Gündem
  • 8.3.2003 14:25

BAYKAL HÜKÜMETE SERT ÇIKTI: ''İŞÇİNİN, MEMURUN SESİNİ SANDIKTA ÖYLE BİR DUYACAKSIN Kİ FELEĞİNİ ŞAŞIRACAKSIN''

ZAFER ÇAKMAK ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, barışçı olduklarını ancak Türkiye'nin haklarını elinden almak isteyenlere göz yummalarının da sözkonusu olmadığını söyledi. Baykal, hükümetin, işçi, memur ve emeklinin sesine kulak vermediğini belirterek, ''İşçinin, memurun sesini sandıkta öyle bir duyacaksın ki feleğini şaşıracaksın'' dedi. Türk Metal Sen tarafından her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Kadın İşçiler Büyük Kurultayı'nın 9.'su Metal Sen Genel Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kurultayın açılışına CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, CHP milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Metal-Sen Sendikası ve Avrasya Metal İşçileri Federasyonu'nu üye yüzlerce kadın katıldı. Salona CHP Genel Başkanı Baykal'la birlikte giren Metal-Sen Genel Başkanı Özbek, kadınların 'Özbek Nerede Biz Oradayız' sloganlarıyla karşılandı. Açılışta sergilenen sinevizyon gösterisi sırasında kadınlar 10. Yıl Marşı'na, ayağa kalkarak eşlik ettiler. Kurultay'ın açış konuşmasını yapan Özbek, kadınların çalışma hayatı içindeki yerine bakıldığında görünen durum ve rakamların kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliği açıkça ortaya koyduğuna işaret etti. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hemen hemen hepsinde tarım sektörü haricinde kadınların aynı işi yaptıkları erkeklerden daha düşük ücret aldıklarını belirten Özbek, Türkiye'de kadınların ancak yüzde 25'i aktif olarak işgücüne katılırken, erkeklerin katılım oranının ise yüzde 70'in üzerinde olduğunu vurguladı. Özbek, istihdam edilen kadınların ancak yüzde 46'sının sosyal güvenlik haklarından yararlandıklarını da kaydetti. ''EMPERYALİST ÜLKELERİN AVRASYA PASTASINDAN BÜYÜK PAY ALMALARINA İZİN VERMEYECEĞİZ'' Konuşmasında Irak ve Kıbrıs sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özbek, evreni tek başına yönetme sevdasına kapılan kovboyların yarattığı ürkütücü ve korkutucu tablonun, insanlığı bir felakete doğru sürüklemeye başladığını söyledi. Dünya barışının bugün büyük bir tehdit altında olduğuna dikkat çeken Özbek, ''Bugün dünya sosyal bakımdan sancılıdır'' diye konuştu. ABD'nin yapmaya çalıştığı tek şeyin, Avrasya'nın 8 trilyon Dolarlık zengin yer altı ve doğal kaynakları üzerine oturmak olduğunu savunan Özbek, ''Bu stratejinin birinci ayağı Afganistandı, ikinci ayağı Ortadoğu, üçüncü ayağının neresi olacağını düşünmek bile istemiyoruz'' şeklinde konuştu. Özbek, Türkiye'nin işsizlikle, hastalıkla, altyapısızlıkla savaşması gerekirken başkalarının savaşına itildiğini ifade etti. Muhtemel bir savaşın Türkiye için sadece ekonomik yıkım anlamı taşımayacağını, tarihin seyrini de değiştireceğini kaydeden Özbek, ''Bu ülkenin, burnunun dibinde uyduruk bir kabile devleti oluşturulmasına tahammülü yoktur'' diye konuştu. Avrasya Metal İşçileri Federasyonu'nun başkanlığını da yürüten Özbek, emperyalist ülkelerin Avrasya pastasından büyük pay almalarına müsaade etmeyeceklerini vurguladı. Özbek, Meclis'in tezkereyi kabul etmemesini de çok olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Özbek'in Irak'la ilgili konuşması sırasında salondan 'Savaşa Hayır' sloganları yükseldi. Kıbrıs sorununun çözümü için ortaya atılan Annan planının, bir plan olmaktan çok Türklere kurulmuş bir tuzak olduğunu söyleyen Özbek, 1996 yılından bu yana sürdürdüğü BM Genel Sekreterliği görevi süresince barış adına hiçbir somut adım atmayan Kofi Annan'ın hazırladığı planın ana fikrinin, Türkleri Anadolu'ya hapsetmek olduğunu öne sürdü. ''MAHALLE KABADAYILARI EDASIYLA POLİTİKA YAPILMAZ'' Hükümetin aldığı ekonomik önlem paketini de eleştiren Özbek, hükümetin 100 gününü tamamladığını hatırlatarak, ülkenin ezilen, yoksul kesimlerinin çabuk unutulmaması gerektiğini vurguladı. Toplumun artık yeni vergileri kaldıramayacağını politik malzeme olarak kullanmasına rağmen Hükümet'in kendisinden öncekiler gibi vergi politikalarına sarıldığını anlatan Özbek, yeni vergilerin, vergi ödemeyenleri değil doğrudan vatandaşı hedeflediğini kaydetti. Özbek, ''Acil Eylem Planı, dar ve sabit gelirli kesim için Acı-Elem Paketi'ne dönüşmemelidir'' dedi. AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın parti başkanıyken gezmediği ülke kalmadığını söyleyen Özbek, gittiği ülkelerde nasıl vaatler verdiğinin de bugünlerde ortaya çıktığını kaydetti. Özbek şunları söyledi: ''Tecrübesiz bir insanın, Türkiye'nin varlığı ve geleceği ile ilgili konularda söz söylemekten, Türkiye'yi ipotek altına alacak söylemlerden kaçınması gerekir. Mahalle kabadayıları edasıyla politika yapılmaz. Tecrübesi olmayanlar haddini bilmelidir. Erdoğan'ın Siirt seçimlerini kazanarak milletvekili olmasını, gelip Başbakan olmasını ve biran önce başımızdan gitmesini istiyoruz. Amacımız budur''. KILIÇ: ''TÜRKİYE'YE SAYGISIZLIK YAPANLAR BEDELİNİ ÖDER'' Türk-İş Başkanı Salih Kılıç da konuşmasında kadın-erkek eşitliğinin sosyal alanda tam olarak uygulanamadığına dikkat çekerek kadınların olumsuz çalışma koşullarından kurtarılmasının, sendikaların görevlerinden birisi olduğunu söyledi. Kılıç, Türkiye'deki 3.5 milyon işsizden 1.5 milyonunun kadın olduğunu da söyledi. Türk-İş olarak dünyada ve Türkiye'de barıştan yana olduklarını ifade eden Kılıç, Irak'taki petrolün, tüm insanlığın yararına kullanılmasını istediklerini belirtti. Kuzey Irak'ta bir kukla devlet kurulmasına Türkiye'nin izin vermeyeceğini vurgulayan Kılıç, Türk bayrağı yakan aşiret reislerini de uyardı. Kılıç, ''Türk bayrağının rengi, şehitlerin kanıdır. O bayrak en sıkıntılı dönemde bile yere düşürülmemiştir. Kendini bilmez çapulcular Türkiye Cumhuriyeti'ne saygısızlık yaparlarsa bunu bedelini ödeyeceklerdir'' diye konuştu. Türk halkının, yaşadığı sıkıntılardan kurtulmak için AK Parti'ye oy verdiğini hatırlatan Kılıç, açıklanan son çile paketinin sıkıntıları daha da artırdığını söyledi. Kılıç, Hükümet'in, IMF'nin taleplerini aynen yerine getirdiğini, halkın feryatlarına ise kulak vermediğini öne sürdü. BAYKAL: ''KADININI SAKLAYAN TOPLUM BİRYELE GİDEMEZ'' CHP Genel Başkanı Baykal da konuşmasına kadınlara verdiği önemi vurgulayarak başladı. Kadın sorununun, diğer bütün sorunların gelip düğümlendiği ana sorun olduğunu vurgulayan Baykal, dünyadaki bütün sorunların son basamakta bir kadın sorunu olduğunu söyledi. ''Kadın olmak çok zor. Çalışan kadın, özgürleşme yolunda ileri bir adım atmış kadındır'' diye konuşan Baykal, çalışan kadının, kadınların öncüsü olduğunu vurguladı. Baykal, ''Keşke bütün kadınlarımız çalışabilse. Kadın çalışmaya başladığında kişiliğini de buluyor, özgürlüğünü de buluyor, toplum içinde hakkı olan saygınlığını da elde etmeye başlıyor'' değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de rakamlara bakıldığında durumun, kadınlar açısından çok kaygı verici olduğunu ifade eden Baykal, SSK'ya kayıtlı 4.5 milyon işçiden sadece 800 bininin kadın olduğunu belirtti. Baykal, kayıtdışı işçiliğin önemli bir bölümünü de kadın işçilerin oluşturduğuna dikkat çekti. Ev yaşamı içinde de bütün yükün kadının sırtında olduğunu kaydeden Baykal, olası bir ayrılma durumunda aile içi kazanımların eşit şekilde paylaşımının büyük önem taşıdığını vurguladı. Kadının toplum içinde etkin olmasının, toplumun barış ve huzur içinde yaşamasının güvencesi olduğunu anlatan CHP lideri, kadınını saklayan bir toplumun hiçbiryere gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Türkiye'nin son dönemde yanlış yönetimler nedeniyle girdiği ekonomik bunalımların bedelini en fazla çalışanların ödediğine işaret eden Baykal, buna rağmen çalışanların, hiçbir zaman ülkeyi Arjantin'e çevirmeyi akıllarından bile geçirmediklerini söyledi. Türkiye'yi yönetenlerin bu nedenle çalışanlara minnet ve şükran borçlu olduğunu belirten Baykal, ''Ama artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bunu daha ileriye taşımak mümkün değildir. Hükümet'in ilk mali kararı 7.5 katrilyon lira vergi borcu olanların borcunu affetmek oldu. Şimdi işçinin ikramiyesini nasıl keseriz, çalışanın primini nasıl yükseltiriz hesabına giriyorlar. İktidar bu son vergi ve zam yağmuru ile sosyal adaletten sözetme hakkını kaybetmiştir. İşçinin, emeklinin, memurun sesini seçim dönemi geldiğinde öyle bir duyacaksın ki feleğini şaşıracaksın. İşçi, memur, emekli öyle bir 'ah' çeker ki o ah sesi seni, Kaf dağının arkasına da saklansan bulur'' diye konuştu. ''BİZİM SAVAŞIMIZ YOKSULLUKLA, CEHALETLE OLMALIDIR'' CHP'nın Irak ve Kıbrıs konularında çok dikkatli davrandığını vurgulayan Baykal, savaşın sadece getireceği yıkımdan dolayı değil savaş sonrası oluşacak tablo açısından da kendilerini kaygılandırdığını söyledi. Kimsenin bir karış toprağında gözleri bulunmadığını kaydeden Baykal şunları söyledi: ''Bizim savaşımız şu ülkeyle, bu ülkeyle değil, bizim savaşımız yoksullukla, cehaletle olmalıdır. Bunları bir kenara bırakırsak bunlar bizi gelecekte çok kötü vururlar. Ama barışçıyız diye haklarımızı elimizden almak isteyenlere de göz yumacak değiliz''. Kıbrıs'ta iki toplum ve iki millet bulunduğuna dikkat çeken Baykal, Türkleri yok sayan ve Kıbrıs'ı Rum adasına dönüştürmeyi hedefleyen bir plana evet denmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Kıbrıs'taki herhangi bir planın, iki kesimliliği ortadan kaldırmaması gerektiğine değinen Baykal, planın referanduma götürülmesi gerektiğini savunanlara da tepki gösterdi. Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı'nın, hükümetin ve Meclis'in kabul etmediği bir planın referanduma götürülmesinin anlamsız olduğunu belirten Baykal, Türkiye'nin bu konuda tavrını netleştirdiğini hatırlattı. Baykal, bu konuyla ilgili güçlüklerin dışardan değil içerden kaynaklandığını savunarak, bu engellerin de mutlaka aşılacağını ifade etti. BAYKAL VE KILIÇ'A KARTAL Konuşmaların ardından Türk Metal Sen Genel Başkanı Özbek, Türk-İş Genel Başkanı Kılıç ve CHP lideri Baykal'a gümüş rengi kartal heykeli hediye etti. Özbek, kartalı Kılıç'a, hükümetin icraatlarını, Baykal'a ise Meclis'i yukarıdan izlemesi için hediye ettiğini söyledi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:30

İLGİLİ HABERLER