Arınç, ''Yeni açılan bir mescit olmadığına göre ve bayanlar için ayrılmış bir küçük odanın yeri daha da iyileştirildiğine göre bunun münakaşasını yapmak doğrusu kimin aklına geliyor, ben anlamakta zorluk çekiyorum'' diye konuştu.
Arınç, TBMM'de gazetecilerin sorusunu yanıtlarken, kadınlar için mescit açıldığı tartışmaları konusundaki spekülasyonlardan üzüntü duyduğunu ifade etti. İbadet özgürlüğünün, temel hak ve özgürlükler arasında bulunduğunu vurgulayan Arınç, ''Erkekler için ibadet özgürlüğü ne kadar haklı ve makul ise bayanlar için de aynı şey geçerlidir'' dedi.
TBMM Genel Sekreterliği'nin bu konuda gerekli açıklamayı yaptığını kaydeden Arınç, şözlerini şöyle sürdürdü:
''Yeni yapılan hiç bir şey yoktur. Biliyorsunuz ki meclisimizde üzerinde mescit de yazmamak suretiyle erkekler için senato toplantı salonunun hemen yakınında ve abdest alabilmeleri için de oradaki bir mekanda bir tahsis yapılmıştır. Bayanlar için de eskiden beri böyle bir oda, fakat maalesef tuvalatlere çok yakın adeta içiçe denebilecek bir yerde bulunuyormuş. Genel sekreterliğimiz bunu uygun görmemiş. Başka bir küçük odaya taşımışlar. Yeni açılan bir mescit olmadığına göre ve bayanlar için ayrılmış bir küçük odanın yeri daha da iyileştirildiğine göre bunun münakaşasını yapmak doğrusu kimin aklına geliyor, ben anlamakta zorluk çekiyorum.''
''YAPTIĞIMIZ ŞEY DOĞRUDUR''
Arınç, bir milletvekilinin ''TBMM'de diğer dinlerin ibadet yerlerinin de bulunması gerektiğine'' ilişkin başvurusuyla ilgili olarak ''(cami kapatılsın onun yerine kilise ve havra açılsın) demenin toplumdan ne kadar uzak olunduğunu, toplumun değerlerine ne kadar yabancı olunduğunu'' gösterdiğini söyledi.
TBMM'nin halkın meclisi olduğunu, Meclisin 3 bin çalışanıyla büyük bir kompleks olduğunu anlatan Arınç, şöyle devam etti:
''Bu kompleks içerisinde 20 sene evvel yapılmış, minaresi olmayan ve cami diye nitelendirdiğimiz bir ibadet yeri var. Ayrıca küçük odalardan müteşekkil, ayrılmış, tahsis edilmiş küçük yerlerimiz var. Bütün bunlar benim dönemimde değil 1994'den bu yana devam ediyor iken ve 1994'den bu yana görev yapmış Hikmet Çetin'inden Hüsamettin Cindoruk'a, Ömer İzgi'den Yıldırım Akbulut'a kadar bütün meclis başkanları böyle bir konuda rahatsız edilmediğine göre acaba hangi akıl bunu benim dönemimde yeni bir şey gibi olağanüstü bir şey gibi yanlış bir şey gibi gösterebilir? Yaptığımız şey doğrudur. Bu doğru işe devam edeceğiz. Kimsenin bundan rahatsız olmasına gerek yoktur.''
''SAKALLI, KARA ÇARŞAFLI ZİYARETÇİ İDDİASI
Bir başka milletvekilinin de ''TBMM'ye sakallı, kara çarşaflı ziyaretçiler geldiğine'' ilişkin soru önergesi verdiğini hatırlatan Arınç, Meclis'e günde 5 ile 10 bin ziyaretçi geldiğini ve bunların tümünün künye tespitinin ve üst aramasının yapıldığını söyledi. AB normları çerçevesinde ziyaretçi kabul salonlarının yenilendiğini anlatan Arınç, ziyaretçilere yol göstermek üzere banko kurduklarını ve milletvekili ile irtibat kuruncaya kadar da kendilerini çay ikram etmek suretiyle ziyaretçi kabul salonunda ağırladıklarını bildirdi.
Arınç, şöyle konuştu:
''Ziyaretçilerin üzerlerindeki kıyafetler eğer hüviyet tespitine mani değilse bizim o kıyafete itiraz etmemiz mümkün değil. Ben bu meclisin başkanı olarak söylüyorum: Burası milletin meclisidir ve bu meclisin her santimetrekaresi Türk milletine aittir. Üzerindeki kıyafeti ne olursa olsun, benim milletimin geleneklerini, örfünü, yaşam tarzını ortaya koyan her şey, hüviyet tespitini yapabildiğimiz sürece benim için muteberdir. Bundan hiç kimsenin rahatsız olmasına gerek yok.'' Söz konusu soru önergesini en kısa zamanda yanıtlayacağını ve yanıtını da basına açıklayacağını ifade eden Arınç, ''Bu soru ve cevapları arkadaşlarımızın bağlı bulundukları seçim bölgesinin teşkilatlarına da göndereceğim ki arkadaşlarımız ne sormuşlar ben ne cecap vermişim, herkes bunu yakından görsün'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:22