Cumhuriyet Meydanı'nda yağmur altında vatandaşlara hitap eden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ı eleştirerek şöyle konuştu:
''Başbakan geçenlerde Almanya başbakanıyla karşılaşmış. İlk sorduğu soru 'Ne kadar maaş alıyorsun' olmuş. Kendi maaşının Alman başbakanın maaşının dörtte biri olduğu öğrenince, 'Türkiye'de biz kazıklanıyormuşuz' demiş. Sayın Başbakan, kendi maaşını değil, 72 milyon insanın maaşını mukayese et de öyle konuş. Toplumun her kesimi sıkıntı içinde. Onların sıkıntısı bitti de başbakanın maaşı mı kaldı? İki şirketi vardı, şimdi üçüncüsünü kurmuş. Başbakan seçimden önce böyle miydi? İktidara gelince bir haller oldu. Siyasi iktidar insanı bazen şaşırtabilir. Başbakan çıkmış çiftçiye, gence bağırıp, çağırıyor. Sen çocuğunu ABD'de okutuyorsun, gör bakalım Boğazlıyan'da çiftçi çocuğunu nasıl okutuyor? Vatandaş çocuğunu okutmuş, memuriyet sınavında 200 puan almış. Bunu tayin etmiyorlar, sıfır puan alanı tayin ediyorlar. Bu hak mıdır, adalet midir, Müslümanlık mıdır?''
ÇİFTÇİLER...
Hükümetin göreve geldiğinde yaptığı ilk icraatın ''çıkardığı kanunla kendini aklamak'' olduğunu öne süren Baykal, şöyle devam etti:
''Bunlar göreve geldiklerinde ilk çıkardıkları kanun, kendilerini affettirmek içindi. Maliye Bakanı kendi çocuğunun sahte fatura suçunu affettirmek için yasa çıkardı. Vergisini ödeyemeyen işadamları için çıkarılan kanundan, başta başbakan olmak üzere tüm hükümet üyeleri yararlandı. Başbakan 'Pancarın bir sorunu yok, kota da yok' diyor. Başbakan ya yanlış söylüyor ya da bilmiyor. Kotayı bırak, ABD'den ithal ettiğin mısırın hesabını ver. Anadolu'da pancar kotaya bağlanıyor. Çiftçi açlığa mahkum ediliyor. ABD'nin mısır üreticileri Türkiye'ye mısır gönderiyorlar. Bu mısırdan yapılacak tatlandırıcı ile şeker ihtiyacı karşılanıyor. Bu politika mı? İthalatı da Maliye Bakanı'nın oğlu yapıyor. 'Bizim çocuk tavuklarına mısır almış' diyor. 4 bin ton mısır getirmiş. İster tavuk yesin, ister otur kendin ye. Banane.'' ''Başbakan ne dediğinin farkında değil'' diyen Baykal, şunları söyledi:
''(Sulamadan dolayı çiftçiye faiz işletmeyeceğiz) diyor. Bir araba için bankadan yüzde 1.9 faizle kredi alınıyor. Çiftçi ise sulamadan dolayı elektrik borcunu yüzde 4 faizle geri ödüyor. İşte manzara bu. Ancak elinizde çok kıymetli bir şey var. Medya, basın, işadamları onların elinde. Hepsini kontrol ediyorlar. Bilmiyorlar ki kendilerini göreve bu millet getirdi. Bu millet geri almasını da bilir. Herkesi yıldırdılar. Ama umut Anadolu'da, umut sizde. Bunun kıymetini bilin. Bu tanktan, toptan, paradan puldan, medyadan daha kıymetli.''
DURDUK YERE CHP'YE ÇATIYOR
Baykal, Başbakan Erdoğan'ın ''durduk yere CHP'ye çattığını'' ifade ederek, şunları kaydetti:
''Çok yakışıksız, haksız şekilde 'CHP'nin kökü bereketsiz' dedi. CHP'li olmak zorunda değilsiniz, bizi beğenmeyebilirsiniz ama bu CHP'yi değil bütün Türkiye'yi rahatsız eder. O kök Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür, o kök Kuvayı Milliye'dir. Allah Başbakan'ı şaşırtmasın. Bir kere şaşırdı. Önüne gelene saldırıyor. Millet sana oy verdi, 'başbakan ol' dedi. O ise CHP'nin köküne laf atmaya kalkıyor.
Başbakan gerçekten değişti. Kendisi de bunu söylüyor. Eskiden din istismarı yapardın. Erbakan'ın dizinin dibinden kalkmazdın. Şimdi 'değiştim' diyor. Korkarım 5 yıl sonra da şimdi din istismarı yaptığını itiraf eder. Asıl önemli olan sen iktidar sarhoşu oldun. Bunun doktoru millet, reçetesi oy, tedavisi sandıktır. Bugüne dek kimler geldi geçti ama CHP 80 yıldır dimdik ayakta.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:47