Gündem
  • 15.10.2005 14:22

CHP''YE KÖTÜ HABER!

İSTANBUL - CHP''nin geçmişte bir parçası olmak için büyük çaba sarf ettiği Sosyalist Enternasyonal üyeliği önümüzdeki aylarda tartışmaya açılabilir. Bu tartışmayı da bizzat Avrupalı sosyalistlerin başlatması söz konusu olabilir. Avrupa Parlamentosu''ndaki (AP) sosyalist grubun, yani Avrupa Sosyalist Partisi''nin (PES) 2006 Kasım ayında Türkiye''yle ilgili vereceği bir karara esas teşkil etmek üzere bir rapor hazırlamakta olduğu biliniyor. Bu raporla ilgili temasta bulunmak üzere geçen hafta önemli bir PES heyeti İstanbul ve Ankara''da temaslarda bulundu. Heyetin başkanlığını eski Finlandiya başbakanlarından ve AP sosyalist milletvekili Paovo Lipponen yapıyordu, başkan yardımcısı ise eski Yunanistan Dışişleri Bakanı ve PASOK lideri Yorgo Papandreu''ydu. Ayaküstü görüşme Normal şartlarda, böyle bir heyete ev sahipliğini ''kardeş parti'' olan CHP''nin yapması beklenirdi. Çünkü CHP sadece Sosytalist Enternasyonal üyesi değil, aynı zamanda PES''in, yani AP''deki sosyalist grubun da üyesi. Türkiye AB''ye tam üye olmadığı için AP''ye milletvekili gönderemiyor, o yüzden PES içinde CHP''nin konumu şimdilik ''ortak üye.'' Oysa, CHP Türkiye''ye gelen ve artık geri dönen heyetin ne ev sahibiydi ne de onlara yardımcı olacak hizmetleri sunuyordu. Tam tersine, sosyalist vekil heyetinin bütün işleri Atina''daki PASOK sekreteryası tarafından görüldü. Heyet, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal''la bir protokol görüşmesi yapmak istedi, ama bu görüşmeye PES heyeti tam 35 dakika gecikmeyle gitti. Baykal da Attilâ İlhan''ın cenazesine yetişmek üzere çıkmak durumundaydı, görüşme ayaküstü yapılabildi. Daha sonra heyet CHP''li bir heyetle Baykal''ın yokluğunda görüştü. Ancak PES''lilerin İstanbul''da, CHP Genel Merkezi''nin AB politikalarına Radikal''e yazdığı eleştiriyle ön plana çıkan CHP İstanbul Milletvekili Zeynep Damla Gürel''le görüşmesi dikkat çekiciydi. Zaten PES''lilerin İstanbul''da çeşitli sivil toplum örgütleriyle yaptığı neredeyse bütün görüşmelerde CHP''ye yönelik şikâyetleri dinlemesi de dikkat çekiciydi. Örneğin Türkiye''de solun tartışıldığı oturumda CHP''nin Marksist değil Kemalist bir kökenden geldiği, ayrıca Türkiye''de solun bölünmüşlüğünün dezavantajları konuşuldu. Türkiye''nin bütünleşme sürecinde olduğu Avrupa''da sol açısından Türk solunun bir sorun yarattığı gözlemlendi. Avrupa solu açısından Türk solunun Avrupa''daki yeri ve Avrupa''da solun geleceği, Brüksel kararları ve Kopenhag Kriterleri kadar önem taşıyor. CHP''den şikâyetçiler İstanbul''da yapılan görüşmelerde Türkiye''de solun durumunun yanı sıra, sendikaların sorunları, insan hakları konusunda sıkıntı ve gelişmelerle kadın haklarının durumu ele alındı. İnsan hakları ve azınlık temsilcilerinin sunuş yaptığı oturumda Türkiye''de ana muhalefet partisinin tutumunun, demokratikleşme ve insan hakları konusunda tartışma yapılmasını engelleyici olduğu dile getirildi. CHP''nin Ermeni konferansı konusundaki yaklaşımının Türkiye''de zaten sorunlu olan ifade ve akademik özgürlüğü geliştirmekten çok, engelleyici olduğu vurgulandı. Heyet üyesi bazı milletvekilleri toplantı sonrasında yapılan sunumlara karşın, ''''CHP''nin durumunun farkındayız'''' dedi. Öyle anlaşılıyor ki Avrupa solu, AB konusundaki tutumu, siyasette ordu karşısındaki sessizliği, reformlar konusundaki isteksizliği nedeniyle CHP''nin Sosyalist Enternasyonel üyeliğini tartışma gündemine taşıyacak (radikal)

İLGİLİ HABERLER