Gündem
  • 13.11.2002 14:52

BAYKAL ERDOĞAN'A YÜKLENDİ: ÜSLUBU TÜRKİYE'YE YARARLI OLMAZ

KAYNAK : Haber Vitrini CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendirerek, ''Sayın Erdoğan'ın üslubunun ben Türkiye'ye yararlı olacağına inanmıyorum'' dedi. Baykal, Varşova gezisi öncesi Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Deniz Baykal, ''Recep Tayyip Erdoğan'a siz sıcak mesajlar verdiniz, ama tepki geldi yetki konusunda, sizde rahatsızlık yarattı mı?'' diye sorulması üzerine, kişi olarak kendisinde bir rahatsızlık yaratmadığını söyledi. Baykal, ''Ama bu üslubu Türkiye'nin yeni başlayacak olan dönemi açısından uygun görmediğimi ifade etmeliyim'' dedi. Baykal şöyle konuştu: ''Yani bizim gerçekleştirmek istediğimiz bir yapıcı iyi niyetli işbirliğine dayanan uzlaşmacı bir siyaset ortamına katkı niteliğinde bir değerlendirme olarak maalesef görmedik. Ortada bizim bir önerimiz var, önerimize karşılık bunların yapılması bence hiç haklı değildir. Biz Türkiye'de anayasa değişikliği arayışlarını görüşüyoruz ve buna bir paket şeklinde yaklaşılmasını son derece en doğru çözüm olacağına inanıyorum ve bu pakete ilişkin 2 tane önerimiz var. Birisi milletvekili dokunulmazlığının indirilmesi konusu. Bu konu Türkiye için çok önemlidir. Türkiye'nin bu konuyu çözmesi açıktır ve bu konuda AK Parti'nin de bizim de kamuoyuna angajmanımız vardır. O nedenle çok rahat bir işbirliği gerçekleştirilebilir diye düşünürdük umut ederdik bu noktada.'' İYİ NİYETLİ YAKLAŞIM Baykal, ayrıca parlamentonun süresiyle ilgili bir değerlendirmeleri olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Türkiye hiç bir zaman 5 yıllık bir parlamento dönemini yaşamadı. Erken seçim tartışmaları artık parlamento hayatının belli bir noktadan sonra ayrılmaz parçası haline dönüştü. Bu tartışmalar Türkiye'yi sıkıntılara soktu, gerginliklere soktu. Parlamento karar almak durumunda kaldı. Aldığı kararı iptal etmek zorunda kaldı. Yani Türkiye'nin bir sancılı konusudur, bunu makul ve gerçekçi işleyebilir bir tarihe bağlamanın Türkiye'nin siyasi hayatını rahatlatmak açısından yararlı olabileceğini düşündük ve bu amaçla 5 yıllık sürenin 4 yıla indirilmesini önerdik. Avrupa'da hemen hemen bütün ülkelerde 4 yıldır bu süre. Bu iyi niyetle yapılmış bir öneriydi ve bu çerçevede sayın Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasakları dolayısıyla ortaya çıkan durumu çözmeye yönelik, ya da iyi niyetli yapıcı öneriler ortaya koyduk. Bu üslup içinde bu yaklaşım içinde biz gayret gösteriyoruz, buna karşı sayın Tayyip Erdoğan sizinde işaret ettiğiniz gibi bu son günlerdeki açıklamalarında (yetkimi kimseyle paylaşmam, pazarlık yapmam, milli iradeyi biz temsil ediyoruz) biçimindeki sözleri bu içine girmeye çalıştığımız yeni ortama çok uygun değildir. Genellikle iktidarlar benim bildiğim bu tabloda anlayışlı yumuşak ve toparlayıcı olmaya gayret gösterirler ve muhalefet daha eleştirel bir yaklaşım içinde bulunur. Ama tersi bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu üslubun ben Türkiye'ye yararlı olmayacağına inanıyorum. Ama herşey burada bitmiyor yani. (biz sizi dinledik tamam teşekkür ederiz. Yetki bizde, biz uygun gördüğümüz gibi, işimize geldiği gibi hareket ederiz ve gereğini yaparız, kimseyle de bu konuda bir pazarlığa girmeyiz, bir paylaşıma girmeyiz) düşüncesi duygusu sağlıklı ve demokratik bir yaklaşım değildir. Yani elbette yetkinin kimde olduğu anayasamıza göre ortada, yetki konusunda bir tereddüt yok. Bütün mesele bu yetkinin toplumu kucaklayacak şekilde kullanılıp kullanılmayacağı. Bir uzlaşmaya yardımcı olup olmayacağı, uzlaşıp uzlaşmamak tabi yetki sahibinin elindedir. İsterse uzlaşır, isterse uzlaşmaz, kendi bileceği iştir ama uzlaşmayı isterse kendisi için de ülke içinde yararlı bir iş yapmış olur. Üstelik istenen şey ortadadır. (Biz kimseyle paylaşmayız, biz bildiğimizi yaparız. Ee siz bilirsiniz yolunuz açık olsun) bu yaklaşım bu üslup Türkiye'nin özleyip aradığı bir üslup değildir ve ciddi sıkıntılar doğurur.'' ''CUMHURBAŞKANININ UYARILARI YERİNDEDİR'' Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in çok yerinde uyarılar yaptığını belirterek, o uyarıların önemini kimsenin gözden uzak tutamayacağını kaydetti. Baykal, şöyle devam etti: ''Yani seçim yaptık Adalet ve Kalkınma Partisi yüzde 34 küsür oy aldı ve çok rahat bir çoğunlukla iktidarda. Ama Türkiye'de muhalefetiyle temsilcilerini parlamentoya sokamamış olan siyasi partileriyle çok geniş bir demokratik kamuoyu var. Bunların özlemleri talepleri var, (yetki bende, ben istediğimi yaparım, ya da sizin haklarınızın ne olduğunu ben tayin ederim, sizin yararınızın ne olduğunu ben belirlerim, sizin ne isteyeceğinize ben karar veririm) üslubu doğru bir üslup değildir. Yola çıkarken bunun uygun olacağını zannetmiyorum. Bu üslupla Türkiye yönlendirilecek olursa ciddi sıkıntılarla sorunlarla karşı karşıya kalır. Ortada çok açık bir uzlaşma ihtiyacı var. Bir anayasa değişikliği bu ortamda, şu sırada sayın Tayyip Erdoğan'ın siyasi hak yoksunluğundan kaynaklanan sıkıntıyı çözmek için Türkiye bir anayasa tartışması yaparken bu konuya daha hoş görülü, daha yumuşak, daha kavrayıcı, daha anlayışlı bir üslupla yaklaşmak zorunluluğu vardır. Ama kaybedeceğimizi anlıyorum, başlangıçta iyi niyetle başladık, bu üslubun kaybolacağında işaretler çok erken çıkmaya başladı. umarım bir an önce bunun yanlış olduğu görülür bir derlenme toparlanma ve daha demokratik bir anlayış ortaya çıkar. Bunun altını ben de çizmek istiyorum. Daha yol yakınken bir yeni yaklaşıma ihtiyaç var.'' DOKUNULMAZLIK CHP Genel Başkanı Baykal, ''Dokunulmazlık teklifi vermeyi düşünüyor musunuz'' şeklindeki bir soruya da, Anayasa değişikliği konusuna hükümetin nasıl yaklaşacağını görme ihtiyaçları olduğunu söyledi. Kendileriyle bir paket oluşturma ihtiyacını kabul eder birlikte çalışırlarsa hiç mesele olmadığını ifade eden Baykal, ''O zaman bizim ayrıca harekete geçmemize de gerek kalmaz. Birlikte çözüm oluştururuz konuyu çözeriz'' dedi. Baykal, bu konunun kendi gündeminde şimdi öncelikli konu olmadığını kaydetti. Bu konuyu kedisinin daha sonra uygun gördüğü takvimde ele alacağını vurgulayan Baykal, şöyle konuştu: ''Bu meseleyi ileri tarihe bırakıyorum. (Ben kendi sorunumu çözmeye çalışıyorum) yaklaşımı ortaya çıkarsa, o zaman anayasa değişikliğini AKP sadece kendi başına yapmak durumunda kalır. CHP'nin Anayasa değişikliğine katkı imkanının sağlanmadığı bir paketin içinde yer alması söz konusu olmaz. Bizim anayasayı değiştirecek çoğunluğumuz yok, bunu gerçekleştirecek bir şansı parlamentoda görmedikçe anlamlı bir girişim yapmak söz konusu olmaz. Fakat biz kamuoyuna bu konudaki hazırlığımızı ilan ederiz. Şöyle bir öneri uygundur. Bizce dokunulmazlık konusunda şöyle yaklaşılmalıdır diye onu değişiklik tasarısı olarak meclis başkanlığına sunarız. bunu konunun aydınlanmasına yönelik bir görev olarak yaparız.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:39

İLGİLİ HABERLER