BABACAN: TÜRKİYE KAYBETTİ!
CNN TÜRK'te yayınlanan Manşet programında Mithat Bereket'in sorularını yanıtlayan Babacan, Orhan Pamuk davasında gelinen durum ve AB yetkililerinin dava ile ilgili açıklamalarını değerlendirdi.Babacan, Pamuk davasında yaşananların Türkiye açısından üzücü olduğunu belirterek, "geçtiğimiz hafta Türkiye'nin algılama boyutu açısından birşeyler kaybettiği bir hafta oldu" dedi.
Yaşananların Türkiye'nin imajına zarar verdiğini vurgulayan Babacan, "hükümet olarak son üç yılda özgürlükler, insan hakları ve demokratikleşme alanında yaptığımız reformlar unutulmamalı" diye konuştu.
AB yetkililerinin Pamuk davasıyla ilgili hükümeti eleştiren açıklamalarını da değerlendiren Babacan, "AB tarafından yapılan açıklamaların Türk yargısı üzerinde baskı yarattığını düşünmüyorum" ifadesini kullandı.
Başmüzakereci, yargının bağımsızlığı ilkesine dikkat edilmesi gerektiğine de işaret etti ve Türkiye'nin katılım sürecine başladığı bu dönemde 'iç gündemi' diye birşeyin olamayacağını söyledi. Babacan, "Türkiye'de olan biten artık AB'nin de gündemi olacak" şeklinde konuştu.
Babacan bu sürecin tek taraflı işlemediğini belirterek, "bizim de sorgulama hakkımız var. Bizde onların uygulamalarını sorgulayabiliriz" dedi.
301'inci madde polemiği
AB'den yeni TCK'nın 301'inci maddesinin muğlak ifadeler içerdiğine dair gelen eleştirileri de yorumlayan Babacan, "bu maddeyle ilgili açıkçası bazı tedbirler alındı. Ancak uygulamada problem olursa bakılır, halledilir" ifadesini kullandı.
Babacan, 301'inci maddeye yönelik eleştirilerle ilgili olarak Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yakın zamanda açıklama yapabileceğini de söyledi.
Duruşma 7 şubat 2006'ya ertelendi
16 aralıkta ilk duruşması yapılan yazar Orhan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 şubat 2006 tarihine ertelenmişti.
Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepki gelmiş, yetkililer birbiri ardına eleştiriler de bulunmuştu.
AB - Türkiye Karma Parlamento Eş Başkanı Joost Lagendijk, ''hükümet, parlamentoya değişiklik yasası getirebilir. Yapılacak şey budur. Türkiye'nin imajına büyük bir zarar vermiştir. Avrupa'da kötü bir imaj doğmuştur. Ünlü bir yazar hakkında dava açarsanız, dışarıda milliyetçiler bu yazarı dövmek için arabasına saldırırsa, burada ciddi bir sorun vardır" demişti.
AP Türkiye Raportörü Camiel Eurlings de, hükümetin yazar Orhan Pamuk davasını düşürmesi gerektiğini belirterek, ''hükümet reform taahhüdüne sadık kalmalı'' şeklinde konuşmuştu.
Orhan Pamuk'un dava getiren açıklamaları
Pamuk, bir İsviçre gazetesine, "bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulunmuş, bunun üzerine Pamuk hakkında ‘Türklüğe hakaret’ davası açılmıştı.
Pamuk’un davanın duruşmasına gelmemesi halinde ‘polis zoruyla’ getirilmesi için de karar çıkarılmıştı. Üç yıla kadar hapsi istenen Pamuk savcılık ifadesinde, "ben Türküm ve bununla da gurur duyuyorum" demişti.
Geçtiğimiz ekim ayında Almanya'nın Frankfurt kentinde Alman Yazarlar Birliği'nin 'Barış Ödülü'nü alan Pamuk, burada yaptığı konuşmada da "açık ve net bir şekilde tekrarlıyorum. '1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü' dedim. Bu sözlerimin arkasındayım" demişti.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:25