Gündem
  • 30.4.2002 11:42

BAHÇELİ'DEN AVRUPA'YA IRKÇILIK ELEŞTİRİSİ

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA - Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, ırkçılık ve buna dayalı şiddetin, Batı Avrupa ülkeleri ve demokrasilerinin zaaflarından biri olarak ağırlığını koruduğunu söyledi. Partisinin TBMM grubunda konuşan Bahçeli, Le Pen'in seçimlerde başarı göstermesinin Türkiye'de Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları'nı gündeme getirdiğinin altını çizerek, Batı Avrupa demokrasilerinin 'ırkçı-popülist' özellikle de 'yabancı düşmanlığı' görüşleri ile ilk kez karşılaşmadığını ifade etti. "Hem Fransa'da hem diğer Avrupa ülkelerinde açıkça ya da örtülü biçimlerde benzer görüşleri savunan bir çok siyasi parti bulunmakta ve seçimlere katılmaktadır" diyen Bahçeli, bu akımların son dönemlerde çok daha etkin hale geldiğine değindi. Bahçeli, "Irkçılık ve buna bağlı şiddet, Batı Avrupa ülkeleri ve demokrasilerinin zaaflarından biri olarak ağırlığını korumaktadır. Ülkemizin de Avrupa Birliği üyeleğini önemseyen her çevrenin bu konular üzerinde de düşünmesi ve öngörülerde bulunmasının önemsiz bir ayrıntı değil, ihtiyaç olduğu ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu vesileyle çağrımızı tekrarlıyor ve her uluslararası meselede ve milli çıkarlarımızın bulunduğu her konuda bütün siyasi partileri ve ilgili kurumları daha dikkatli ve gerçekçi olmaya davet ediyoruz. Unutulmamalı ki, Avrupa Birliğine üyeliğimiz, günlük siyasi çekişmelerde bir dolgu malzemesi olarak kullanabilabilecek sıradan bir konu ve alan değildir. Türk milleti ve devletinin geleceğini ve hayatiyetini yakından ilgilendiren önemli hedef ve konulardan biridir" diye konuştu. AB konusundaki görüşlerini yineleyen Bahçeli, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı: "AB yönetimi nasıl bir Avrupa ve dünya tasavvur ettiğini artık netleştirmeli ve bunu da deklare etmelidir. Böyle bir Avrupa Birliği projesi içinde Türkiye'nin yerinin ne olduğu açıkça belli olmalıdır. Bu çerçevede ülkemizin önüne gerçekçi, inandırıcı ve samimi bir perspektif dolayısıyla müzakere takvimi koymalıdır. AB yönetimi, başta Kıbrıs, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası ve terörizmle etkin mücadele olmak üzere, ülkemizle olan ilişkilerinde somut adımlar atmalı, Türkiye'ye karşı önyargılı ve ayrımcı yaklaşımdan vazgeçmelidir". Bahçeli açıklamalarında ırkçılık hayaletinin Avrupa'da dolaşmaya başladığına işaret ederek, "Irkçılık hayaletinin Avrupa üzerinde dolaşmaya başlaması karşısındaki tedirginlik ve tepkiler ortada iken Türkiye'nin tam 15 yıl boyunca yaşadığı yoğun terör olgusu karşısında bırakınız destek olmayı, anlayışla bile karşılamayanların iyi niyetinden şüphe etmemek mümkün mü? Avrupalı muhataplarımız ve dostlarımız bu sorular üzerinde düşünmeli, Türkiye'ye daha fazla haksızlık yapmaktan biran önce vazgeçmelidir. Bugün Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı çıkan ve yabancı düşmanı tezler ileri sürdüğü için hakkında haklı olarak kampanyalar açılan Le Pen'e gösterilen tepki, ne yazık ki, benzer söylemleri dillendiren diğre tanınmış Avrupalı politikacılara gösterilmemektedir. Le Pen'in Türkiye karşıtı söylemlerinin bugün Avrupa Konvansiyonu'nun başında bulunan ve Hristiyan demokrat siyasetin duayenlerinden kabul edilen Valery Giscardes d'ezstaing'in 'Türkiye Avrupa dışı bir ülkedir, birlik içinde yeri yoktur' söylemlerinden farkı nedir?" dedi. TAYYİP ERDOĞAN'A ELEŞTİRİ Bahçeli, açıklamalarında Türk Ceza Kanunu'nun 312. maddesi üzerinde de durarak, "Toplum yönetiminde söz ve sorumluluk sahibi olanların, her aklına geleni dillendirdiği, milli ve topumsal duyarlılıkların gözardı edildiği, her türlü manevi değeri kolayca istismar ettiği bir siyaset zemininde sağlıklı bir rakabet sürecinin ortaya çıkması imkansızdır. Bir de bu tür anlayış ve yaklaşımların çeşitli gerekçelerle olumlandığı düşünüldüğünde sorunları aşmanın ve çözüm üretmenin iyice zorlaşması kaçınılmazdır". Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:42

İLGİLİ HABERLER