Gündem
  • 9.6.2004 15:11

ANAYASA MAHKEMESİ ESKİ BAŞKANI ÖZDEN: ''İMAM HATİP OKULUNA GİREN, İMAM OLMAYA RAZI OLMUŞTUR; İLAHİYATA GİTSİN, BAŞKA DALA GİRMESİN''

ALİ YILDIZ - MURAT İSLAM DÜZCE -Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden, Düzce'nin Boğaziçi Beldesi'ne bağlı Düz Köyü'nde oturan yakını İsa Yavuz ve ailesini ziyaret etti. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yekta Güngör Özden, Devlet Güvenlik Mahkemeleri'ne (DGM) başından beri karşı çıktığını belirterek, ''Adalet devletin, savunma da adaletin temelidir. Adalet dünyanın temelidir. DGM'lere kuruluşundan beri karşı çıkmış bir hukukçuyum. Anayasa Mahkemesi görevimiz sırasında da bu karşıtlığımız belliydi. Önemli olan ayrıcalıklı mahkemelerle yargıya güveni sarsmak değil, genel dağıtım ve biçimlenme yapı içinde DGM görev alanına giren özel ve ağır suçlara bakacak uzman kurullar oluşturulmasıdır. Kimi DGM'lerin AB'ye giriş sürecinde, onların istediği biçimde önce subay üyelerden ayıklanması, sonra tümüyle kaldırılması doğru bir yol, ama bunu yaparken hemen en kısa zamanda hazırlıklı olarak Anayasa değişikliğine uygun biçimde yapılanma yasasının gündeme gelmesi gerekir. Gecikerek meclise verildiğini öğreniyorum. Bu çok basit, DGM'nin alanına giren suçları ceza yasasından ayırıp başka mahkemelere verecekler. Asliye hukuk mahkemeleri içinde iş mahkemeleri var, telif hakkı mahkemeleri var, aile, ticaret mahkemeleri var. Asliye hukuk mahkemelerinin kimileri belli görevleri dışında işe bakmıyor. Ağır ceza mahkemelerinin kimileri, DGM'nin baktığı davalarla görevlendirilecek bu iş bitecek'' diye konuştu. Özden, YÖK Yasası konusunda iktidarın ulusu kandırdığını belirterek, ''İktidar, YÖK Yasası konusunda ulusumuzu kandırıyor. İmam hatip okullarının ders programları yoğunluğu ortadayken, genel liseler arasında eğitim ve öğretim farklılıkları varken, bu okullar meslek lisesi olmamasına rağmen meslek liseleri içinde gösterilip, tüm meslek liselerine haksızlık yapılıyormuş gibi İmam hatip okullarına ayrıcalık sağlanmaya çalışması doğru değil. Bu durumda üç tehlike ile karşı karşıya kalıyoruz. Bunlardan biri sanayide kullanılan ara eleman sayısı azalacak, sanayi zayıflayacak. İkincisi imam hatip okulları yılda 42-45 bin mezun verse Diyanet İşleri her yıl 2 bin kişiyi işe alır, diğer mezunlar ise açıkta kalır. Kızlar eve kapanmak zorunda kalır. İmam olmak için okula girenler imam olamayınca başka işlere girecek. Üçüncü ve en ağır tehlike de üniversitenin kapısında yığınak artacak. Bunlara tanınan ayrıcalıkla daha çok kimse üniversite kapısına gelecek. Herkes üniversiteye girmek isteyecek, üniversiteler de çalışamaz duruma düşecek. Bunlar seçimlerde halka verilen kimi sözleri tutmak için iktidarın hukuku zorlayarak ve gerginlik yaratarak giriştiği çabalar. Ben bunu asla tasvip etmiyorum. İmam hatip okuluna giren imam olmaya razı olmuştur. İlahiyata gitsin ama başka dala girmesin. Bu güne kadar gerici terör örgütlerinin içinde kimlerin rol aldığına, kimlerin ne yaptığına bakar incelersek, din bilgisi vermekle görevli okullarda, din bilgisi verme ağırlığından çok laik cumhuriyet karşıtı ağırlığının gündeme geldiğini endişe ile tespit etmiş oluruz'' dedi. Özden, açıklamalarının ardından basın mensuplarına ''Atatürk ve Atatürkçülük'' isimli kitabını imzaladı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:22

İLGİLİ HABERLER