ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ABD'nın Irak'a müdahelesinin, Ortadoğu'yu yeniden şekillendirme amacı taşıdığının başından beri bilindiğini savunarak, ''Irak, kendi dinamikleriyle, ABD'nin katkılarıyla bizi gelecekte daha büyük sıkıntılara sokacak biçimde şekillendirilmektedir'' dedi.
Tes-İş Sendikası 7. Olağan Genel Kurulu'nda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ardından kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Erdoğan'ı muhalefetteyken başka, iktidara gelinde başka konuşmakla suçladı. Türkiye'nin sorunlarının yeni icat edilmediğini ifade eden Baykal, Türkiye'nin iç ve dış borçlarını bilmek için Başbakan olmaya gerek olmadığını belirtti. Türkiye'nin, 1980'li yılların ortasından itibaren bir büyük borç ve yolsuzluk tuzağının içine çekildiğini anlatan Baykal, bugünkü siyasetçilerin büyük bölümünün de ya buna seyirci kaldıklarını ya da katkı yaptıklarını söyledi. Bugünkü Hükümet'in, Türkiye'nin sorunlarına bakış tarzı ve getirdiği çözümlerin, bundan öncekilerden farklı olmadığını savunan Baykal, ''Aynı anlayışın içine girmişlerdir'' diye konuştu.
Türkiye'nin borç ödemediğini, borcu çevirdiğini ifade eden Baykal, bu yapılırken de borcun katlandığını ve borcu çevirmek için daha fazla borç alındığını kaydetti. Başbakan'ın 'bu faizi ben yapmadım' dediğini hatırlatan Baykal, 3 Kasım sabahı yüzde 52 olan faizlerin bugün yüzde 62 oranına çıkmasının, Hükümet'in tutarsız politikalarından ve güven vermemesinden kaynaklandığını ileri sürdü. Baykal, IMF'nin dediklerini kabul etmek için 5 ay bekleyen Hükümet'in, faizlerin yükselmesine neden olduğunu da savunarak, ''Bir yandan ABD, bir yandan IMF, bir yandan piyasa. Bir oraya koşuyorlar onun sopası, bir buraya koşuyorlar onun sopası'' şeklinde konuştu. Hükümet'in kaynak arayışı içinde olduğunu hatırlatan Baykal, en büyük kaynağın iyi yönetim olduğunu vurguladı.
Başbakan Erdoğan'ın, devletin sırtında yük olan kamu kurumlarını özelleştirme konusunda kararlı olduklarını açıkladığını da anımsatan Baykal, Türkiye'de özelleştirilmek istenen kuruluşların, zarar eden kuruluşlar olmadığını, tersine en büyük vergiyi veren ve üreten kuruluşlar olduğunu ifade etti. Özelleştirmenin, Türkiye pazarını uluslararasılaştırma haline geldiğini savunan Baykal, özelleştirmelerin Türkiye'de üretimi bitireceğini söyledi. 2003 yılı bütçesinin, Cumhuriyet tarihinin en az yatırım yapan bütçesi olduğunu dile getiren Baykal, bütçenin, bugüne kadarki hiçbir ekonomik krizin yol açmadığı kadar 'çürük' bir bütçe olduğunu kaydetti.
'VERGİ AFFI VE YENİ VERGİLER'
İktidarın Meclis'ten çıkarmak istediği İş Kanunu'nu da eleştiren Baykal, bu yasaya karşı ciddi bir mücadele verilmesi ihtiyacı bulunduğunu savundu. Başbakan'ın, sendikasızlaşmadan şikayet etme hakkı bulunmadığını kaydeden Baykal, AK Parti Genel Merkezi'nde çalışanların sendikal haklarının bulunup bulunmadığını sordu. Baykal, çalışanlarına sendika hakkı tanıyan tek partinin CHP olduğuna işaret ederek, sendikasızlaşmadan şikayet etme hakkının da sadece CHP'ye ait olduğunu ifade etti.
Hükümetin bir taraftan vergi affı çıkarırken bir taraftan da çalışan kesimin omzuna yeni vergiler yüklediğini anlatan Baykal, yüklerin, çalışan kesimin ve emeklinin sırtına yüklenmesinden vazgeçilmesinin mutlak bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Baykal, ''Hükümet çarkın içinde yeralmaya başlamıştır. Çalışan kesimin olanaklarına gözünü dikmeye başlamıştır'' dedi. İşçi-işveren bütünlüğüne ihtiyaç bulunduğuna ancak bu dengenin sürekli işçiden fedakarlık istenerek sağlanamayacağına dikkat çeken Baykal, çalışan kesim daha da azaltılarak Türkiye'nin ileriye taşınamayacağını vurguladı.
Baykal, Irak konusundaki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. ABD ve İngiltere'nin Irak'a yönelik müdahelesinin Ortadoğu'da yeni bir yapılanmayı sağlama amacına dönük olduğunun başından beri bilindiğini savunan Baykal, bu yapılanmanın Türkiye bakımından ne ifade edeceğinin hala netlik kazanmadığını söyledi. ABD'nin bölgeye yönelik projesini, bölgenin güçlü bir ülkesi olarak Türkiye ile işin başında paylaşması gerektiğini ifade eden Baykal, buna karşın ABD'nin Türkiye'ye sadece bir sipariş listesi verdiğini kaydetti. Baykal, Türkiye'ye ciddi bir bilgi verilmemesinin, Türkiye'nin önemsenmediğini göstermeyeceğini, bunun, verilecek bilginin Türkiye'yi rahatsız edecek bir bilgi olmasından kaynaklandığını vurguladı. ABD'nin, Irak'a girerken, Türkiye'nin bu hareketin içinde yer almasına yönelik hiçbir arayış içinde olmadığını ileri süren Baykal, Meclis'te kabul edilmeyen ikinci tezkere çıkmış olsa bile ABD'nin, Türkiye'yi, Kuzey Irak'a fazla girmemesi konusunda uyaracağını dile getirdi. ''Bugün kendi iradesiyle çekilmeyi kabul edenler yarın kendi iradesiyle girmeyi de kararlaştırabilirler'' diyerek Kerkük ve Musul'a yönelik kaygılarını aktana Baykal, ABD'nin Kuzey Irak'a yönelik sözlerine güvenilemeyeceğini kaydetti. Irak'ın, kendi dinamikleriyle ve ABD'nin katkısıyla Türkiye'yi gelecekte daha büyük sıkıntılara sokacak şekilde şekillendirileceğini anlatan Baykal, ABD'nin 'Biz Kürt grupların Musul ve Kerkük'e girmesini önleriz' diyerek Türkiye'nin Kuzey Irak'a girişini engellemeye çalışmasının ve 1 milyon Dolarlık yardımı Kuzey Irak'a girmeme şartına bağlamasının, Türkiye'ye yapılabilecek en büyük yanlış olduğunu vurguladı. Baykal, Türk Hükümeti'nin 'biz zaten Kuzey Irak'a girmeyecektik' yönündeki açıklamasının ise daha büyük bir yanlış olduğunu ifade etti. Türkiye'nin, olası bir göç dalgasını önlemek ve kendisine verilen sözlerin tutulmaması ihtimaline karşı tedbir almak için Kuzey Irak'a girmek istediğini vurgulayan Baykal, ''Biz tedbirimizi kendimiz almak istiyoruz'' değerlendirmesinde bulundu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:47