Dile kolay, 54 yıldır bileği bükülmeyen, dünyaya kafa tutan ve Rumlar'a ''Keşke bizim Cumhurbaşkanımız olsaydı'' dedirten, dünyanın en karizmatik ve inatçı liderlerinden biriyle evli. Onlar aslında kardeş çocuğu. Onu doğduğu gün, kendisinden 9 yaş büyük olan Rauf Denktaş'ın kucağına ''Bak işte Aydın, senin eşin olacak, şimdi nişanlın'' diye vermişler. 14 yaşında gerçekten nişanlanıp 15 yaşında evlenmişler. İlk oğlu Raif'i de 16 yaşında dünyaya getirmiş. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın eşi Aydın Denktaş'la evliliğini, eşini ve Kıbrıs'ı konuştuk. Geçirdikleri bu zor günlerde duygularını, özlemlerini ve kocasına olan inancını tüm samimiyetiyle bizimle paylaştı.
¦ Çok küçükken evlenmişsiniz zor almadı mı?
Muhakkak. Ama ona küçüklüğünden beri
benim onun eşi olacağımı söylemişler. O öyle bilmiş beni de elinden kaçırmak istememiş çünkü beni çok isteyen vardı.. Rauf Denktaş'a daha önce hep 'ağabey' demiştim. 'Rauf demeye alışamadım. Başkalarının yanında elini tutmuyor, koluna girmiyor ona bakamıyordum bile. Ama insan zamanla her şeye alışıyor.
Onunla gurur duyuyorum
¦ Rauf Denktaş gibi bir liderin karısı olmayı nasıl tarif edersiniz?
Zor tabii. O yıllar önce Kıbrıs'a gizli çıkışı sırasında bana ''Ben gidiyorum, çocuklar, ev ve para iradesi sana emanet'' diyerek gitmişti. Bütün sorumluluklar birden bana yüklendi. Çocukları yetiştirmek, parayı ve evi idare etmek... Bir de ''Sen benim ikinci karımsın birinci karım cemaatimdir'' dedi. Ben bunu hep aklımda tuttum. En zor günlerde bile aklımdan çıkmadı hiç.
¦ Peki bu sizi üzmedi mi?
Hayır üzülmüyorum çünkü cemaatini çok seviyor. Halkını çok seven bir insanın yanında olmak bana büyük gurur veriyor. O bütün Kıbrıs Türk halkı için hayatını ortaya koydu.
¦ ''Her başarılı erkeğin arkasında bir güçlü kadın vardır'' derler, öyle mi?
Ben desteklemesem devam edemezdi. Bıktım, usandım, yoruldum. Ama fazla konuşmamak icap etti yıllarca. Hep susmak, kendi dertlerini bile söylememek, bilhassa yorgun geldiği zamanlar hiçbir şey konuşmadan belki tüm bir günü geçirmek... Bu yaşımıza geldik ama yine de birbirimizi gördüğümüz de yok fazla. Sabah 6.30'da kalkar gider, belirsiz saatlerde döner. Ne yemeğimiz var beraber, ne de birlikte yatmamız. Yaşadığım tüm sıkıntıları belli etmemek kaydıyla yaşadım. Bıktım, usandım ve yoruldum. Ama yine güzel bir şey yaptım. Çok şükür çocuklarımı okuttum, evlendirdim. Zaten kendisi de bana bir gün, ''Aydın sen olmasaydın ben ne çocukları okutabilir ne de evlendirebilirdim' demişti.
Rum idaresinde yaşamam!
¦ ''Keşke olmasaydı'' dediğiniz bir şey oldu?
Keşke Rauf avukatlıkta kalsaydı. Bugün belki zengin olurduk, bu sıkıntıları bu üzüntüleri yaşamazdık. Ama ne yapalım. Vatan sevgisi onu bu yöne çekti, ben de katlanıyorum. Ona, ''Bırak artık sadece benim kocam ol. Bana da bir hayat ayır, zaten yaşlandık, sen 79 yaşındasın ben 71, birazcık kendimize bakalım'' demek istesem de diyemem. Çünkü bakıyorum ki onun artık elinde değil, bırakamaz. Hele şu durumda nasıl bıraksın?
¦ Sayın Denktaş'ın son dönemde çok üzüldüğünü biliyoruz. Sizinle paylaşıyor mu?
Hayır. O eve geldiğinde sıkıntısını pek göstermez. Düşünür, bir şeyler yazar ama ben sormam. ''Şöyle bir şey olmuş'' derim. Bazen inanır, bazen ''hanım lafıdır'' diyerek geçiştirir.
¦ 'Evet' çıkarsa ne yapacaksınız?
Rauf ile bunu konuşmadım. Bugünlerde onu üzmek, moralini bozmak istemiyorum. Kocam ne derse onu yapacağız. Ama ben Rum idaresinde yaşamam. Rumca biliyorum ama konuşmam. Gidelim bir yere derse gideceğiz. Gitmeyelim derse gitmeyiz. Hiçbir planımız yok. Allah o günü göstermesin, o günlere muhtaç kalmayalım inşallah. Allah bizi iki tane evladımın yattığı bu topraklardan ayırmasın. Onları bırakıp nereye gideriz? Ama icap ederse yapacağız...
¦ Nasıl bir hayatınız olsun isterdiniz?
Ben protokolü ve resmiyeti hiç sevemedim. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na hiç alışamadım. Girne'de Rum tarafındaki mallara karşılık oturduğum eve de hiçbir zaman 'evimdir' diye bağlanamadım. Şöyle küçük bir evim olsun. Bahçesi olsun. Kocam yanımda olsun. Onunla hayatı paylaşalım. Çocuklar ve torunlarla beraber olalım. Bunu çok isterdim.
¦ Serdar Denktaş'ın politikacı olmasına nasıl bakıyorsunuz?
Ne babası ne de ben istemedik. Rahmetli oğlum Raif Denktaş onun kucağında öldü. Onun yarım bıraktığı idealleri Serdar sürdürmek istedi. Ne zaman bir şey dese, babasının aleyhine dizayn ediyorlar. Oysa o babasının yoluna can verecek bir çocuktur. Bütün çocuklarım öyledir.
VATAN
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:04