BAYKAL: ERDOĞAN ''KÜÇÜK-BÜYÜK DAĞLARI BEN YARATTIM'' DİYOR
Deniz Baykal, partisince Antakya Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlenen mitingde, Antakya'da etnik inanç ve inanç ayrımı yapılmadığını belirterek, ''Burası Türkiye'nin en aydınlık, bilinçli, medeni zihniyetli insanların yaşadığı bir yer. Huzur ve kardeşlik hakim. Beraberliklerinin altında da çağdaş Atatürkçülük bulunmaktadır'' dedi.
Türkiye'de birilerinin meydanları boş sandığını, TV'lerde ve gazetelerin manşetlerinde sanki başka bir ülkenin yer aldığını, iktidar sözcülerinin açıklamaları üzerine de ''Bunlar Türkiye'de mi?'' diye düşünüldüğünü ifade eden Baykal, ''TV ve gazetelerde halk, millet, Türkiye yok. Dost-düşman bilsin, milletimiz ve Türkiye'nin çağdaş anlayışı sahipsiz değildir'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Burdur'daki konuşması sırasında bir üreticinin pancardan söz etmesini istediğini hatırlatan Baykal, ''Başbakan çiftçiye (Medeniyet öğren) diyerek ders vermiş. Çiftçi, pancarını, çocuğunu okutabilmek ve insanca yaşayabilmek için ekiyor. Pancar, çiftçi için medeniyetin yolu. Üretici (perişan olduk) deyince Başbakan (şehirli ol) diyor'' şeklinde konuştu.
''BAŞI DERDE GİREN SİYASETÇİ''
Başbakan'ın seçim dönemi öncesi nazik ve alçakgönüllü olduğunu, ancak son zamanlarda değiştiğini ileri süren Baykal ''Başı derde giren siyasetçi, biliyorsunuz önce Atatürk'e ve CHP'ye sataşır. Bir sıkıntısı var; nedir bu, anlamaya çalışıyorum'' dedi. Baykal, şöyle devam etti:
''(Çok para insanı bozar) diye bir söz var. Bunu taşımak güçtür. İktidarı da taşımak güçtür. Piyangodan bir iktidar çıktı.
TV'ler, gazeteler ve işadamları Başbakan'ın emrinde. Başbakan (Küçük-büyük dağları ben yarattım) diyerek, önüne geleni azarlamaya başladı. Bu bir hastalıktır. Bu hastalığın tedavisi vardır; doktoru millet, reçetesi de oydur. Teşhisini koyup tedavisini de yapacaksınız. Başbakan'a, çiftçi, köylü, genç olarak paylamanın demokraside olmadığını anlatın. Bu millet seni oraya getirdi; sakın hata etme. Millet getirdiği gibi götürür.''
''VERGİLER, VATANDAŞI BUNALTTI''
Toplumun yüzde 40'ını oluşturan çiftçinin perişan olmasıyla esnafın da yüzünün gülmediğini ifade eden Baykal, ''Türkiye bir vergi terörü yaşıyor. Tek yetmiyor, çift vergi alınıyor. Beyannameyle işadamlarına baskı yapılıyor. Yatırım yok, işsizlik artıyor. Bunca vergi alınıyor, borçlar azalmıyor. Bir yılda borç 54 milyar dolar artı. Vatandaş vergiden bunalıyor'' diye konuştu.
Anadolu çiftçisinin ithalat yoluyla mağdur edildiğini, ancak hükümettekilerin çıkar sağladığını ve yapılan vergi düzenlemesinden yararlandıklarını ifade eden Baykal, ''Böyle bir şey olabilir mi? Bu yolsuzluk değil mi?'' dedi.
Hükümet'in, Kıbrıs başta olmak üzere dış politikada yanlışlar yaptığını öne süren Baykal, ''Hatalar kontrol edilemez bir şekle dönüştü. Yapılanlar, Türkiye'nin hukukuna aykırıdır. Tarih bunun hesabını iktidardan soracaktır'' şeklinde devam etti.
Türkiye'de herkesi rahatsız eden gelişmeler yaşandığını savunan Baykal, ''İktidar, devlet olanaklarını kullanarak kadrolaşıyor. Atatürkçü, çağdaş kadrolar tasfiye ediliyor. Memur sınavında 200 puan alını değil, sıfır puanı alanı atadılar. Bunun hakka, adalete, Müslümanlığa sığan tarafı var mı?'' diye sordu.
Mitingde belediye başkan adayı İris Şentürk'ü de tanıtan Baykal, konuşmasının ardından helikopterle Mersin'e hareket etti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:49