Baykal, partisinin Tokat'ta düzenlenen açık hava toplantısında, hükümetin pancar politikasını eleştirdi. ABD'den mısır ithal edilerek Tokat köylüsüne verilmeyen paranın ABD köylüsüne verildiğini savunan Baykal, Maliye Bakanı'nın oğlunun mısır ithalatı konusunda da yolsuzluk yapıldığını öne sürdü.
Türkiye'de vergi zulmü yapıldığını da iddia eden Baykal, eskiden asgari ücretli vatandaşın geçim hesabını yapan Başbakanın şimdi kendi maaşının hesabını yaparak maaşının yetmemesinden yakındığını söyledi.
Baykal, şöyle devam etti:
''Ben Türkiye'nin Başbakanı'nın Alman başbakanıyla biraraya geldiğinde kendi maaşını değil, Almanya'daki asgari ücretlinin, emeklinin maaşını sormasını beklerdim. Eğer bunu sormayıp da kendi maaşının peşine düştüyse vay başımıza gelenler. Biz Başbakanımızın ekonomik sıkıntı içine düşüp de o işadamının, bu işadamının peşinde dolaşmasını istemeyiz. Neyse ihtiyacı söylesin, biz halledelim onu, getirsin Meclis'te kanun çıkaralım, maaşını yükseltelim.''
''SIRTINDA MERMİ TAŞIYAN KADINLAR BİZİM KÖKÜMÜZ'
Başbakan Erdoğan'ın CHP'ye yönelik sözlerini de eleştiren Baykal, şöyle konuştu:
''Eskiden sayın Başbakan daha nazik, daha hoşgörülü, daha anlayışlı bir üslupla konuşurdu. Son zamanlarda bir haller oldu. Önüne gelenleri azarlıyor. Nihayet en sonunda CHP'ye çatmaya kadar işi getirdi. CHP ne yaptı da çatıyor? Onun elinde olmayan milletvekili olma hakkını kanunu değiştirerek, Başbakan olmasını sağlayan partidir CHP. Ne çatıyorsun sen CHP'ye? Biz bunu senin aldığın oylara saygı nedeniyle yaptık, millete saygı nedeniyle yaptık. Durduk yerde CHP'ye sataşma ihtiyacı hissetti garip. CHP'nin kökü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür, Kuvayı Milliyedir. Sırtında mermi taşıyan kadınlardır, bizim kökümüz. Durduk yerde böyle bir saldırı, birilerine mesaj vermek istiyor da kime ne mesaj vermek istiyor doğrusu anlayamadım. Atatürk'e ve CHP'ye çatarak, kime yaranmaya çalışıyorsun? Kimlerin desteğini almaya çalışıyorsun?'' AK Parti'nin Niğde teşkilatının bir otobüsünün üzerinde ''Türkiye'deki 84 yıllık karanlığı sona erdireceğiz'' yazısını gördüğünü anlatan Baykal, şöyle konuştu:
''84 yıllık karanlık varmış Türkiye'de, 84 yıllık karanlığı sona erdireceklermiş. Ne demek bu? Ağzının içindeki baklayı çıkar ne düşünüyorsan açık söyle. 23 Nisan 1920'de milli iradenin güneşi doğdu Türkiye'nin üzerine. 84 yıllık karanlık varmış, yani bundan önceki dönemlerde karanlık yokmuş. Bu beyler gelecekmiş, o karanlığı sona erdireceklermiş... Senin o ampulün bırak Türkiye'nin karanlığını aydınlatmayı, senin önünü bile aydınlatmıyor.'' Sol partiler arasındaki güç birliğine de değinen Baykal, ''Herkesin etnik kökenine, Kürtlüğüne Çerkezliğine saygım var. Ama ben Türkiye'yi dilim dilim bölmek istemiyorum. Paylaştırmak istemiyorum, kaynaştırmak istiyorum Türkiye'yi'' dedi.
Baykal, daha sonra helikopterle Kırşehir'e hareket etti.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:50