevede yargının sorunlarının yanı sıra sorumluluklarının da tartışılması gerektiğini vurguladı. Demokratik hukuk devletinde bağımsız ve hızlı bir yargının, devletin ve toplumun güvencesi olduğuna işaret eden Çiçek, yargıya karşı güvensizlik duyulmasının, devlete olan güven duygusunu da zaafa uğratacağını ifade etti. GECİKEN ADALET, ADALETE KARŞI GÜVENİ SARSAR Geciken adaletin, devletin temel değerlerini yıpratacağını ve adalete karşı güven duygusunu zayıflatacağını ifade eden Çiçek, hızlı ve etkin bir adalet işleyişinin gerçekleştirilmesinin, devlet ve toplum arasındaki bağları da güçlendireceğini kaydetti. Çiçek, temiz toplum düzeninin gerçekleştirilmesi amacına yönelik çalışmaların başarıya kavuşmasının, yargı işlevinin hızlı olarak yerine getirilmesine bağlı olduğunu söyledi. Bütçeden yargı hizmetlerine ayrılacak payın, iç ve dış güvenliğin sağlanması için ayrılan paylardan daha az olmaması gerektiğini dile getiren Çiçek, bu durumun yargının işleyişinde bazı sorunları beraberinde getirdiğini anlattı. Bugün birçok adliyede zabıt katibi sıkıntısı çekildiğine işaret eden Çiçek, bundan kaynaklanan aksaklıkların giderilmesi amacıyla Adalet Bakanlığı'nın taşra kadrolarında boş bulunan bin 578 zabıt katibi kadrosu için 20 Eylül'de bir sınav yapılacağını duyurdu. ''2004 YILI UYGULAMA YILI OLACAK'' Adalet Bakanlığı olarak göreve geldikleri günden bugüne uyum paketleri ve Meclis'e sevk ettikleri diğer yasal düzenlemelerle Türk yargısına kaliteli yasaları armağan etmeyi ve Türk hukukunu Avrupa Birliği (AB) standartlarına yükseltmeyi hedeflediklerini anlatan Çiçek, Türk hukukunu yeniden restore etmek istediklerini bildirdi. Türk yargısının birinci sorumluluğunun, kanun koyucunun ortaya koyduğu düzenlemeleri uygulamak olduğunu belirten Çiçek, hazırlanan yasaların başarısının, yargının önümüzdeki bir yıllık süreçte göstereceği performans ve uyuma bağlı olduğunu söyledi. Çiçek, ''Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında sıkça duyduğumuz 'Türkiye için 2004 yılı uygulama yılı olacaktır' sözleri ile bu tarihi sorumluluğun 2004 yılı için adresi Türk yargısı olarak gösterilmektedir. Bu nedenle AB standartlarında çağdaş, demokratik bir hukuk devletinin kapısının anahtarının yargının ellerinde olduğunu düşünüyorum'' dedi. Bakan Çiçek, yargıdan beklenen adil ve hakkaniyete uygun kararların ortaya çıkması, kararlarda ve uygulamada birlikteliğin sağlanması, Yargıtay'ın karşı karşıya bulunduğu aşırı iş yükünden kurtarılarak kuruluş amacına uygun olarak içtihat mahkemesine dönüştürülmesi bakımından önem taşıyan istinaf kanunu yolunun kabul edilmesi ve bu amaçla bölge adliye mahkemelerinin kurulmasına ilişkin tasarıların en kısa zamanda kanunlaşmasının, yargı reformunun en önemli unsurlarından olduğunu ifade etti. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:38

İLGİLİ HABERLER