Gündem
  • 6.7.2004 13:26

BAŞBAKAN ERDOĞAN: AK PARTİ İKTİDARI LİTERATÜRE YENİ BİR İFADE KAZANDIRDI

Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, iktidara gelir gelmez başlattıkları yapısal düzenlemelerin bundan sonra da devam edeceğini söyledi. Makro ekonomik göstergelerde her gün sevindirici yeni bir gelişme yaşandığını, açıklanan son ekonomik rakamların en iyimser beklentilerin bile üzerinde çıktığını kaydeden Erdoğan, ''hepimizin yüzünü güldüren seviyeler yakalanmıştır, yakalanmaya devam edilmektedir'' diye konuştu. Birilerinin bu başarıları, farklı yönlere çekmek isteyebileceği, sonuçları, ''yapay ve sanal'' olarak nitelendirebilecekleri uyarısında bulunan Erdoğan, ''biz, yolumuza aynı azim ve kararlıkla devam ediyoruz'' dedi. LİTERATÜR AK Parti'nin iktidar olarak literatüre yeni bir ifade kazandırdığını kaydeden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: ''Bu ifade (beklentilerin üzerinde iyileşme sağlanması) ifadesidir. Bütün ekonomi haberleri, bu ifadeyle birlikte verilmektedir. Büyüme beklentilerin üzerinde, enflasyondaki düşüş beklentilerin üzerinde, faizlerdeki düşüş beklentilerin üzerinde, faiz dışı fazla beklentilerin üzerinde, turizmin gelişmesi beklentilerin üzerinde gerçekleşmektedir. Çünkü beklentilerin üzerinde gayret gösteren bir hükümet işbaşındadır. Demek ki çıtayı en yükseğe koymakla, daha yola çıkarken (Türkiye'nin çözülemeyecek meselesi yoktur) demekle çok isabetli bir karar vermişiz. Şimdi 20 aylık bir tecrübeyle daha emin olarak söylüyorum; Türkiye'nin çözülmeyecek bir sorunu, meselesi yoktur. İstikrar ve güven meyvesini vermiş ve bütün alanlarda beklentilerin üzerine çıkılmıştır. Kimsenin gücü, halkın direncini, maneviyatını kırmaya yetmeyecektir. Bundan böyle kötümser, karamsar senaristlerin senaryoları ellerinde kalacaktır. Zira biz, topluma güveniyoruz ve toplum da bize güveniyor. Başarımızın sırrı buradadır. Bu noktayı asla unutmayalım.'' ''DİK DURUŞUMUZ'' 3 Kasım seçimlerinin hemen ardından başlayan iyileşmeye, bazılarının nasıl burun kıvırdığının gözönüne getirilmesini isteyen Erdoğan, bu iyileşmenin gelip geçici olduğunu, yapay olduğunu, birkaç ay sonra her şeyin tersine döneceğinin söylendiğini hatırlattı. ''Bizim kararlılığımızı, bizim cesaretimizi, bizim sorunlar karşısındaki dik duruşumuzu görünce söylemlerini değiştirdiler'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İyileşmenin başka etkenlerden kaynaklandığını iddia ettiler. Şunu altını çizerek söylüyorum; Türkiye kendisine güvenmiştir, Türkiye hükümetine güvenmiştir, Türkiye gücünün, potansiyelinin, yeteneklerinin farkına varmıştır. Başarıyı başka yerde arama zahmetine hiç kimse katlanmasın. Bu başarı Türkiye'nin başarısıdır. Bu başarı, Türkiye'nin kendisine olan güveninin açık ve net bir sonucudur. Bu başarı halkıyla aynı özlemlere sahip olan, halkıyla aynı yöne bakan iktidarımızın başarısıdır. Bu başarının sahibi halkımızdır. Bu ülkede istikrar sağlandığında, devletle millet elele verdiğinde, ne yaptığını bilen, nasıl yapacağını bilen bir hükümet olduğunda nelerin mümkün olduğu ekonomide açık ve net olarak görülmüştür. Biz durmayacağız, başarılarımızla yetinmeyeceğiz ve daha büyük hedeflere koşacağız. Biz, gündelik politikalara takılıp kalmayacağız. Ayağımıza çelme takmak isteyenlere asla dönüp bakmayacağız. Ekonomide on yıllardır başarılamayanı başarmaya, Türkiye'nin işsizlik ve yoksulluk sorununun üzerine var gücümüzle gitmeye devam edeceğiz.'' ENFLASYON Haziran ayı enflasyon oranlarının açıklandığını hatırlatan Erdoğan, TEFE ve TÜFE'de bir kez daha eksi enflasyon görüldünü söyledi. Erdoğan, gelecek aylarda dönem dönem artışlar olabileceğini, ancak enflasyonda yıl sonu için belirledikleri yüzde 12 hedefinin, artık çok daha mümkün göründüğünü belirtti. Türkiye ekonomisinin nerelerden nerelere geldiğinin en somut göstergesinin enflasyondaki düşüş olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: ''Birkaç yıl önce aylık enflasyon yüzde 5 mi arttı, yüzde 6 mı arttı diye merak ediliyordu. Bugün artık virgülden sonraki ikinci basamağı takip ediyoruz. (Aylık enflasyon binde 3 mü arttı, binde 5 mi arttı, yoksa enflasyon eksi mi çıktı) diye merak eder hale geldik. Hiç kuşkusuz enflasyondaki düşüş rakamlardan ibaret kalmamaktadır. Çarşıda, pazarda etiketler artık çok daha seyrek değiştirilmekte, fiyat artışları çoğu zaman fark edilemeyecek kadar sınırlı kalmaktadır.'' YENİ TÜRK LİRASI Başbakan Erdoğan, enflasyonla mücadelede elde ettikleri başarının bir sonucu olan Yeni Türk Lirası'nın 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle gireceğini bildirerek, Yeni Türk Lirası'na ilişkin çalışmaların planlandığı şekilde devam ettiğini söyledi. Vatandaşlardan ve özel sektörden, kendilerini yeni döneme hazırlamalarını isteyen Erdoğan, Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş'a kendilerini şimdiden hazırlamaları gerektiğini ifade etti. Herkesin yapması gereken düzenlemeleri bir an önce yapmasını isteyen Başbakan Erdoğan, sıfırı atılmış parayı kullanma konusunda altyapıların gözden geçirmesi uyarısında bulundu. Makro ekonomik göstergelerde yaşadıkları bir başka sevincin de 2004 yılı ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları olduğunu anlatan Erdoğan, şunları kaydetti: ''Türkiye ekonomisi 2003 yılında, hedeflediğimiz yüzde 5 oranının üzerinde, yüzde 5,9 oranında büyümüştür. 2004 yılının ilk çeyreğinde de Gayri Safi Milli Hasılamız yüzde 12.4, Gayri Safi Yurtiçi Hasılamız ise yüzde 10,1 oranında rekor bir büyüme kaydetmiştir. 2004 yıl sonu için belirlediğimiz yüzde 5 hedefinin aşılabileceği de böylece ortaya çıkmıştır. Bu büyümenin bir önemli özelliği, özel sektör yatırımlarıyla elde edilen bir büyüme olmasıdır. Bu boyutuyla da özellikle yatırımlar ve işsizlik konusunda olumlu gelişmelerin olduğuna işaret etmektedir. Nitekim, 2004 yılının ilk çeyreğinde uzun bir aradan sonra ilk defa inşaat sektöründe yaşanan gelişmenin bu büyüme oranı üzerinde önemli bir tesiri olmuştur. Bildiğiniz gibi inşaat sektöründeki gelişme, diğer bir çok sektörü tetikleyici ve istihdamı artırıcı bir etkiye sahiptir. İlk çeyrekteki yüzde 12.4'lük büyüme rakamı içinde en büyük payı yüzde 33 ile ithalat vergilerinin oluşturduğu doğrudur. Ancak, bu ithalat içindeki en büyük pay da makine ve techizat kalemindedir. Yani, bu büyüme oranı istihdam kapasitesini genişletici bir etkiye yol açacaktır. Bu durum da göstermektedir ki Türkiye ekonomisi artık sağlıklı, sürdürülebilir, istikrarlı bir büyüme sürecine girmiştir. 2004 yılının ilk altı ayına ilişkin çok önemli bir gelişme de faiz ödemelerine ilişkin. Bütçemiz yapılırken, Ocak - Haziran 2004 dönemi için 33,5 katrilyon lira faiz ödemesi öngörülmüştür. Ancak ilk altı ay için faiz ödemesi 29,6 katrilyon olarak gerçekleşmiştir. Böylece yaklaşık 4 katrilyonluk bir tasarruf sağlanmıştır. Bu sevindirici gelişmenin de altında, hükümetimizin oluşturduğu güven ve istikrar ortamı yatmaktadır. Faiz dışı fazla hedefi konusundaki kararlılığımız, borçlanma vadelerinin uzaması, faizlerin düşmesi, döviz kurunun gerilemesi gibi etkenler, bütçe üzerindeki faiz yükünün azalmasını beraberinde getirmiştir.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:31

İLGİLİ HABERLER