Gündem
  • 17.3.2008 15:30

ANKARA BAROSU BAŞKANI: ENDİŞE İÇİNDEYİZ

EDA HAN
ANKARA  - Vedat Ahsen Coşar, yaptığı yazılı açıklamada, anayasanın 69. ve Siyasi Partiler Yasası'nın 101. maddelerinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na siyasi partiler aleyhinde kapatma ve yöneticileri hakkında siyasetten yasaklanma isteğiyle dava açma yetkisi verildiğini, ancak demokrasilerde asıl olanın partilerin yargı eliyle kapatılması değil, aksine halkın desteğini yitirerek siyasi yaşamlarının sona ermesi olduğunu belirtti. Coşar şöyle devam etti:
''O nedenle, referansı demokrasi olan hiçbir kişinin, programına, izlediği sosyal ve ekonomik politikalara ne denli karşı olursa olsun, demokratik siyasi yaşamın vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin yargı kararıyla kapatılmasını kabul etmesi, içine sindirmesi, bu amaçla açılan davayı onaylaması mümkün değildir. Açıklanan nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından AK Parti'nin kapatılması isteğiyle dava açılmış olmasını doğru bulmadığımızı, bu durumun siyasi, ekonomik ve demokratik yönden
kaygı verici sonuçlar doğuracağı endişesi içinde olduğumuzu belirtmek isteriz.''
Coşar, çağın yönetim anlayışı olan anayasal demokrasinin; her ne kadar açık, özgür, adil seçim demekse de aynı zamanda hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ilkesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile birlikte temel hak ve özgürlüklerin tanındığı ve güvence altına alındığı bir sistem olduğunu ifade etti. Bu sebeple, anayasal demokratik rejimlerde, yasama, yürütme ve yargı erklerinin, sahip oldukları yetkileri anayasaya, yasalara, hukukun üstün ve evrensel kurallarına bağlı olarak kullanabileceklerini
hatırlatan Coşar, ''Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın AK Parti'nin kapatılması ve bir kısım yöneticilerinin siyasetten yasaklanması isteğiyle dava açmış olmasını da bu çerçevede değerlendirmek, siyasi görüş ve tercihlerimiz her ne olursa olsun, demokrasi anlayışımıza ne kadar ters düşerse düşsün, salt böyle bir davayı açtı diye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı ve onun şahsında anayasal bir kurumu tahkir ve tezyif etmekten kaçınmak, kurumun saygınlığını, sakinliğimizi, soğukkanlılığımızı korumak, her
koşulda demokratik olgunluğumuzu göstermek zorundayız. Kaldı ki davayı açan savcılık makamı karar makamı olmayıp, sadece iddia makamıdır. Kararı verecek olan ise mahkemedir. Bu durumda kararı verecek olan yüksek mahkemeye güven duymak, mahkeme üzerinde baskı oluşturmaktan kaçınmak, demokrasi adına siyasi partilerin kapatılmasına karşı çıkarken, demokrasiyi, hukuk devletini korumak için yargıya sahip çıkmak zorunda olduğumuzu da unutmamamız gerekir'' ifadelerini kullandı.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 12:58

İLGİLİ HABERLER