BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE MECLİS KARIŞTI...
ALİ ULURASBA
ANKARA (İHA) - TBMM Genel Kurulu'nda Maliye Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile gelir bütçesi görüşülüyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın, görüşmeler sırasında Genel Kurul'dan ayrılması üzerine CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, Bakan gelene kadar görüşmelere ara verilmesini talep etti. TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, hükümeti temsil eden başka Bakanlar olduğunu belirterek, ara verilme talebini kabul etmedi. CHP Mersin Milletvekili Mustafa Özyürek konuşmasını yaparken, Grup Başkanvekili Koç tarafından ''Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın gelmediği'' gerekçesiyle kürsüden çekildi. Son derece önemli bir Bakanlığın bütçesinin görüşüldüğüne dikkati çeken Koç, ana muhalefet partisi konuşmacılarının çok önemli eleştirileri olduğunu, bu konuşmaların da Maliye Bakanı Unakıtan tarafından dinlenmemesi gerektiğini söyledi.
Genel Kurul'un çalışmalarının, Bakanlar'ın iş durumu dikkate alınarak yapıldığını belirten Koç, ''Unakıtan'ın burada bulunması, Meclis'e saygı açısından önemli bir olaydır. Bakan, bir ihtiyacından dolayı dışarı çıkmış olabilir. Ara verme talebimiz kabul edilmediği için Bakan Unakıtan gelene kadar arkadaşımız konuşmasını sürdürmeyecektir'' dedi.
Tartışmalar sürerken, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın Genel Kurul'a girmesi, CHP ve AK Parti'li Milletvekilleri'nin alkışlarıyla karşılandı. CHP'li bazı milletvekilleri ise ''Bravo. Adamı böyle getiririz'' diyerek alkışladı.
Bu arada, Kürsüde Mustafa Özyürek'in konuşması sırasında alınan bilgilere göre, Grup Başkanvekili Haluk Koç, Özyürek'e, "Birazdan protesto edeceğiz" diye not gönderdi. Özyürek'de konuşmasını yarıda bırakıp kürsüden ayrılırken, Haluk Koç'un gönderdiği notu almayı unuttu. AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Işık Özyürek'in unuttuğu notu alarak Maliye Bakanı'na götürdüğü görüldü.
CHP'li Özyürek, Kapıkule Sınır Kapısı'nda ortaya çıkarılan olayın, 3-5 polisin veya 3-5 gümrük görevlisinin işi olmadığını ifade etti. Kapıkule olayının ''sistemli'' olduğunu savunan Özyürek, ''Umarım, olayın Ankara'ya ulaşan boyutu da ortaya çıkar'' dedi. Özyürek, kaçakçılığın en fazla akaryakıt, sigara ve içki sektöründe olduğuna dikkati çekerek, 1 paket sigaradan 1 milyon 200 bin lira, 1 litre benzinden 1 milyon 706 bin lira dolaylı vergi alındığını kaydetti.
"ASGARİ ÜCRET, GÜNDE 3 SİMİT PARASI KADAR ARTIRILDI"
''Vergi dairelerini kaldırın, nasıl olsa akaryakıt istasyonları var'' diyen Özyürek, ''Astronomik vergilerle kaçakçılığa çanak tutmuş,fırsat vermiş oluyorsunuz. Kapıkule'deki olaylardan ders çıkararak, dolaylı vergiyi aşağı indirmek için harekete geçilmesi lazım. Çok vergi değil, tahsil edilebilir vergi oranı belirlenmelidir'' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu, 2006 bütçesinin, IMF'e verilen niyet mektubu doğrultusunda hazırlandığını ileri sürdü. Bütçe kalemlerinin düzenlenmesinde milletvekillerinin görüşünün alınmadığını belirten Hacaloğlu, ''IMF'in ekonomi politikaları sonucunda ülkemizde işsizlik yoksulluk ve giderek yolsuzluk geniş boyutlara tırmanmıştır. Sosyal devlet çökertilmiş, giderek ülke yönetimi yaygın bir kuralsızlık ve yolsuzluk kuşatması altına girmiştir. Bütçeler erdemsizlik tuzaklarıyla kuşatılma tehditleri altında. 2003 bütçesi de böyle bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Bütçeyi size sormadı, AB'ye sordu, IMF'den icazet aldı. AB'ye teslim ettiniz de niye Meclis iradesinden kaçırıyorsunuz? Bu bütçe, ulusumuzun değil, ancak IMF'nin bütçesi olabilir" şeklinde konuştu.
AK Parti'nin bütçe politikasını "günü kurtarma politikası" olarak değerlendiren Hacaloğlu, bütçede öngörülen büyümelerle, Türkiye'nin, 2045 yılında AB vatandaşlarının bugünkü refah seviyesine ulaşılabileceğini iddia etti.
Asgari ücretin 380 milyon olarak belirlenmesine tepki gösteren Hacaloğlu, ''Asgari ücret, günde 3 simit parası kadar artırıldı'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan ise Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto ettiği ve dün yeniden görüşülen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası'nın, bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra
onaylaması halinde, "hukuka aykırı bir bütçenin kabul edilmiş olacağını" ileri sürdü.
Oyan konuşmasında, "Ofer skandalı ne oldu? Kuşadası'nın devredilmesinin hesabı ne oldu. Hariri ile özel ilişkiler konusu ne oldu? Bu tür uygulamalara göz yumanlar ne oldu? Gelişmiş bir demokrasi tek yolu vardır istifa beklentisi. Gelişmiş demokrasilerde bu tür Bakanlar, halkın içine çıkabilecek cesareti bulamazlar. Kendisine aflar getiren, oğlunun mısır ithalatı için gümrükleri belli bir dönem indirebilen, işadamı sıfatı taşıyan oğlunu Ofer ile yapılan toplantılarda yanında bulundurma nezaketsizliğini gösteren, nice devlet adamı sorumluluğuyla bağdaşmayan bir Bakan koltuğunu nasıl korur? Eğer o Bakan koltuğunu koruyorsa Başbakan o Bakanı koltuğunda tutabiliyorsa, AK Partili milletvekillerinin de sorumluluğu vardır. Türkiye'de demokrasinin standartları yükseltmek için daha fazla çabaya gerek var" dedi.