BAHÇELİ: "CHP'NİN İDDİALARI BÜTÜN YÖNLERİYLE ARAŞTIRILMALI VE AYDINLATILMALIDIR"
YUSUF ZİYA ERARSLAN
ANKARA - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'nin dinlenme iddiasıyla ilgili olarak, "Ana muhalefet partisinin devletin güvenlik güçlerince dinlendiği yolunda dile getirilen iddialar, bütün yönleriyle araştırılması ve aydınlatılması gereken çok ciddi bir nitelik taşımaktadır" dedi. Bahçeli, CHP'nin vermeyi planladığı gensorunun yanı sıra bu konuda Anayasa'nın 98. maddesi ve İç Tüzüğün 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması yapılması gerektiğini belirtti.
MHP lideri Bahçeli, CHP'nin 'dinlenme' konusundaki iddiaları üzerine yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde anayasal kurumların ve siyasi partilerin yasa dışı yollarla dinlenmesi konusunda yaşanan gelişmelerin, demokratik parlamenter rejimin ve insan haklarına dayalı hukuk devletinin geleceğini tehlikeye düşürecek vahim boyutlara ulaştığını kaydetti. 20 Mayıs 2008 günkü Meclis Grup konuşmasında bu konuda dile getirdiği endişeler ve yaptığı tespitlerin doğrulandığını ifade eden Bahçeli, "AK Parti'nin
korku diktatörlüğü kurma niyetlerini gösteren somut belirtiler son dönemde güç kazanmış ve siyasi meşruiyetini kaybeden iktidar partisinin hukuki ve ahlaki olmayan yollardan medet umduğu somut gelişmelerle bir kere daha anlaşılmıştır. Anayasal organları hedef alan taciz kampanyalarıyla, gayri meşru yollarla yaratılan baskı ortamlarıyla ve devletin bazı birimlerindeki kadrolaşmanın çeteleşmeye dönüştürülmesiyle devleti ve toplumu kuşatma altına alarak siyasi iktidarını sürdürme gafletine düşen AK Parti
Türkiye'yi bir kaos ortamına sürüklemiştir" değerlendirmesinde bulundu.
Bahçeli, ana muhalefet partisinin devletin güvenlik güçlerince dinlendiği yolunda dile getirilen iddiaların, bütün yönleriyle araştırılması ve aydınlatılması gereken çok ciddi bir nitelik taşıdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Bu konunun 'bildiğiniz bir şey varsa açıklayın, ispat edin' gibi polemiklerle geçirilemeyeceği ortadadır. Bunun çok ciddi siyasi ve hukuki sonuçları olması kaçınılmazdır. İçişleri Bakanlığı'nın bu konuda idari soruşturma yaptığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da inceleme başlattığı açıklanmıştır. Bu süreçlerin bir an önce sonuçlandırılması ve konunun idari ve hukuki bütün yönleriyle bir an önce açıklığa kavuşturulması büyük önem taşımaktadır. Bu süreçler işlerken, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu
konuda sessiz kalmamalıdır. TBMM'nin bilgi edinme ve denetim yollarına bu amaçla sonuna kadar işlerlik kazandırması erinde olacaktır. Bu çerçevede, gensorunun yanı sıra bu konuda Anayasa'nın 98. maddesi ve İç Tüzüğün 105. maddesi uyarınca Meclis araştırması yapılması üzerinde gereğince düşünülmelidir. Bu süreçlerin hayata geçirilmesi, Meclis çoğunluğu nedeniyle AK Parti'nin göstereceği fikri namus, iyi niyet ve samimiyete bağlıdır. Yasadışı dinleme iddialarını reddeden ve bunların sahipleriyle mutlaka
hesaplaşacaklarını söyleyerek meydan okuyan AK Parti'nin Meclis araştırması konusunda öncülük yapması veya tarafımızdan verilecek böyle bir önergeyi desteklemesi, kendileri bakımından bir siyasi ahlak ve samimiyet sınavı olacaktır. Ateşin bacayı sardığı bugünkü ortamda Sayın Başbakan ve arkadaşları, siyasi ve şahsi çıkar hesaplarıyla Türkiye'nin geleceğini kurtarma düşüncesi arasında bir tercihle karşı karşıyadır. Buradaki ince çizgi de; milli iradeyi siyasi eşkıyalık yapmak için paravan olarak kullanma
ilkesizliğiyle, milletin verdiği yetkiyi hukuk ve meşruiyet yolundan ayrılmadan Türkiye'nin aydınlık geleceği için kullanmak dürüstlüğünü ayıran çizgidir. AK Parti'nin bu konuda izleyeceği yol yakında görülecektir. Ancak, unutulmamalıdır ki, gayri meşru vasıtaları kirli bir silah olarak kullananların bunun hayrını gördüklerine tarih şahit olmamıştır."