BAYKAL: "DEMOKRASİDEN KAÇIŞINI MEYDANLAR TELAFİ ETMEZ"
Baykal: 1 Yılda 645 bin işsiz ortaya çıktı. Bunlar resmi rakamlar. Gerçek rakamlar çok daha fazla. İşini kaybetmiş olan 1 milyon ailenin sorununa Başbakan'ın dikkatini çekmeye çalışıyorum.
İşsizliğe karşı 7 maddelik önerim var.
1- Bir defa Başbakan bu konudaki anlayışını temelden değiştirmelidir. Teğet geçti gibi gerçeklerden uzak, milleti sözde ferah tutmaya çalışan bu anlayışı derhal bıraksın. Bir bütçe çıkardık, orada başladı bu tartışma. Türkiye'nin yeniden bir ekonomik programoluşturmaya ihtiyacı vardır. İlk yapılacak iş budur. Bir kriz dönemi içindeyiz. Türkiye ciddi hedefler koymalıdır. Gerçekçi bir program ilan edilecektir. Bu bağlamda dış açık, dış finansman ne olacak gerçekçi bir biçimde öngörülmelidir. Bu, belirsizliği ortadan kaldıracaktır. Hükümetin gerçeklerden kopuk olduğu izlenimini ortadan kaldıracaktır. Daha bir güvenerek ekonomiye yaklacaktır. Bu samimiyetin ortaya konması gerekmektedir. Piyasaların beklediği tedbir paketleri ilan edilmelidir. Bölük börçük paketlerle olmaz. Bu yapıldı mı? yapılmadı. Tam tersi yapıldı. İşsizlik patladı. Biz bunları şimdi değiş bütçe yapılırken söyledik.
2-Derhal bu hükümetin harcama hedeflerini çıkarmış olduğu bütçeye göre değil şu andaki ekonomiye göre tekrar değerlendirip en az düzeye çekilmelidir. Seçime yönelik yapılan harcamalarla ekonomik krize yönelik yapılacak olan harcamaların aynı olması mümkün değlidir.. Kaynak transferlerinin gözden geçirmesi lazım. Seçime yönelik harcamalarla krize yönelik önlem alınamaz. Türkiye bu yıl kamu harcamalarından kesinti yapıması değil tam tersine kamu altyapı yatırımlarında harcama yapması gereken bir ülke konumundadır. Bu işsizliği İkinci önerim kamu altyapılarına yönelik yartırımları arttırın.
3-Üçüncü önerim otomobil tüketimiyle ilgilil olarak sıkıntıyı gidermek için 6 ay süreyle KDV'yi bu sektörlerden kaldırın. Böyle de bu sektörleri canlandırmış olursunuz.
4 - Kur politikasında TL'nin aşırı değerlenmesine yönelik durumları frenleyin. Rekabetçi bir kurla Türkiye'de ihracatın teşvik edilmesi de mümkün olacak.
5 - Bankaların kolay kredi vermesi sağlanmalı. Kredi garanti fonu oluşturulmalı.
6-Vergi yükleri ve stopah derhal 10 puan aşağı indirilmeli. Çalışan insanlar üzerindeki vergi yükünü indirmemiz gerekiyor. Oradan senin toplayacağın 3 kuruşluk vergiyi işsizlikle çok daha fazlasını kaybediyorsun.
7- İşsizlik fonunun işsiz insanların eğitimleri için finanse edilmelidir. Böyle bir uygulama yapılırsa işsizlikle mücadele açısında atılması gereken ilk madde atılmış olur.
Bu işsizlik konusu çok temel, hepimizi meşku etmeye devam edecek. Fransa'da Sarkozy, Amerika'da Obama krize karşı önlemler almaktadır. Amerika'da 780 milyar Dolar'lık bir paket ilan edilmiştir. 9 Milyon kişinin kredi borcu yeniden yepılandırılmaktadır. Bunlar onu yapıyorlar biz kılımızı kıpırdatmıyoruz.
DENİZ FENERİ
Başbakan'ın çocukları eşin dostun verdiği burslarla okuyordu, ama şimdi Türkiye'de en karlı işlerin içinde, bu Türkiye'de dürüstlük konusunda hassas bir iktidarın bulunduğunu bu göstersteriyor?
Uluslararası internet sitelerinde Başbakan ilk 10 zengin arasında gösteriliyor. Bunların hesabı sorulmalıdır.
Türkiye'de demokrasi kaçağı bir başbakan var. Senin demokrasiden kaçışını meydanlar karşılamaz. Sen düzenini kurmuşsun. Biri orda soru sorsa hemen dövüyorlar.
SEN CUMHURİYET SAVCISI OLAMAZSIN
Basın toplantısı yapmayan başbakan olur mu? Sen neden kaçıyorsun? Kaçarak demokrasi olur mu? Bu arada da Türkiye'nin nereye doğru gitmekte olduğu sorusu kaygı verci bir biçimde ortaya çıkmaya başladı.
Şimdi bir Ergenekon davası yürüyor. Bu memleketin en saygıdeğer kuruluşları olmaz böyle şey diyorlar. 40 Yıllık Yargıtay onursal Başkanı Sami Selçuk ben hayatımda böyle iddianame görmedim diyor. Adamı alıyorsunuz 1 yıl tutuyorsunuz sonra sonra da delil bulamadık deyip bırakıyorsunuz. Aldınız ne oldu? 75 Tane baro böyle dava olmaz diye bir araya gelerek tepkilerini ortaya koydu. İçinde AKP'lisi de var. Tarafsız bir hukuk var diyebiliyor muyuz? Başbakan benimle avukat-savcı tartışması yapıyor. Ben elbette avukatım. Ben Türkiye'de hakları hukukları çiğnenmiş ne kadar insan varsa onların tümünün avukatıyım. Anamuhalefet partisi başkanı olarak bu benim görevim. Savcılık Başbakanlık yetki sorumluluk alanında değildir. Bir defa o savcılar Cumhuriyet savcısı o nedenle sen olamazsın. Sen Başbakan'sın. Sana ne?