Gündem
  • 28.4.2002 11:27

ÇİLLER: TAYYİP, LE PEN GİBİDİR !

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA- DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, son günlerde peş peşe kasetleri çıkan AKP lideri Tayyip Erdoğan'la ilgili yeni bir tartışma başlatacak açıklamalarda bulundu. star'ı 'demokrasinin beşiği' olarak nitelendirdiği Celal Bayar Köşkü'nde kabul eden Çiller, Tayyip'i Fransa'daki aşırı sağcı Le Pen'e benzetti. 'Tayyip Erdoğan marjinaldir. Le Pen gibidir' dedi. İşte Çiller'in açıklamaları: RP elma gibi ikiye bölündü Biz Refah Partisi'ni denedik, mecbur kaldığımız için koalisyon kurduk. Başka çaremiz yoktu ve millet onların gerçek yüzünü görme fırsatı yakaladı. Bu konuda yorumu ben yapmayacağım. Refah Partisi iyi ise mesele yok... Ama değilse, o reaksiyon milletin her kesiminden o dönemde nasıl çıktı. Şimdi o parti ortadan elma gibi ikiye bölündü. Ve millet bunun bir yarısına itibar etti. Ben bunu anlamakta çok büyük bir sıkıntı çekiyorum. Bir parti ile koalisyon yapmak onların kimliklerini değiştirmiyor. Siz sadece o parti ile koalisyonda bir programı uygulatmada diretiyorsunuz. Biz nitekim 'AB' demiştik, AB oldu. Biz o dönemde 'Gümrük Birliği'nden çıkılmayacak' dedik; öyle oldu. Milletin hafızası yorgun 'Millet niye Tayyip Erdoğan'a itibar etti' diye sorarsanız, medyanın da bu konuda dahli olduğunu düşünüyorum. Çünkü 'bunların alternatifi yok', 'bunların hepsi bir' diye diye milletin aklı, beyni, ruhu ve vicdanı yıkandı. Bu lobiyi o kadar büyük ve etkin bir şekilde işlettiler ki, 'Bir adama 40 defa deli dersen, adam da deli olduğuna inanır'. Milletin hafızası bu kadar da yorgun olmamalı. Ben düşkırıklığı yaşıyorum. Bu açıdan biraz şaşkınlık içindeyim. Milletin hafızasını canlandırmak gerek. Çünkü Tayyip Erdoğan ile kapatılan Refah Partisi, bir elmanın iki yarısıdır. Siyaset boşluk kaldırmıyor. Bu boşluğun yaratılmasında herkes kusurlu. Nitekim birisi geldi, o boşluğu doldurdu. Benim de bazı kusurlarım olmuş olabilir. Erdoğan, 'Değiştim' diyor... Bir insan eğer tümü ile 'değiştim' diyorsa o zaman güven vermez. İnsanların belirli konularda fikir değiştirmesi mümkündür. Ama topyekün, özden 'Ben o değilim' diyorsa o zaman o kim? Bir insanın özünü değiştirmesi çok güç. O zaman o 'O insan' değil. Yarın öbürgün yine özünü değiştirmeyeceğini kim garanti edebilir. Bir insan yaşam tarzını, görgüsünü, kültürünü, reflekslerini değiştiremez; fikirlerini değiştirebilir. Onun için inandırıcılığı çok güç. Cenab-ı Allah hiç kimseyi 'Ben özümü reddediyorum', 'kendimi reddediyorum', 'tümünü reddediyorum' konumuna düşürmesin. Le Pen gibi marjinaldir 'AKP son yapılan bir ankette birinci, CHP ise ikinci çıkmış' diyorlar. Netice itibarı ile birinci olarak görebilirsiniz şu anda, ama birinci de olduklarını sanmıyorum. Bizim bildiğimiz çok farklı... Ama bunlar, ikinci de çıksa, üçüncü de çıksa veya belli bir rakamı bulsa bile 'Le Pen' gibi aslında marjinaldir. Tayyip Erdoğan marjinaldir. Le Pen gibidir. Çünkü iki türlü ölçmek gerekir. Bir partiye 'evet' diyenler ve bir partiye 'Katiyen hayır' diyenler meselesi var. Şimdi bakıldığı zaman DYP'ye 'evet' diyenler var, ama 'katiyen hayır, asla oy vermem' diyenler azınlıkta. YENİYİ DENEMEK ZARARLI DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, siyasetteki gelişmelerle ilgili de şu yorumları yaptı: BAYAR VE DTP: Mehmet Ali Bayar'ı parlatmaya çalışıyorlar. Bu yeni birisi meselesi aslında sağlıklı bir yaklaşım değil. Çünkü başımıza bütün bunlar hep yeniyi deneme merakı yüzünden geldi. İlk önce denenmedi diye Erbakan'ı denedik, ardından Erdoğan yeni dediler, ne olduğunu bugün gördük. Derviş'i denedik, o da 'ben yanlış yaptım' dedi. SİYASİ ÖMRÜ: Ben çocuktum şimdiki liderler vardı. Anamuhalefet lideriyim halen aynı lider başbakan. Türkiye'de bir liderin gerçek anlamda yetişmesi en az 10 yıl alıyor. Ondan sonra verimlilik için 5-6 yıl koyun üzerine, ondan sonra da çekilmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü vereceğini 15 yıl içinde vermiştir. Belli bir şekilde arkasındakileri yetiştirerek çekilmesi gerekir. Benim şu anda gençlerle olan gönülbağım ve çalışma bağım bundan kaynaklanıyor. SEÇİM: Siyaseti marjinallerden, marjinal partilerden kurtarmak için iki turlu seçim sistemine geçilmesi zorunlu. Bu genel seçim iki turlu olmalı. Meclis'e girecek parti sayısı en fazla 3 olmalı. Böyle olursa istikrar olur. Marjinaller olmaz. Genel ve yerel seçimin birbirinden ayrılması gerekir. Seçim bu sonbaharda olabilir. En son tarih 7-8 Nisan'da yapılması şart. TAYYİP'LE KOALİSYON: 'Eğer seçimden birinci parti olarak çıkarsanız, AKP ile koalisyona girer misiniz?' diye soruyorlar. Eğer 'siyasi tavrını koy' diyorsanız. Ben, bugüne kadar hiç konuşmamıştım bu konuda. Ancak, siyasi tavrımı burada ilk kez koyuyorum. Diyorum ki; Türk Silahlı Kuvvetleri'ne cellat diyen, Hizbullah'ı kurtarıcı olarak gösteren bir görüşün Türkiye'deki demokratik istikrarı sağlama imkanı yoktur. Niye? Çünkü, yüzde 80'i bu görüşün karşısında olacaktır. O zaman ne yapmamız lazım. O zaman yapmamız gereken şey, bir sistem değişikliğiyle istikrarı temin edecek iki turlu seçime gideceksin.(Star) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:40

İLGİLİ HABERLER