Ekonomi
  • 27.5.2004 16:05

BABACAN: IMF İLE YAPILACAK ANLAŞMANIN SÜRESİ DEĞİŞEBİLİR

Babacan, Sky Türk Televizyonu'na yaptığı açıklamalarda, bütün ekonomi yönetiminin siyasi sorumluluğunun hükümette olduğunu vurguladı. Babacan, düzenleyici ve denetleyici kurulların bağımsızlığına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi: ''Uygulamaların nihai ve siyasi faturası her zaman hükümettedir. Hükümet, TBMM bağımsız kurullurın çalışma çerçevesini çizer. Bu çerçeve içinde bağımsızlık alanı budur. Bunu hükümet tanımlar, tabi yasa gerekiyorsa Meclis tanımlar. Bağımsız kurullar bu çerçeve içinde bağımsızdırlar. Hiçbir kurum bir bağımsız cumhuriyet değildir. Yani bir BDDK Cumhuriyeti bir, Merkez Bankası Cumhuriyeti yoktur. Bunlar Türkiye Cumhuriyetinin kurumlarıdır ve tüm kurumlar koordineli olarak çalışma durumundadırlar.'' BDDK VE MERKEZ BANKASI'NIN OPERASYONEL BAĞIMSIZLIĞI Kurulların bağımsızlığına müdahaleye ilişkin bir soruya ise Babacan şu yanıtı verdi: ''BDDK'nın, Merkez Bankası'nın operasyonal bağımsızlığı... Bunlar siyasi tercihdir. Aksi halde yasal çerçeve elimizde, biz herhangi bir değişiklik yapmak istediğimizde Meclisimize sunarız, Meclis de uygun görürse farklı bir çerçeve oluşur. Bu opsiyon her zaman açık. Bizim bir ekonomik programımız var, ana ilkeleri var. Orda bir çizgi var o çizgiden sapma olmaz. BDDK demişiz, Merkez Bankası demişiz... IMF, Dünya Bankası olsun olmasın orda bir değişiklik olmaz.'' Hiçbir dönemde olmadığı kadar önemli bir koordinasyon kurduklarını anlatan Babacan, ''Bütün Bakan arkadaşlarımızla abi kardeş gibiyiz'' diye konuştu. Hükümet yeni bankalar yasasıyla ''Oyak'ta askerleri, İş Bankası'nda da CHP'yi etkisiz hale mi getirecek?'' şeklinde iddialar olduğunun hatırlatılması üzerine Babacan, ''Bunları ilk defa duyuyorum'' yanıtını verdi. YÖK TARTIŞMASI VE FAİZ İLE DÖVİZİN YÜKSELMESİ Babacan, YÖK tartışmasının zamanlaması ile yurtdışındaki gelişmelerin zamanlamasının denk geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: ''Baktığınız zaman Türkiye'deki faizlerin arttığı dönemlerde. Meksika, Rusya, Brezilya, hepsinde paralel artışlar var. Türkiye'ye özel diğerlerinden çok farklı bir artış yok. Bu şu soruyu akla getiriyor. Acaba diyorum bizdeki YÖK tartışmaları, gidip de Güney Amerika ülkelerindeki Kolombiya'daki faizleri mi arttırdı, Rusya'yı mı vurdu bizim YÖK tartışmaları? Bu nasıl bir tartışmaymış ki dünya ekonomilerini etkiledi. İçerde böyle yansıtılmaya çalışıldı. Ben etkisi yok demiyorum ama minimumdur. Olup bitenin bir numaralı nedeni ABD'nin faiz artırmasıdır.'' Babacan, Merkez Bankası'nın her durumda dövize müdahale etmeyeceğini de belirterek, ''Merkez Bankası'ndan, (birisi öksürdü diye piyasa hapşırdı) diye her adımda müdahale beklemesin'' diye konuştu. IMF İLE İLGİLİ ALTERNATİFLER MASADA Babacan, IMF ile 2005 yılı ve sonrasına yönelik olarak, her alternatifin masada olduğunu, en uygun olan formatın IMF'ye sunulacağını ve onların bunu yönetim kurulunda görüşeceğini ve bu süreçte istişarelerin devam edeceğini söyledi. Babacan, IMF ile yapılacak anlaşmanın süresine ilişkin olarak da ''IMF ile yapılacak anlaşmanın süresi değişebilir, 3 yıl olacak diye bir şart yok. Bakıyoruz ülkelere 1,2,3 yıl çok farklı süreler var. Güven ortamını güçlendirecek bir şekil ne ise o olsun istiyoruz.'' Babacan, IMF ile borçların ötelenmesi konusunda opsiyonun her zaman açık olduğunu ifade ederek, IMF'e net borç ödeyicisi olmak istediklerini kaydetti. IMF GÜNAH KEÇİSİ HALİNE GETİRİLMİŞ Makul bir sürede IMF'ye olan borçları sıfırlama isteği içinde olduklarını anlatan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Şu anda IMF'ye üye 84 ülke var biz ne zaman üyelikten ayrılırsak, IMF'yi kovduk, kurtulduk diyebiliriz. Üyeliğimiz devam ettiği sürece onun şartlarını yerine getirmeye devam edeceğiz. 4. madde konsültasyonu var, bunu gelişmiş ülkeler de yapıyor. Geçen Japonya da yaptı, aynı IMF ABD ekonomisini eleştiriyor. Japon hükümeti demiyor ki, (IMF'yi kovalım). ABD böyle bir şey demiyor. Fakat Türkiye'de kötü bir şey oluşmuş. (Zor politikalar uygulamak için biz bunu yapmak zorundayız. Yapmak istemiyoruz ama bu IMF var ya IMF onlar yüzünden bu tedbirleri alıyoruz) diye IMF günah keçisi haline getirilmiş. Biz ne yapıyorsak Türkiye ekonomisini için, doğru olduğuna inandığımız için yapıyoruz.'' ÖZELLEŞTİRME Türkiye'de irili ufaklı bir sürü özelleştirme gerçekleştiğini hatırlatan Babacan, ''Kimse beklemesin ki Türkiye'de 10 yıl sonra bir Telekom, Tüpraş, Tekel devlet kuruluşu olsun. Hızla bunları özel sektöre devretmemiz gerekiyor'' dedi. Babacan, KKTC'yi yük olarak görmediklerini ifade ederek, ''Önemli olan KKTC halkının geleceğidir'' diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER