BAKAN EKREN: "BÜTÇE DIŞINDA EK BİR TEDBİR SÖZ KONUSU DEĞİL"
ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, Merkez Bankası'nın bağımsızlığı kadar piyasalara ve ekonomi yönetimine vereceği mesajların da önem taşıdığını ifade etti. Şu anda bütçe dışında bir ek tedbirin söz konusu olmadığını kaydeden Ekren, "Ama gelişmelere göre bakacağız tabii. Makro dengelerin bozulmaması için mikro çerçevede ne alınması gerekiyorsa alınacaktır" dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ekren, dün gerçekleştirilen 60. Hükümet'in ilk Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında alınan kararlara ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Ekren, yeni Başbakanlık binasında düzenlediği basın toplantısında toplantının ilk bölümünde genel ekonomik gelişmeler üzerinde durulduğunu, ikinci bölümünde ise istihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasıyla ilgili strateji belgesi ve eylem planının güncelleştirilmesini tartıştıklarını söyledi. Ekren, ekonomide
koordinasyonun amacının ekonomi yönetiminin etkinliğini artırmak ve temel ekonomik hedeflere hızlı ve kaliteli şekilde ulaşmak olduğunu belirtti. Bu hedef doğrultusunda zaman içinde 3 aracı uygulamaya koymayı amaçladıklarını kaydeden Ekren, birincisinin söylem birliğini oluşturmak için veri ve bilgi derleme ve değerlendirme uygulaması, ikincisinin sistem dinamiği ve simülasyon modeli, üçüncüsünün ise mikro ve makro performans sepetleri oluşturulması olduğunu söyledi. Bakan Ekren, bundan böyle belli
aralıklarla toplantılar düzenleyeceklerini belirterek, Bakanlığa bağlı birimlerle haftada bir değerlendirme toplantıları yapacaklarını, EKK üyesi bakanlarla 15 günde bir biraraya geleceklerini, ayda bir EKK toplantılarının, 3 ayda bir ise Konsey toplantılarının gerçekleştirileceğini ifade etti.
Dünkü toplantıda ekonomik göstergeler üzerinde durduklarını ve dünya ve Türkiye ekonomisi üzerinde değerlendirmeler yaptıklarını kaydeden Ekren, her toplantıda son göstergelere dayalı görüşmeler yapacaklarını belirtti. AK Parti'nin ikinci döneminde iddialı, sanal korkulardan kurtulmuş, Türkiye'de bir dünya insanı, dünya firması, dünya devleti oluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Ekren, makroekonomik yaklaşımları daha da güçlendireceklerini ifade etti. Piyasaya güvenin süreceğini belirten Ekren, Merkez
Bankası ile ilgili yorumlarda da bulundu. Ekren, "Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ne kadar önemliyse, piyasalara ve ekonomi yönetimine vereceği mesajlar da o kadar önemlidir. Merkez Bankası'nın yetkin açıklamalarına itibar ediyoruz" şeklinde konuştu.
Makro dengelerin sağlam oturtulamaması halinde mikro dengelerde bozulma ortaya çıkabileceğine işaret eden Ekren, Türkiye'nin rekabetçi sektörlerine ilişkin bir harita belirleyip, hangi sektörlere hangi teşvikler verilebileceği üzerinde duracaklarını söyledi.
"BAKAN ÇELİK, İSTİHDAM ARTIŞINA İLİŞKİN RAPOR HAZIRLAYACAK"
EKK toplantısında Türkiye'de özel bir istihdam ve işsizlik politikası uygulanması gerektiği sonucuna vardıklarını dile getiren Ekren, ortada işgücü talebinden ve işgücü arzından kaynaklanan bir istihdam ve işgücü tablosu bulunduğuna işaret etti. Büyümeyle birlikte istihdamda artış yaşandığını ancak Türkiye gibi yükselen piyasalarda işsizlik sorununu kökünden çözecek bir alternatif sunmadığını anlatan Ekren, verimlilik ve kalite artışlarının büyüme için olmazsa olmaz olduğunu dile getirdi. Ekren,
"Verimliğin ortaya çıkarttığı büyümeye bağlı istihdam artışı özel koşullarda, iyi yetenekli, kalifikasyonu yüksek insanlara istihdam fırsatı sağladığı için onların sorununu çözebilir ama değişik bölgelerde, değişik kesimlerde eğitim ve cinsiyete bağlı olarak işsizlik oranı artıyorsa büyümenin dışında başka bir modelle, başka bir yaklaşımla da işsizliği çözmemiz gerekir. Dolayısıyla 3 tane paketten söz ettik. Bir tanesi istihdam politikalarıdır. Makro dengelerin korunarak büyümenin sürdürülebilir bir
halde devamı durumunda ortaya çıkan istihdamla ilgili bir konudur. Bundan fedakarlıkta bulunmadan verimlilik artışına dayalı bir büyümede devam edeceğiz. İkincisi işgücü politikalarıdır. Burada da önemli olan işgücünün evrensel kural ve koşullarda yapılanmasına neden olacak bir yasal düzenlemenin gerekli olup olmadığını arkadaşlarımız tartışıp bize bir doküman getirecekler. Son olarak da işgücü piyasası politikalarıdır. Burada da aktif ve pasif diye ayırıp herhangi bir eğitim verildiğinde işgücü piyasasına
girebilecek insanlarımızın özelliği nelerdir, bunu tartışacağız. Böyle bir eğitim alamıyorsa onlara sosyal politikalarla destek verecek bir altyapıyı da kurmaya çalışacağız" dedi.
Ekren, işsizliğin azaltılması ve istihdamın artırılması konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e bir görev verildiğini, Çelik'in işsizliği azaltma, istihdamı artırma strateji belgesi ve eylem planını güncelleştirerek çok kısa vadede, orta vadede ve uzun vadede hangi tedbirler alınırsa ne tür sonuçlar elde edilebileceğine ilişkin bir rapor hazırlayacağını ve Kurul'un gündemine getireceğini söyledi.
Açıklamalarının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Ekren, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın, olası bir sınır ötesi operasyon durumunda likidite yönetiminde daha aktif olunacağı yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, Yılmaz'ın Irak'la ilgili yaptığı açıklamanın, kendi ifadesini destekleyen bir yaklaşım olduğunu söyledi. Ekren, "Amerika'da ve İngiltere'deki Merkez Bankaları da kendi ekonomileriyle ilgili hassas konular olduğunda çok net, çok açık tavır alabiliyorlar. Merkez
Bankası'nın bu konudaki yaklaşımının benzer olduğunu görüyorum. Merkez Bankası'nın yetkinlik ve kalitesi konusunda hiç şüphemiz olmadığını ortaya çıkardan bir sonuçtur bu" diye konuştu.
Kuzey Irak'ı operasyonun yaratacağı olası tahribatları önlemek için alınacak tedbirlere ilişkin bir soru üzerine Ekren, Irak'ta yerleşik olan terör gruplarına yönelik olarak almayı düşündükleri tedbirlerin 4 bileşenden oluştuğunu, bunların diplomatik, siyasi, askeri ve ekonomik bileşenler olduğunu söyledi. Ekren, "Bu konuda neyi amaçlıyorsak ona ulaşmak için bu 4 tane unsurun en optimal bileşimini bularak bu şekilde davranacağız. Muhtemelen MGK'da alınan tavsiye kararından sonra Bakanlar Kurulu'na
aktarılacak veri ve bilgiler orada tartışılacak" şeklinde konuştu.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in bütçede ek önlemler alınabileceği yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Ekren, bütçenin rakamlarıyla birlikte düşünüldüğünde önümüzdeki yıl için vergi gelirlerini iyileştiren, harcamalarda etkinlik sağlayan bir bütçe olduğunu söylemenin mümkün olduğunu bildirdi. Ekren, "Ek tedbirden kasıt bütçe dışında bir ek tedbirse zaten şu anda söz konusu değil" dedi.
IMF ile görüşmelerde ek tedbir gerektiğinin söylendiğinin hatırlatılması üzerine Ekren şunları söyledi:
"Bütçe bağlanırken önümüzdeki yıl içinde muhtemel risklere, harcama tavanlarına ve gelir artışlarına bakarak bir bütçe bağlanır. Ek tedbir dediğiniz bütçenin bu şekilde bağlanmasını da ifade ediyorsa bu zaten var içinde. Onun dışında bir şey söylüyorsanız şu anda öyle bir şey gündemde değil diyorum. Ama gelişmelere göre bakacağız tabii."
"MAKRO DENGELERİN BOZULMAMASI İÇİN MİKRO ÇERÇEVEDE NE ALINMASI GEREKİYORSA ALINACAKTIR"
Bakan Şimşek'in, bütçe dışı tedbirlerin en önemlisinin elektrik zammı olduğunu vurguladığının hatırlatılması üzerine Ekren, "Bütçe dışı dendiğinde sayın Şimşek'in vurgulamak istediği, faiz dışı fazla hesaplanırken merkezi yönetim ve merkezi yönetim dışı bütçe rakamlarının birlikte ele alınması ise ve orada ifade ettiği enerjiyle ilgili düzenlemeler ise, genel dengeleri korurken nispi dengelerin genel dengelere zarar vermemesine özel önem gösteriyoruz. Bu çerçevede bakıldığında oluşturduğumuz makro
dengelerin bozulmaması için mikro çerçevede ne alınması gerekiyorsa alınacaktır. Eğer sayın Şimşek de bunu kastediyorsa doğrudur" değerlendirmesinde bulundu.
Ekren, 9. Kalkınma Planı'yla birlikte 2008-2012 döneminde istihdam maliyetlerinde 10 puanlık bir düşüşün öngörüldüğünün, Hükümet Programı'nda da bu sürecin 5 puanlık bir indirimli başlayacağının belirtildiğinin hatırlatılması ve indirime yönelik takvimin sorulması üzerine Hükümet Programı'nda, kalkınma planlarında ve diğer dokümanlarda çok net şekilde vurguladıkları taahhütlerin arkasında olduklarını söyledi. Ekren, "Koşulları ve zamanı oluştuğunda taahhütlerin yerine getirileceği konusunda hiçbir
tereddüdün olmaması lazım. Hükümet Programı'nda, Kalkınma Planı'nda ne zaman denmişse ona uygun koşulları oluşturmak zaten ekonomi yönetiminin görevidir" diye konuştu.
Ekonomi yönetiminde çok seslilik bulunduğunun hatırlatılması ve ekonomi bakanlarıyla bir görüşme yapıp yapmayacağının sorulması üzerine Ekren, "Bakanlarımızın kendi faaliyet alanıyla ilgili tercih ve önceliklerini söyleme biçimleri ile muhabirler arasındaki ilişkiyi siz kendiniz yönetirsiniz. Ama sonuçta bu tabloyu makro dengeleri, ekonomi yönetiminin gelen perspektifini birlikte belirlediğimiz arkadaşlarla oluşturduğumuz için farklı bir düşünce tarzının olmayacağını altını çizerek söylüyorum. Son sözü
ben söyleyeceğim diye bakıyorsanız o konuda yanılıyorsunuz. Son sözü hep birlikte, arkadaşlarla toplanırız, sizlerle de bunu paylaşırız" dedi.
Ekren, işsizliğin azaltılması konusunda bölgesel bir teşvikin düşünülüp düşünülmediği sorusu üzerine, Çalışma Bakanı Çelik'in hem kırda, hem kentte, hem sektörler, hem de bölgelerde getireceği veri ve tablolara bakıp hangisi daha fazla katma değer sağlayacaksa onunla ilgili karar alıp Bakanlar Kurulu'na sunacaklarını söyledi.
"İstihdam konusunda somut bir kararın neden alınamadığı" sorusu üzerine Bakan Nazım Ekren, hem yeni bütçe rakamlarının ortaya çıktığını, hem önlerindeki konjonktürü daha net görmeye başladıklarını belirterek, işsizlik ve istihdamla ilgili önlerine gelecek paketin de bütçeye ve makro dengelere fayda sağlayacak bir yapıda oluşmasını sağlamak için sadece güncelleştirme yapılacağını ifade etti. Kamu borç stokunun milli gelire azaltılmasına ilişkin bir soru üzerine Ekren, faiz dışı fazlayı sadece bununla
ilişkilendirmenin tek başına çözüm olarak değerlendirilemeyeceğini, faiz dışı fazlanın, faiz oranlarının düşmesi, büyüme oranlarının artması, güven ve istikrarın artmasının, bunun unsurları olduğunu kaydetti. Ekren, bu faiz dışı fazlayla da kamu borcunun milli gelire oranını azaltmanın mümkün olduğunun söylenebileceğini ifade etti.
Bakan Ekren, istihdam konusunda yapılacak çalışmada kadın çalışanlara daha fazla teşvik düzenlemesinin yer alıp almayacağı sorusu üzerine işgücüne katılma oranlarının en düşük olduğu kesimin kadınlar olduğuna işaret etti. İşsizliği azaltırken, istihdamı artırırken kadınların önce işgücüne katılmalarının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ekren, "Bir kalifikasyona, bir yetkinliğe sahip olarak hanımlarımıza neler verebiliriz, bunları belirleyelim. Katıldıktan sonra zaten ister bölgesinde ister sektöründe
kendine uygun bir iş imkanı bulacaktır" ifadelerini kullandı.
TÜSİAD'ın hazırladığı raporun ekonomik programdan vazgeçilmesi ve makroekonomik hedeflerin değiştirilmesi gerektiği yönünde görüşlere yer verildiğinin hatırlatılması üzerine Ekren, iş dünyasının önemli bir kuruluşunun Türkiye ve dünyadaki gelişmelere bakış tarzını ciddiye aldıklarını ancak ciddiye almanın, kendileriyle birlikte oturup görüşmeden, bunların nasıl bir etki yapacağını, nasıl bir değişim ve dönüşüme neden olacağını belirlemeden kabul etmek olmadığını kaydetti. Devlet Bakanı ve Başbakan
Yardımcısı Nazım Ekren, hükümetin genel olarak makroda bir kurgu değişikliğinin, ana parametre olarak söz konusu olmadığını ama gelişmelere bağlı olarak değişiklikler yapılabileceğini söyledi.