AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bir bakıma AK Parti politikaları (siyaset ne işe yarar) sorusuna verilmiş pratik, güçlü ve kalıcı cevaplardır'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya, ''siyaset ne işe yarar?'' sorusunu yönelterek başladı.
Siyaset yapan kişilerin bu sorunun cevabını hiç akıllarından çıkarmaması gerektiğini ifade eden Erdoğan, insanoğlunun, siyaseti hayatını daha iyi hale getirmek ve iyi hale getirirken karşılaştığı maliyeti azaltmak için icat ettiğini kaydetti.
Tek tek bireylerin ortaya koyacağı enerji ile halledilemeyecek işlerin, siyasetin kurulları ve kurumları yoluyla halledilebildiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu nedenle siyaset, insan yaşamının maliyetini artıran bir şey değil, tam tersine insan hayatının iyileştirilmesi yolunda yapılması gerekenlerin ortaya çıkardığı maliyeti azaltan bir dinamik ve müessesedir. Geçmişte ise siyasetten bu anlaşılmadı. Toplumun dinamizminin gerisinde kalan, daha az maliyetle daha az zamanda halledilebilecek işleri yüksek maliyetli hale getiren uygulamalar, siyaset adına ve siyasetçiler eliyle yürürlüğe konuldu. Bu da Türkiye'nin üstüne büyük bir atalet yükledi ve hızını kesti.
Bizim siyasi vizyonumuzun en temel prensiplerinden biri, doğru siyasi soruları sormak ve bunlara hiçbir önyargıya kapılmadan doğru cevapları bulmaktır.
Evet, bir bakıma AK Parti politikaları (siyaset ne işe yarar) sorusuna verilmiş pratik, güçlü ve kalıcı cevaplardır. O nedenledir ki, 3 Kasım 2002'den beri Türkiye için tarihin akışı hız kazanmıştır.''
KARAMSARLIK BULUTLARI DAĞILDI
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iktidar oldukları 19 aylık sürede Türkiye'nin, karamsarlık bulutlarını dağıtarak iyimser bir hava solumaya başladığını belirterek, ''Bu başarıyı milletimiz görüyor, ülkemiz görüyor, tüm dünya görüyor ama hala göremeyenler var. Yani 32 yıldır herkesi gerileten enflasyon belasını kaldırmışız ama birileri bu sevinci halkla paylaşmak istemiyor'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, dış politikada, ekonomide, ülke siyasetinde atalet döneminin aşıldığını, Türkiye'nin tarihine ve potansiyellerine yakışır bir atılım ve kararlılık dönemi başladığını söyledi.
İktidara geldikleri günden itibaren öncelikli hedeflerinin ülkenin bozulan dengelerini yeniden kurmak olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Bugün çok şükür ülkemiz arzu edilen istikrar ve güven ortamına kavuşmuştur. Tabii ki istikrar boşlukta var olmaz'' diye konuştu.
İSTİKRARIN SEMBOLÜ
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Hükümetimiz, ülkenin karşı karşıya bulunduğu sorunları bir bütünlük içinde ele alan, ülke ve dünya şartlarını akılcı bir şekilde değerlendiren yaklaşımıyla bu istikrarın sembolü olmuştur. Dış siyasetle iç siyaseti bir madalyonun iki yüzü gibi gördük. İlk günden Türkiye'nin uluslararası itibarını artıracak, Türkiye'yi uluslararası siyasette merkezi bir ülke haline getirecek adımları hızla attık.
Dış temaslarda Türkiye, tarihinin en hızlı dönemlerinden birini yaşadı. Dışarıda ülkemizin itibarını artırırken içeride de siyasete kaybettiği itibarı yeniden kazandırdık.
Milletimiz siyasete güven beslemeye, siyasetten çözüm beklemeye başladı. Milletimizin güveni ve yüreğimizdeki Türkiye sevdasıyla bugüne kadar ertelenmiş pek çok sorunun üzerine gittik. AB hedefine yönelik olarak cesur adımlar attık. Demokratikleşme ve hukuk reformu konusunda önemli mesafe kat ettik. Ekonomiyi kriz ortamından çıkararak sağlıklı bir işleyişe kavuşturduk.''
ENFLASYON
Başbakan Erdoğan, milletin hakkını yiyenlerle ve devletin kaynaklarını hortumlayanlarla mücadelede hep kararlı davrandıklarını ifade ederek, 19 aylık sürede Türkiye'nin, karamsarlık bulutlarını dağıtarak iyimser bir hava solumaya başladığını söyledi. Bu başarıyı milletin, ülkenin, tüm dünyanın gördüğünü ama ''hala görmeyenler'' bulunduğunu anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yani 32 yıldır herkesi gerileten enflasyon belasını kaldırmışız ama birileri bu sevinci halkla paylaşmak istemiyor. Buna da kızmıyoruz, her konuda olduğu gibi, milletin sevincini paylaşmak da bir (nasip meselesidir) deyip geçiyoruz... Allah, hiçbirimizi aziz milletimizin kederine ortak olma basiretinden ve sevincini paylaşma dirayetinden (nasipsiz) bırakmasın diyorum.
Türkiye ekonomisi istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmektedir. 19 aylık süre içinde yalnızca 2000 ve 2001 krizinin yaralarının sarılmasıyla yetinilmemiş; eş zamanlı olarak ekonomide tertemiz bir sayfa açılmıştır. Ekonominin görünen ya da görünmeyen, bilinen ya da bilinmeyen tüm aksaklıklarının cesaretle üzerine gittik. Belirlediğimiz tüm hedefleri aşmış durumdayız. Hatta en iyimser beklentilerden bile daha sevindirici ilerlemeler kaydetmiş durumdayız. Ekonomide çıtayı hep yüksek tutmaya, hedeflerimizi sürekli büyütmeye devam edeceğiz. Kararlılıkla, cesaretle, güvenle, umutla, inançla tüm sorunların üstesinden geleceğiz.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:21