OSMAN SAV-SERHAT DEMİR
ZONGULDAK - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Kömür bizim için son derece önemli. Biz sessiz bir devrim yapıyoruz. Bu, sözle, lafla, hikayeyle olmaz. Uygulamayla yapılıyor" dedi.
Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) ait maden kuyusunun açılış töreni ile bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Zonguldak'a gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, ilk olarak helikopter ile Ereğli İlçesi'ne geldi. Buradaki ziyaret ve incelemenin ardından Zonguldak'ın Gelik Beldesi'ne gelen Bakan Güler, TTK'ya ait 75. Yıl Cumhuriyet Kuyusu'nun açılışını gerçekleştirerek, maden ocağına girdi. Bakan Güler'i, TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen, Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Çetin Altun, milletvekilleri, belediye başkanları, daire müdürleri, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile maden işçileri karşıladı.
Gelik Belediye Başkanı Hasan Fahri Yıldırım, GMİS Genel Başkanı Çetin Altun ve TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen'in konuşmalarının ardından kürsüye gelen Bakan Güler, madencilerin, madenin ve kömürün merkezinde bulunduğunu belirterek, "Emek ve devrim, burada iki önemli kavramdan bahsederek sözlerime girmek istiyorum. Bu nokta son derece önemlidir. Çünkü nerede bulunduğumu iyi biliyorum. Emeğin içinden dirilmiş şekli olan madencilerin, madenlerin ve kömürün merkezinde bulunuyorum. Bundan dolayı sizin için özel bir konuşma yapmak istiyorum. Bugün kanayan bir yara olan ve sirkülasyonların yapıldığı bölgenin ve dolayısıyla ülkemizin bir sorununu çözmek için burada bulunuyoruz. Yıllardır problem olan bir bölgedir burası. Buraya cesaretle sağlık verici bir neşter vuracağız ve bununla da hem bölge sıkıntılı bir noktasından, probleminden kurtulacak hem işsizliği önleyici çözüm getiriyoruz hem de üretimi arttıracağız. Dolayısıyla bu da devrim anlamına geliyor. O bakımdan buradaki yapacağımız çalışmalar son derece anlamlı, bugün de son derece önemlidir" diye konuştu.
Bakan Hilmi Güler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ismini hatırlatarak, "Enerji politikamızı yerel kaynaklarımıza, tabii kaynaklarımıza daha çok bağlıyoruz. Bunun için de yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Bizim sözlerimizde fazla cek cak yok. Biz yapıyoruz. Bunu çok konuşmadan yapıyoruz. Çünkü, bazı şeyler söylenmeden yapılır. Hazırlığımızı, planımızı, programımızı yapıyoruz. Bunun için olayı önce kafamızda ve gönlümüzde projelendiriyoruz. Hazırlığımızı yaptıktan sonra da cesur bir şekilde, kararlı bir şekilde üzerine giderek bu işi çözüyoruz" dedi.
"ÖNCE DELİKLERİ KAPATTIK"
Göreve geldiği günden itibaren yaptıklarını hatırlatan Bakan Hilmi Güler, önce para pul harcamadan yapılacakları önceden planladıklarını, bunun için önemli çalışmalarının olduğunu söyledi. Bakan Güler, "Önce kan kaybını önlemeye başladık. Bu da yolsuzluklar, usulsüzlükler. Geçen sene bu vakitler ÇEAŞ ve KEPEZ'in üzerine çok ciddi ve kararlı bir şekilde yürüdük. Şu kuyunun 20 senede yapıldığını bahsetti TTK Genel Müdürü, normal olarak bu 4 senede yapılırdı. Benim inancım ise 1.5-2 yılda yapılacağı şeklindedir. Bu para ile olur. Bir ÇEAŞ ve KEPEZ olayına baktığımız zaman, bir İmar Bankası meselesine baktığımız zaman Türkiye'nin bir yıllık tüm yatırım bütçesinden daha büyük bir para, 8 katrilyon lira para gitti. Bunun içinde sadece madencinin hakkı olan yatırımlar değil, yol var hastaneler var, okul var, köprüler var her şey var. Böyle bir para gitti. Biz bunların üzerine giderek, önce delikleri kapattık. Bu delikler birtakım yanlış, eksik, hatalı anlaşmaları elden geçirdik. Bunların içinde doğal gaz anlaşmaları vardı, elektrik yap-işlet-devretleri ve diğer konular vardı. Bunların üzerine teker teker giderek çözmeme çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmalarla da köklü çözümler getirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
"Kömür bizim için son derece önemli. Biz sessiz bir devrim yapıyoruz. Bu kelimenin altını tekrar çiziyorum, sessiz bir devrim. Bu sözle, lafla, hikayeyle olmaz. Uygulamayla yapılıyor" diyen Bakan Güler, bunlardan bir tanesinin Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), diğeri de TTK olduğunu, bu iki güzide kuruluşlarının da yerli kaynakları öne çıkardığını söyledi. Bizzat uygulamayla bunu ispat ettiklerini vurgulayan Güler, "Mühendislikte bir kural var. Ben de mühendisim. Mühendis ikna etmeye çalışmaz, ispat eder. TKİ sizin akraba kuruluşunuz. Kurumumuz 7.7 milyon ton kömür üretiyor. Biz bunun 4 milyon tonu ile piyasaya girecek, geri kalanını santrallere verip elektrik üreteceğiz. 4 milyon ton kömürün 1.5 milyon tonu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığı ile fakir fukara aileye dağıtılacak. Geri kalanı da yıkanmış, torbalanmış olarak kullanıcıya iletilecek. Bu daha önce yapılmıyordu. Bundan dolayı 450-500 milyon dolar para vatandaşın cebinde kalacak. Bununla yerli kömürü canlandırmış oluyoruz, ilave olarak 6 bin kişiye istihdam sağlıyoruz, daha önce çalışmayan 6 işletmeyi canlandırıyoruz. Burada da ilave işlerle beraber 8 bin kişi ekmek yiyecek" diye konuştu.
"MADENCİNİN YÜZÜ GÜLECEK"
Bakan Güler, şunları söyledi:
"TTK 20 yıldır zarar ediyor. Bunun şu veya bu sebebi var. İhmal edilmişliği var. Yanlış politikaları var. Bizlerin hataları var. Bu sadece işçi kardeşlerimizin ve yöneticilerimiz sorunu değil, bu hepimizin meselesidir. Burada siz biz yok. Bu yaraya sağlıklı bir neşter atarak, bunu bugünden itibaren çözmeye başlıyoruz. Yapacağımız çalışma hukuki olsun diye önce maden yasası ile bu işi ele aldık. Şimdi bundan sonra da burada üretimi arttırmaya çalışacağız. Bunu yaparken herkes kazanacak. Bizim amacımız başta siz olmak üzere hepimizin yüzünün gülmesi. Sizin yüzünüzü güldüreceğiz. Bastığım yerde de kömür var. Bu kömürü çıkarmıyoruz. 2 milyon ton kömür çıkarıyoruz. Ve her yıl 320-350 milyon dolar zarar ediyoruz. Bu yanlış politikaya, yanlış gidişe dur ve dur dememiz lazımdı. Bize yakışan da buydu. Süratli bir şekilde hem üretimi arttırarak, hem çalışanı arttırarak bu meseleyi çözeceğiz. Burada ana unsur hem özel sektör hem kamu sektörü birlikte olacak. Burada hem yatırım yapılacak hem de daha fazla kişi ekmek yiyecek. Dışarıya daha az para ödeyeceğiz, kendi kaynaklarımızı harekete geçireceğiz. Yaptığımız çalışmalarla üretimi 9.8 milyon tona çıkaracağız. Bu 3 sene içerisinde olacak ve 10 bin kişi ilave olarak ekmek yiyecek. Bunun 8 bini özel sektör, 2 bini de kamu sektörü ile olacak. Taşkömürü bizim için son derece önemli."
Bu çalışmalarla birlikte aynı zamanda doğal gaz ve petrol aramalarına da ağırlık verdiklerini söyleyen Bakan Güler, 7 Temmuz'da inşallah bir tören daha yapacaklarını, Akçakoca açıklarında doğal gaz sondajına başlayacaklarını söyledi. Bulunmadan bir şey söyleyemeyeceklerini ama yaklaşık 1 aylık süre olduğuna dikkat çeken Güler, orada iyi sonuç aldıkları takdirde herkesin yüzünün güleceğini, ondan sonraki hedefin Doğu Karadeniz Hopa açıklarında petrol çalışması yapılması olduğu, bunun için de sismik değerlendirmelerin yapıldığını, çalışmalarının gece gündüz sürdüğünü kaydetti.
İşçilerden bu çalışmalarda kendilerine destek vermelerini isteyen Bakan Güler, "Emeğin en güzel cisimleşmiş şeklini ben madencilikte, kömürde görüyorum. En büyük güvencemiz esas tabii kaynaklarımız olan yeraltı kaynaklarımız ve en önemlisi insan kaynaklarımızdır. Hükümet olarak da yanınızdayız, genel müdürlük olarak da yanınızdayız. Kolay değil arkadaşlar. Sizler yüzlerce metre yerin altına ineceksiniz, orada emeğinizi harcayacaksınız, oradan kömürleri madenleri çıkaracaksınız, ondan sonra yeryüzüne çıkıp, hem emeğinizin karşılığı helal ekmeğinizi yiyeceksiniz hem de ülkemize kazandıracaksınız. Bu kolay bir iş değil" şeklinde konuştu.
Konuşmasının ardından Bakan Güler'e TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen hediye olarak madenci feneri takdim etti. Ardından Bakan Güler, maden ocağına girdi. Bakan Güler, daha sonra kurulan çadırda basın mensuplarının sorularını cevaplandırırken, elektrikler kesildi. Elektriğin kesilmesi üzerine mikrofonla ses ulaşmayınca TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen ve yetkililerin müdahalesi sonucu elektrikler tekrar geldi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:26