'CHP BARAJ ALTINDA KALABİLİR'
İşte Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Doğan'ın yazısı:
"CHP’nin erken seçim riski
HER seçimde iktidar değişiyor. 12 Eylül sonrasındaki dört seçim hep iktidar değişiklikleriyle sonuçlanıyor.
1983’ten 1987’ye iktidarda ANAP var. 1991’de DYP birinci parti oluyor. Koalisyonun büyük ortağı DYP. 1995 seçimlerinde sandıktan RP birinci parti çıkıyor. Büyük ortak RP. 1999’da bu kez birinci parti ve koalisyonun büyük ortağı DSP. 2002 seçimlerinin galibi AKP, tek başına iktidar. Arka arkaya dört seçimde iktidarın değişmesi, her ülkede pek kolay görülmeyen bir durum.
Çok çarpıcı, bu seçimlerin hepsinde erken seçim isteyen partiler, seçimi kaybediyor.
1999 ile 2002 seçimlerinin arkasında Amerika var. 99’da DSP’nin birinci parti çıkmasında, Amerika’nın Apo’yu yakalayıp Türkiye’ye teslim etmesi, büyük rol oynuyor.
Tıpkı, 2002’de AKP’nin iktidara gelmesinde Kemal Derviş ve ekonomik krizin rol oynaması gibi.
ERKEN SEÇİM-BARAJ
CHP İstanbul Milletvekili Bülent Tanla ile dün bu sohbeti yaparken, o bir başka gerçeği daha dile getiriyor:
‘1999’da biz CHP olarak erken seçim istedik, barajın altında kaldık. 2002’de erken seçim isteyen MHP, kendisiyle birlikte ANAP ve DSP’yi de felakete sürükledi ve hep birlikte tasfiye oldular.’
Şimdi CHP yeniden erken seçim istiyor. Hiç gerçekçi değil. Üstelik, geçmişe bakıldığında, riskler içeriyor. Hayır, CHP erken seçim istiyor, o zaman ilk seçimde yeniden baraj altında kalıyor, gibi bir anoloji yapmıyorum. Ancak, burada asıl olan şu, erken seçim isteği bugünkü gerçeklerle bağdaşmıyor.
Bunun temel nedeni de, Cumhurbaşkanılığı seçimi. AKP, Cumhurbaşkanını bu Meclis’le seçmek istiyor.
Kaldı ki, AKP açısından yine çok önemli bir neden, erken seçimi gerekli kılan ne var?.. AKP’ye göre, hiç bir şey.
AKP ile Türkiye iyi mi gidiyor?.. Söz konusu değil. Hatta, tam tersi. AKP halkı yoruyor, halkı diken üstünde oturtuyor. Attığı her adım, halkta AKP’ye yönelik kuşkuları biraz daha arttırıyor. Ama, AKP öyle düşünmüyor. Onlara göre, Türkiye’yi iyi yönetiyorlar.
KORKUTMAK ÜZERİNE
Özellikle Cumhurbaşkanı seçimiyle bağlantılı, CHP erken seçimi zorlarken, Cumhurbaşkanlığı da, AKP’ye geçer tezini, korkuya dönüştürerek işliyor.
CHP benzer biçimde, Cumhuriyet’in temel değerlerini AKP zedeliyor, korkusunu da yerleştirmeye çalışıyor.
Bülent Tanla’nın işaret ettiği iki başka nokta var:
‘Seçime katılma oranı ve yeni seçmenler. Şu anda seçmenin çok büyük oranı, bugün seçim olsa, hangi partiye oy vereceğini bilmiyor, kararsızlar çoğunlukta. Seçmen arayışta. İkincisi de, şu anda 41 milyon olan seçmen sayısına ilk seçimde dört milyon daha ekleniyor. O yeni genç seçmene partiler ne vaat ediyor, bu soru açıkta.’
Bana göre, sandığa gitmeyenlerin önemli çoğunluğu, sosyal demokrat seçmen. Yani, katılım oranının düşük olması, CHP’ye ve diğer sosyal demokrat partilere zarar veriyor.
Ayrıca genç seçmen!.. CHP ne vaatte bulunuyor genç insanlara?.. Toplumun büyük çoğunluğuna bir çıkış yolu gösteremeyen CHP, gençlere hangi sözü verebilir ki?..
Baykal son günlerde erken seçimi ağzından düşürmüyor. Boş laf. Hem gerçekçi bir politika değil, hem de, CHP açısından ciddi riskler taşıyor."