Asayiş
  • 27.12.2005 16:31

CINGILLIOĞLU BERAAT ETTİ

CENGİZ İNOĞLU
İSTANBUL (İHA) - "Dolandırıcılık" suçundan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Halit, Sema ve Ali Cıngıllıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 20 sanık, suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti.
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuksuz sanıklardan katılan olmazken, sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada söz alan Finansbank'ın avukatı Şükrü Şahin, "Biz davadan vazgeçtik. Takdir mahkemenindir" dedi.
Cumhuriyet Savcısı Rasim Işıkaltın mütalaasında, Finansbank A.Ş'den aldıkları krediyi ödemedikleri ifade edilen sanıkların, Cıngıllı Holding A.Ş. aleyhine yapılan iflas takipleri sırasında şirketteki mal varlıklarını kaçırdıkları ve hileli yollara başvurarak bankayı zarara uğrattıklarının iddia edildiğini belirtti. Savcı Işıkaltın, her ne kadar böyle bir iddia mevcut ise de bankadan kredinin alınışı sırasında sanıkların herhangi bir hile ve desisede bulunmadıklarını, bu nedenle dolandırıcılık suçu oluşturmadığından beraatlarına karar verilmesini talep etti.
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, 20 sanık hakkında yasal unsurları oluşmayan "dolandırıcılık" suçundan beraat kararı verdi.
Müşteki Finansbank vekilleri iddialarında, Finansbank'ın, sanıkların yetkilisi olduğu Cıngıllı Holdingi A.Ş' den toplam 27 milyon 980 bin dolar ve 12 milyon 725 bin euro alacaklı olduğu belirtiliyor. Sanıkların servetinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından 2000 yılı Aralık ayında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devri sebebiyle ödeme gücünü yitirdiği ve sanıkların, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla holdingin iştirakler portföyündeki kıymet hisseleri ve defter değerleri üzerinden düşük bedelle Merkez Yatırım A.Ş'ye devrettikleri ileri sürülüyor.
Sanıkların yöneticisi oldukları holding adına Finansbank'tan aldıkları krediyi ödemedikleri, aleyhlerine yapılan iflas takipleri sırasında şirketlerindeki mal varlıklarını kaçırdıkları, hileli yollarla müşteki Finansbank'ı zarara uğrattıkları, böylece kredi kurumu niteliğindeki bankayı aracı kılarak kendilerinden birçok kez haksız çıkar sağladıkları ve suça değişik aşamalarda doğrudan katıldıkları iddia ediliyor. Her ne kadar bazı sanıklar hakkında suç tarihi itibariyle hizmet nedeniyle emniyeti kötüye kullanmak ve alacaklısını zarara uğratmak amacıyla mal mevcudunu eksiltmek konusunda da iddialar mevcut ise de, olayların gelişimi ve zincirleme suç niteliği göz önüne alındığında eski Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 79. maddesi yoluyla diğer fiillerin TCK'nın 504/1-3 maddesi kapsamında ve zincirleme suç olarak değerlendirilebileceği dile getiriliyor. İddianamede, sanıkların toplam 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları isteniyordu.

 

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:22

İLGİLİ HABERLER