'CHP İFRAT KUTBUNDAYDI, ŞİMDİ TEFRİT TARAFINDA!'
AK Parti Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısının ardından
gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, "YÖK tarafından İstanbul
Üniversitesine gönderilen yazı hatırlatılarak, Hükümetin bu konuda bir adım atıp
atmayacağının" sorulması üzerine, YÖK’ün İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp
Fakültesindeki bir olayla ilgili görüş bildirdiğini, konunun başörtüsü ile ilgili
değil şapka takan bir öğrencinin sınıftan çıkarılması üzerine gündeme geldiğini
söyledi.
Hocayla öğrenci arasındaki tartışmanın disiplin konusu olduğunu belirten
Çelik, İstanbul Üniversitesi’nin YÖK’e görüş sorduğunu anlattı. Çelik, şöyle
konuştu:
"Biz öğretmenlere, öğretim üyelerine zabıta görevi veremeyiz, zaptiyelik
yaptıramayız. Hocayla öğrenciyi karşı karşıya getiremeyiz. Bu olaya mahsus olmak
üzere İstanbul Üniversitesi’nin sorması üzerine YÖK de diyor ki sınıftan
öğrencinin apar topar dışarıya atılması doğru değildir. Sen aykırı bir tutum
buluyorsan orada gerekli tutanakları tutarsın, sonra ne yapılacaksa o yapılır
veya yapılmaz, ayrı bir olay. Meselenin özü budur. Bir genelge söz konusu
değildir. Öğrenci ile hocasının karşı karşıya gelmemesini sağlayan, hoca-öğrenci
ilişkilerinin olması gereken boyutun dışındaki bu olayla ilgili yapılmış spesifik
bir açıklamadır. İstanbul Üniversitesi’ne gönderilen yazı bundan ibaret."
Büyük bir adım atarak Anayasa değişikliği yaptıklarını belirten Çelik, bu
konuyla ilgili yeni bir anayasa değişikliğine gerek olmadığını belirtti.
Çelik, şunları kaydetti:
"Prof. Dr. Ergun Özbudun gibi birçok değerli hoca diyor ki bir yasal
düzenleme de yapılabilir. Bu yasal düzenlemeyi CHP Anayasa Mahkemesi’ne
götürmezse yeter. Başbakanımız dün dedi, onlar 100 kişi, biz onların peşine vagon
olmaya hazırız, kahramanlık da onlara ait olsun. Yeter ki CHP buna yanaşsın,
samimiyetini ortaya koysun ve biz bu problemi Türkiye’nin gündeminden çıkaralım.
İstismar mı istismar da ortadan kalksın, bunun üzerinden birileri siyaset mi
yapıyor, o da ortadan kalksın. Ama ortada olan şey şudur, Sayın Kılıçdaroğlu,
partisinin içindeki dengeleri hesaba katmadan bir şey söylüyor. Sayın Sav, ağzına
bir parça biber sürüyor, ondan sonra da söylediğinden pişman oluyor, dönüyor
manevra yapıyor. CHP kendi içinde bu meseleyi henüz çözebilmiş değil, bırakın
TBMM’de... Kendi içerisinde bu konudaki farklı görüşleri, muhalefeti ve farklı
tutumları CHP daha stabil duruma getirebilmiş değil. Bu açıdan CHP yeter ki
Anayasa Mahkemesi’ne böyle bir şey götürmesin, yeter ki bu konuda bir uzlaşmaya
varsın, biz önceliği CHP’ye vermeye hazırız. Türkiye’nin gündeminden bu şekilde
suni bir şeyi, gerçekten bir haksızlığı da ortadan kaldıralım. Bizim duruşumuz
bu."
Bir gazetecinin "YÖK Başkanı bu yazının bütün üniversiteleri
kapsayacağını söyledi" demesi üzerine Çelik, "Sizi hocanız sınıftan,
giyiminizden, kuşamınızdan dolayı çıkarırsa, ’çıkmazsan seni attırırım’ dese, siz
böyle bir muameleye maruz kalmak istemezsiniz. Sayın YÖK Başkanı’nın söylediği
budur. Yani bir örnek olaydan yola çıkarak hoca ile öğrencinin ilişkisi
eğitim-öğretim ilişkisidir, daha sıcak, daha insani bir ilişkidir, zaptiyelik
ilişkisi değildir. Üzerinde durulması gereken nokta budur" dedi.