BAHÇELİ'NİN 'SIFIRLANMIŞ' DEDİĞİ İKİ SİYASETÇİ
İSMAİL KÜÇÜKKAYA-AKŞAM
Türkiye’nin müthiş Hırvatistan maçına saatler kala MHP Genel Merkezi’nde Dr. Devlet Bahçeli’nin yanındaydım. MHP Lideri Bahçeli, maç öncesi bizimkileri favori görüyordu, “inançlı ve azimli oynarlarsa yine kazanırlar” dedi. İsviçre maçına Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’ndan davet gelmiş ama Bahçeli teşekkür edip, maçı evinden izlemeyi tercih etmiş.
Bahçeli ile görüştüğüm gün gazetelerde “Kemal Derviş’li TÜSİAD toplantısına ve Mesut Yılmaz’lı yeni siyasi oluşum senaryolarına” ilişkin haber ve yorumlar vardı.
“Siyasi sezgisi” her zaman güçlü bir kişi olan Bahçeli’nin düşünce ve değerlendirmelerini merak ediyordum. Acaba, “Türkiye’ye dönük yeni bir kurgu kuşkusu görüyor muydu?” Benzeri birtakım gelişmelerin yönünü değiştirmeyi, içinde bulunduğu hükümetleri bozma pahasına “erken seçim” kozuna başvurarak başarmıştı. Aynı şekilde en ciddi rakibinin elindeki siyasi malzemeleri boşa çıkarmak için “biz o gün Genel Kurul’da olacağız” demişti.
Katılırsınız, katılmazsınız ama şunu kabul etmelisiniz ki; “MHP’nin son dönemdeki bütün hamlelerinde siyasi akıl devrededir.”
Bahçeli, “politik teorilerin tarihini iyi bilen akademisyen kişiliği” ve “oyun bozucu siyasi kimliği” ile bugünlerde yine Türkiye’ye dönük uluslararası birtakım manevraların sahnelendiğini, bunda bazı iç çevrelerin de kullanıldığı tespitini yapıyor. Bu durumun kavramsallaştırmasını da şöyle yapıyor:
“Türkiye’ye yönelik kontrollü bir istikrarsızlık planlaması.”
Bir gazeteci olarak ben de kendisine aynen katılıyorum. Bakınız Bahçeli, Dervişli Mesut Yılmazlı siyaset senaryoları için ne dedi:
“Marjinal faydası sıfırlanmış şahsiyetleri Türkiye’ye umut diye sunmak gaflettir.”
MHP Genel Başkanı’na göre “Türkiye bir yol ayrımında.” Bu tarihi sınavdan geçmek ve siyasal mücadelenin kaosa dönüşmesini, rejim krizi haline gelmesini önlemek için her kesime büyük sorumluluk düşüyor. Bahçeli şimdi kurmaylarıyla birlikte geniş kapsamlı bir öneriler paketi hazırlığına girişmiş durumda. Bunu önümüzdeki günlerden itibaren Türkiye gündemine getirecekler. Ben de buna ilişkin değerlendirmelerimi size aktaracağım.
“Her şey Tayyip için, demeye başladılar”
Bahçeli, harekete geçmesi, inisiyatif alması ve fedakârlık yapması gerekenlerin başında Başbakan Erdoğan’ı görüyor. Beklentisini anlatırken, “hayal kırıklığını” şu sözlerle ortaya koyuyor:
“Birinci günden itibaren ‘Her şey Türkiye için’ diyorlardı. Şimdi ‘Her şey Tayyip Erdoğan için’ demeye başladılar. Bu bakış hayır getirmez. Türkiye ve kendi partileri için yapabilecekleri şeyler var. Sorumluluklarını yerine getirsinler.”
Bahçeli, yaşadığımız kutuplaşmanın bir ucunda AKP’yi görüyor, diğer tarafında ise ana muhalefet partisi CHP’yi. “Normalleşme için mutlaka bu iki partinin uzlaşması gerekir” diyor.
Çaylarımızı yudumlarken, Bahçeli’nin sözlerini dikkatle dinliyorum. Her bir kelimesini özenle seçen Bahçeli, içinde bulunduğumuz ortamdan çıkış için birinci şart olarak “yargıyı tartışma zeminine çekmekten vazgeçilmesini” gösteriyor.
Ankara’daki çatışma ortamı ve kurumlar arası gerginlik Bahçeli’ye tedirgin ediyor. Bahsettiğim öneriler paketini işte bu nedenle gündeme taşıyor. Bununla birlikte umudunu korumasının sebebini şu cümleyle özetliyor: “TBMM açıktır ve görevinin başındadır.”