Gündem
  • 5.3.2003 16:22

BAYKAL:''MECLİSİ KISA BİR SÜRE İÇİNDE ALDIĞI KARARI İNKAR EDEN BİR KURUM HALİNE SOKMAK TAHRİBATA YOL AÇAR''

ALİ ULURASBA ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM Başkanvekili Yılmaz Ateş'i makamında ziyaret etti. Bunun bir 'kutlama' ziyareti olduğunu kaydeden Baykal, burada gazetecilerin sorularını da cevaplandırdı. Bir gazetecinin, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün 'tezkere konusunda hükümetin arkasında oldukları' yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine Baykal, ''Demokratik bir ülkenin Anayasal düzeni içinde silahlı kuvvetlerin taşıdığı yeri, konumu çok doğru değerlerdirerek son günlerin tartışmalarına aydınlık getiren çok yararlı bir açıklama yaptı. Anayasamıza çok uygun bir anlayış içinde, dikkat içerisinde ortaya konmuş olan ididaları çok inandırıcı bir biçimde, sağlam bir biçimde yanıtladı'' dedi. Baykal, bir soru üzerine de, ''Silahlı Kuvvetler hükümetin emrinde, Anayasamıza göre görev yapan bir kuruluşumuz. Elbette hükümetin onaylayıp TBMM'ye sunduğu tezkereyi desteklemekten daha doğal bir şey yok. O tezkerenin oluşumuna katkı yapmıştır Türk Silahlı Kuvvetleri. Bu olayın çok değişik açıları vardır. Türk Silahlı kuvvetleri bunun sadece askeri açısıyla ilgilenmişlerdir. Olayın siyasal, ekonomik, uluslararası ilişkilerle ilgili boyutları vardır. Askeri açıdan katkılarını yapmışlardır ve hükümetin emrinde bir silahlı kuvvetleri olarak elbette Meclise gönderilen tezkereye katkı yapmışlardır. Gene aynı şekilde Anayasamıza uygun olarak TBMM'nin almış olduğu kararı da, demokratik bir karar olarak saygıyla karşıladığını ifade etmektedir. TSK ve bütün devlet kurumlarının Anayasa'ya uygun olarak TBMM'nin aldığı bu karar doğrultusunda şimdi yeni durumu değerlendiren çalışmalar yaptıklarını, Türkiye'nin güçlü büyük bir devlet olduğunu, bu alınan siyasi kararı temel alarak yeni duruma göre hazırlıklarını yaptıklarını, yapacaklarını ifade etmişlerdir'' diye konuştu. Baykal, son günlerde yeni tezkere konusunun gündeme geldiğini belhirterek, ''Türkiye maalesef Irak sorunu konusunda yanlış bir yönetim anlayışı içinde olmuştur. Birinci tezkere çıkarılmıştır. ABD'ye Türkiye'de askeri havaalanlarında limanlarda modernleştirme yapma izni verilmiştir. Türkiye'ye çok yoğun silahlı güç yığılmasına olanak sağlanmıştır. Ondan sonra da TBMM'de tezkere reddedilmiştir. Bu tamamen çelişkili tutarsız bir yanlış yönetim anlayışının bu konuya yön verdiğini ortaya koyan bir tablo doğmuştur. Büyük yanlışlıklar olmaştır. Eğer TBMM'nin bu tezkereyi reddedeceğini temel alan bir anlayışla Türkiye bu konudaki politikasını götürmüş olsaydı, bu çelişkiler söz konusu olmazdı. Malesef Türk hükümetinin saygınlığı, etkinliği çok ciddi ölçüde tahrip olmuştur. Dünya basınında Türkiye artık Avrupalı olmayı haketmiştir yazıları çıkmaya başladı. Bu milli iradenin bir kararıdır tercihidir. Bu noktadan sonra çeşitli baskılara boyun eğerek, birinci süreçte yapılan hata, bir defa tersinden bir kez daha yapılmaya kalkışılırsa ve TBMM'yi, kısa bir süre sonra şartlarda hiçbir değişiklik olmadan, sadece bir pişmanlık ve teslimiyet anlayışı içinde karar değiştirmesini sağlamaya yönelik bir çaba hükümetten kaynaklanarak işletilir ve başarılı kılınırsa bu Türkiye'nin saygınlığına, TBMM'nin iradesine, milletin hür iradesine çok büyük bir saygısızlık oluşturan bir durum oluşturacaktır. Bu durumun Türkiye'ye çok büyük bir tahribat yapması kaçınılmaz olacaktır. Milletin iradesine daima saygı göstermeliyiz. TBMM'nin aldığı kararı kısa bir süre sohnra değiştiren, değşitirmek zorunda bırakılan bir kurum konumuna sokmamalıyız. 'Sokuverelim, o kadar da önemli değil' derseniz bu kuruma verdiğiniz tahribatın bedelini sonra hep berebar öderiz. Karar alınmıştır. Şartlar ortadadır'' ifadelerini kullandı. Dünyada savaş karşıtlığnın arttığına işaret eden Baykal, ''Bizim görevemiz kötü ile daha kötü arasında tercih yapmakla kısıtlı olamaz. Biz Türkiye'yi kötü ile daha kötü arasında bir tercih yapma durumundan çıkarmakla da yükümlüyüz. Bu siyasi bir görevdir. Partilerin görevidir, muhalefet partilering örevidir, parlamentoların görevidir, parlamentomuz bu doğrultuda bütün dünyanın sayısını kazanan çok net bir tavır takınmıştır. Bu yanlış bir savaş. Bizim görevimiz bunu dünyaya anlatmaktır. TBMM gerçekten milletimize yakışan bir karar almıştır. Bir takım oyunlar bozulmuştur. Biz bu yeni durumun gereğini yapacağız. Türkiye'de hükümet parlamehntonun düzeyine çıkmalıdır. Türkiye'de kamuoyumuzun anlayışını duyarlılıklarını temel alan bir anlayışa hep birlikte taşımalıyız. Meclis bu konuda çok önemli bir ölçü koydu. Meclisi kısa bir süre içinde aldığı kararı inkar eden bir kurum haline sokmanın tahribatı düşünülecek bütün alternatiflerden farklıdır'' dedi. Genelkurmay Başkanı'nın açıklamasının zamanlamasının sorulmasına ise Baykal şu karşılığı verdi: ''Zamanlaması da yerinde. Asıl ikinci bir karar aldırmak üzere Meclis'in kararını değiştirmek üzere planlanan hazırlanan ve taşları döşenmeye başlanmış olan emini oluşturulmaya başlanmış olan çabaların parlamento üzerinde ne gibi etkiler oluşturulacağını görmek istiyorum. Hükümetin bu çabalarına teslim olacak milletvekilleri çıkabilir. Ama ben inanıyorum bazı milletvekilleri de diyebilirler ki 'ben bu getirilen tezkereye evet oyu vermiştim ama şimdi hayır oyu veriyorum. Bu girişime alet olmayi içime sindiremem' anlaşıyında davranacak millettekillerinin de bu Meclis'te olduğuna inanıyorum'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:29

İLGİLİ HABERLER