Gündem
  • 18.5.2002 11:36

ANAP GENEL BAŞKANI YILMAZ: "TÜRKİYE YENİ ORTAYA ÇIKMIŞ BİR MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLDİR"

KAYNAK : Haber Vitrini DEVLET ARIK ANKARA - ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Türkiye'nin köklü bir devlet geleneği içerisinde düzenli işleyen kurumlara ve bunları Anayasal düzen içerisinde işletecek kurallara sahip bir ülke olduğuna işaret ederek, "Ancak totaliter düzenlerde olduğu gibi ülkemizin gündemini ve geleceğini tek bir kişinin sağlığına endeksleme gayretlerini son derece yanlış buluyoruz. Her türlü gelişmeye karşın sistemi işletecek bütün tedbirlerin alınmıştır" dedi. Hükümetin kuruluşunun üzerinden 3 yıl, Avrupa Birliği'ne uyum çalışmaları konusunda sorumluluk üstlenerek kabinede görev almasının üzerinden 21 ay geçtiğini hatırlatan Yılmaz, "Bu süre içinde sayın Başbakan ve sayın Bahçeli ile tam bir karşılıklı nezaket anlayışı içerisinde birlikte görev yaptık. Karşımıza çıkan problemleri uzlaşma zemininde birlikte çözme gayreti içerisinde olduk" diye konuştu. 'HER TÜRLÜ GELİŞMEYE KARŞI SİSTEMİ İŞLETECEK TEDBİRLER ALINMIŞTIR' Başbakan Bülent Ecevit'in rahatsızlığına da değinen Yılmaz, "Her zaman anlayış ve nezaket gördüğümüz sayın Başbakanımıza acil şifalar diliyorum. Ancak totaliter düzenlerde olduğu gibi ülkemizin gündemini ve geleceğini tek bir kişinin sağlığına endeksleme gayretlerini son derece yanlış buluyoruz" dedi. "Türkiye yeni ortaya çıkmış bir muz cumhuriyeti değildir" diyen Yılmaz, Türkiye'nin köklü bir devlet geleneği içerisinde düzenli işleyen kurumlara ve bunları Anayasal düzen içerisinde işletecek kurallara sahip bir ülke olduğunu vurguladı. Her türlü gelişmeye karşın sistemi işletecek bütün tedbirlerin alındığına dikkati çeken Yılmaz, "Bu dönemde bulanık suda balık avlamak isteyenlerin ve siyaseti kendi amaçlarına göre yeniden dizayn etmek isteyenlerin çabası artabilir. Ancak aklı başında olan hiçbir siyasetçi ortalığı bulandırma çabalarına prim vermez ve ne siyaset kurumunu ne de bizzat kendisini avlanan balık konumuna düşürmez. Sayın Başbakan'ın hastalığını fırsat bilerek istikrarsızlık beklentisi pompalayanların heveslerinin ve hırslarının kursaklarında kalacağı görülecektir. Koalisyon ortağı partiler olarak buna izin vermeyeceğiz" tepkisini gösterdi. BELİRSİZLİK TEHLİKESİ Konuşmasının ikinci bölümünde ekonomik istikrar programı ve Avrupa Birliği'ne uyum sürecine ilişkin görüşlerini aktaran ANAP lideri Yılmaz, "Bu karmaşa döneminde bu iki projeyi gözümüzden sakınır gibi sakınmak zorundayız" uyarısında bulundu. Kendileri için önemli olanın iktidar koltuğunda oturmak olmadığını, hayati öneme sahip iki projenin başına birşey gelmemesine dikkat etmeyi amaçladıklarını kaydeden Yılmaz, "Mevcut hükümeti devam ettirmek için gösterdiğimiz çabaların temelinde bu iki projeyi kesintiye uğratmamak düşüncesi yatmaktadır. Hiç kimse yaşanan gelişmeleri günlük olarak değerlendirme yanlışlığına düşmemelidir. Ne gerçekleşmesi uğruna milletçe büyük bedeller ödediğimiz ekonomik istikrar programını ne de 40 yıllık bir çabayla eşiğine dayandığımız AB üyeliği yolundaki uyum çabalarının geleceğini tehlikeye atamayız. Bugün için telaşa ve tereddüte düşülmesi noktasından çok uzağız. Belirsizlik tehlikesine karşı korunması gerekli değerin basit parti çıkarları değil de bu iki proje olduğuna herkesin dikkatini çekmek istiyoruz" şeklinde konuştu. 'AKLI BAŞINDA OLAN AB'YE İTİRAZ ETMEZ' Ekonomi alanında uygulanan programla AB uyum çalışmalarının bir bütün olduğunun altını çizen Yılmaz, birinin gereklerini yerine getirirken diğerini ihmal etmenin doğru olmayacağını söyledi. Yılmaz, ANAP olarak iki projenin bütünlük içinde sahiplenilmesi ve gerekli açılımların yapılmasının vazgeçilmez bir hedef olduğunu bildirdi. İki projenin de Türk siyasetine ve Türk halkına yeni ufuklar açtığını ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin temel sorunlarına çözüm imkanı doğduğunu vurguladı. Yılmaz, "Bu iki programla önümüzdeki 10 yıllık vizyon çizilmiştir. Bu iki programın doğrulugundan ve ülkenin ihtiyacı olan politikalar bütünü olduğundan şüphe edilmemelidir" dedi. AB yolunda dile getirdikleri endişe ve hassasiyetlerinin kamuoyunda tartışıldığını hatırlatan Yılmaz, AB'ye girmiş bir Türkiye'nin elde edeveği kazançlara aklı başında olan bir kimsenin itiraz etmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: "AB'ye giremememiz halinde nelerin olabileceğine ilişkin söylediklerimize itiraz eden kimse çıkmamıştır. Kopenhag kriterlerine uyum çalışmalarının kalan kısmını tamamlama konusunda belli bir direniş olmasına rağmen geniş kesinlerin konuya bakışları olumludur. Bu konuda çalışmalara toplumun tüm kesimlerinden bir teveccühün olması sevindiricidir. İnancımız odur ki kısa sürede sıkıntılar aşılacak, işin özüne yönelik olmayan itirazlar ortadan kalkacaktır". ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, 'genel seçim provası' niteliğindeki Armutlu'daki seçimden partisinin 'tartışmasız büyük bir galibiyetle' çıktığını söyledi. Yılmaz, "Seçim öncesinde iri iri laflar edenler bir anda sus pus oldular. Sonuçlar açıklanınca dut yemiş bülbüle dönenler, bir gün sonda tevil yoluyla işin içinden çıkmaya kalkıştılar" dedi. 'KARARSIZLARI ANAP'A YÖNLENDİRELİM' Çalışmalara yön vermesi açısından Anadolu insanının tespitlerini de partililere aktaran Yılmaz, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden 6 ili pilot bir çalışmayla her bakımdan masaya yatırdıklarını bildirdi. Araştırma sonuçlarını açıklayan Yılmaz, "Halkımızın şikayetleri tamamen siyaset ve siyasetçi üzeridedir. Ancak halkımızın bütün beklenti ve talepleri de siyasetten ve siyasetçidendir. Bu durum siyasetin bittiğini iddia edenleri yalanlayan en sıcak ve kesin kanıttır. Halkın beklentilerini yerine getiren partiler kazançlı çıkacaktır" dedi. Halkın temel şikayet konusunun 'ekonomi' olduğuna işaret eden Yılmaz, bütün kesimlerin ekonomi alanında her türlü fedakarlığa hazır olduğunu ve bir an önce ekonomik gelişme istediğini söyledi. Halkın ekonomiyle ilgili en çok ANAP'tan beklenti içerisinde olduğunu anlatan Yılmaz, "Anadolu'daki insanımız yine ne varsa ANAP'ta var. Yine ne yaparsa ANAP yapar kanaatini taşımaktadır. Bu kanaat alttan alta bütün Anadolu'ya yayılmaktadır" şeklinde konuştu. Toplam seçmenin yüzde 40'a yakınının kararsız olduğunu, bu kitlenin de ağırlıklı olarak bir önceki seçimlerde koalisyon partilerine oy veren seçmenlerden oluştuğunu ifade eden ANAP lideri Yılmaz, kararsız seçmeni ANAP'a yönlendirecek icraatler içerisinde olmaları gerektiğini söyledi. 'ARMUTLU SEÇİMLERİ BİR İBRETTİR' 'Genel seçim provası' olarak nitelendirilen Armutlu'daki seçim sonuçlarını da değerlendiren Yılmaz, ANAP'ın bu seçimden tartışmasız büyük bir galibiyetle çıktığını söyledi. Yılmaz, "Seçim öncesinde iri iri laflar edenler bir anda sus pus oldular. Seçim sonuçları açıklanınca dut yemiş bülbüle dönenler, bir gün sonra tevil yoluyla işin içinden çıkmaya kalkıştılar. Seçimi kaysetmenin sersemliğini üzerlerinden atar atmaz işi laf kalabalığına getirmeye başladılar. Bu seçim sonuçlarının gösterge olacağını savunanlar şimdi olamayacağını savunuyor. Ya da ipe sapa gelmez hesaplarla seçimlerden kazançlı çıktıklarını göstermeye ve ANAP'ın zaferini gölgelemeye çalışıyorlar. Bu ibretliktir. Bütün çabalar boşunadır" dedi. Son yapılan kamuoyu araştırmalarında kasıtlı olarak ANAP'ın bittiği yönünde bir hava yayılmaya çalışıldığını savunan Yılmaz, Armutlu seçimlerinin bu araştırmalara bir cevap niteliği taşıdığını kaydetti. Yılmaz, "Sonuçlar ve ANAP'ın tartışmasız zaferi ortatadır. Seçim sonuçları bazı kişilerin heveslerini kursaklarında bırakmıştır" tepkisini gösterdi. Yılmaz, ANAP olarak gelinen noktada son 10 yılın en iyi siyasi zeminini yakaladıklarını vurgulayarak, partiyi mahkum etmeye çalışan tüm zincirleri kırarak yola devam edeceklerini söyledi. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Balina operasyonu sanıklarından Abdurrahman Yakupreisoğlu'nun ifadelerine bazı siyasileri suçlayıcı eklemeler yapıldığı yönündeki iddiaları kapsayan 'Komplo' tartışmalarını da değerlendirdi. Yılmaz, "Meçhul bir el, organize olmuş bir şekilde partimizle ilgili iftiralarla dolu tuzaklar kurmaya devam etmektedir. Komplocu güçlerin ve karanlık odakların bir hesabı varsa, Allah'ın da bir hesabı var" tepkisini verdi. AB yolunda adımlar attıkça çıkarları zedelenen, haksız elde ettikleri konumları sarsılan ve milletten almadıkları güçlerini kaybedecek olanların kendilerine karşı açıkça cephe aldığını öne süren Yılmaz, sadece ANAP'lıların değil kendilerine destek veren tüm kesimlerin bu gerçeği unutmaması gerektiğini vurguladı. "Herkes artık bilsin ve hesabını ona göre yapsın" diyen Yılmaz, ANAP'a dönük tuzakların tutmayacağını savundu. ANAP'ın üzerinde kurulduğu günden bu yana bazı oyunlar oynandığını ifade eden Yılmaz, bu oyunların kendilerini yıldırmayacağını söyledi. İddiaları 'tükenmek bilmeyen ve gittikçe pervasızlaşan komplolor' olarak nitelendiren Yılmaz şunları söyledi: "Biz eğer kendimizden eminsek, ki ben eminim ve birliğimizi muhafaza edersek bütün komplolar boşa çıkacak, hatta yakın dönemde olduğu gibi hazırlayanların başına geçecektir. Komplocu güçlerin ve karanlık odakların bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var. Biz bu millet için hiçbir şeyden korkmadan ve hiçbir şeye aldırmadan canla başla çalıştığımız, onu tekrar şanlı mazisindeki misyonuna taşımak için elimizden geleni yaptımız sürece Allah'ın yardımı üzerimizden eksik olmayacaktır. Tuzak kuranların tuzaklarını Allah da millet de boşa çıkaracaktır. ANAP'ı millete hizmetten kimse alıkoyamacaktır. ANAP'ın kuyusunu kazmaya kalkan her odak o kuyuya kendi düşecektir". AB KONUSUNDA SERT ÇIKTI Yılmaz, konuşmasının sonunda Avrupa Birliği ile ilgili uyarılarda bulundu. Herkesi AB konusunda 'eteğindeki taşı dökmeye' çağıran Yılmaz, AB konusunda herkesin kendi tutumunu sorgulaması gerektiğini bildirdi. AB davası gütmenin herşeyden önce bir yürek ve inanç işi olduğunu belirten Yılmaz, "Geçmiş dönemin en hızlı batı düşmanlarının bile uzak durduğu anti Avrupacı bayrağına sarılmakla, hiç kimse ne kendi partisine ne de bu memleke hizmet edemez. Türkiye böyle bir zihniyetin ülkemizi felç eden reflekslerinin esiri olamaz. İnanmayan insanlarla bu davayı bir yere götürmek mümkün değildir. Geleceğini başka ülkelerde arayan ve bu amaçla göz kuyruğuna girmiş insanlarımıza sesleniyorum, bu ülkeden kaçarak kendinizi bile kurtaramazsınız" mesajını verdi. Aydınlara da seslenen Yılmaz, "Gerçekleri söyler ve haktan yana olursam başıma ne gelir endişiseni bir kenara bırakın. Kendi geleceğinizden korkmak yerine asıl devletin ve milletin geleceğinden korkun. Kendi gölgelerinden korkanlardan korkmayın. Asıl gelecek nesillerin lanetinden ve hışmından korkun. Gelin taşın altına siz de çekinmeden elinizi koyun. Bu davanın bir yerinden de siz tutun" çağrısını yaptı. ANAP lideri Yılmaz'ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti. İki gün sürecek olan toplantının bugünkü bölümünde Devlet Bakanları Mehmet Keçeciler, Yılmaz Karakoyunlu, Nejat Arseven, Edip Safter Gaydalı, İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Zeki Çakan ile Turizm Bakanı Mustafa Taşar bakanlık icraatleri ile ilgili birer sunum yapacak. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:53

İLGİLİ HABERLER