Gündem
  • 30.4.2005 07:42

"CHP'NİN DIŞLADIĞINI DÜNYA KAPIYOR" KARİKATÜRÜ...

Bülent Düzgit - Hürriyet

Hürriyet'in dünkü haberi:

İSTANBUL Milletvekili Kemal Derviş’in Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanlığına seçilmesi, yönetimle ters düşerek dışlanan, ancak uluslararası başarı kazanan ünlü CHP’lileri yeniden gündeme getirdi. 3 Kasım 2002 milletvekili genel seçimlerinde CHP yönetimi tarafından milletvekili listesine konulmayan, genel kurula bile çağrılmayan CHP’nin eski Genel Başkanı Hikmet Çetin de ABD Başkanı George W. Bush’un onayıyla NATO’nun Afganistan Kıdemli Sivil Temsilcisi görevine getirilmişti.

ÖDÜL DE GELDİ

Derviş ve Çetin’in uluslararası görev üstlenmelerinin dışında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la bir türlü yıldızı barışmayan ve siyaseti bıraktıktan sonra 2001 yılında CHP’den de istifa eden eski SHP Lideri Prof. Erdal İnönü’ye de yabancıların önemli ilgisi bulunuyor. Fizikçi kimliğiyle uluslararası bir şöhrete sahip olan İnönü, 1994 yılında ‘Gezegenlerden atom altı parçacıklara kadar tüm etkileşimlerle ilgili kuramı’ nedeniyle ‘Wigner Madalyası’yla ödüllendirilmişti. ‘Wigner Madalyası’ uluslararası fizik alanında Nobel’den sonra en önemli ödül olarak kabul ediliyor.

YARDIMCI SEÇTİ

3 Kasım 2002 seçimlerinde DSP’den kopan Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem’le birlikte Yeni Türkiye Partisi’ni kurmak için yola çıkan Derviş, son anda CHP Lideri Baykal’la anlaşarak CHP’ye katılmıştı. Seçimlerin ardından Derviş’in, CHP’ye güç mü kattığı, yoksa zarar mı verdiği konusu partide uzun süre tartışıldı. Bu arada Baykal, 2003’teki kurultayda Derviş’i yardımcılığına getirdi. CHP’nin İstanbul ve İzmir gibi bölgelerinde siyaset yapanlar partiye güç kattığını savunurken, daha çok Anadolu illerinde politika yapan isimler, partiye zarar verdiği görüşünü dile getirdi.

TÜRBAN KRİZİ

Tartışmalar henüz sürerken Genel Başkan Yardımcısı sıfatını da taşıyan Derviş, özellikle türban ve laiklik konularında ‘CHP’nin klasik temel görüşleriyle’ çelişen önemli açıklamalar yapmaya başladı. Baykal’la yol ayrımı ise 2004 yılında yaşanan türban tartışmaları sırasında Derviş’in, ‘Üniversitelerde türban serbest olmalı’ açıklamasıyla kamuoyuna yansıdı. CHP’de kendisine yakın arkadaşlarıyla birlikte bu görüşünü ısrarla sürdüren Derviş, Kıbrıs’ta 2004 yılında yaşanan Annan Planı tartışmaları sırasında da Baykal’la ters düştü.

DİKTATÖR İMASI

Baykal ve CHP yönetimi, Annan Planı’nın Kıbrıs Türklerini zaman içinde Rumların egemenliğine sokacağını ve Kıbrıs’ı bir Rum Adası haline getireceğini savunurken, Derviş plana destek veren açıklamalarda bulundu. Bu görüş ayrılıkları sivrilirken Kemal Derviş’in İzmir’deki bir toplantıda Baykal’ı da ima ederek, parti liderlerini diktatörlere benzeten açıklaması ipleri kopardı.

İSTİFA ÇAĞRISI

Bunun ardından da yerel seçimler öncesinde sürpriz bir açıklama daha yapan Derviş, ‘AKP kadınların yolunu açmadı. CHP, yerel seçimlerde daha fazla kadın aday çıkarabilirdi. Türbanlı bir belediye başkanımız olsaydı, türban meselesi kendiliğinden çözülürdü’ demişti. Bunun üzerine Baykal’a yakınlığıyla bilinen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve MYK üyesi Güldal Okuducu, partide uzun zamandır Derviş’e karşı biriken öfkeyi dile getirerek sert bir açıklamayla Derviş’i CHP’den istifa etmeye çağırmıştı.

 

Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:00

İLGİLİ HABERLER