Gündem
  • 23.6.2004 00:34

CLİNTON KİTABINDA ÇİLLER VE DEMİREL'İ ÖVDÜ!..

Eski ABD Başkanı Bill Clinton, 1998 yılında El Kaide'yi çökertmek için Afganistan'a özel kuvvet göndermek istediğini, ancak bu fikrinin orduda heyecan uyandırmadığını belirtti.


Clinton, bugün yayımlanan ''Hayatım'' isimli anı kitabında, 2000 yılında Pakistan ve Bangladeş gezileri arifesinde El Kaide'nin kendisine yönelik suikast planladığı konusunda Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilâtı'nca (CİA) toplanan istihbarata rağmen bu gezilere çıktığını anlattı.
Kitabında, halefi George Bush'u, Usame bin Ladin'in örgütünün tehdidi konusunda uyardığını anlatan Clinton, Bush'a, Bin Ladin'i etkisizleştirmeyi başaramamaktan ötürü duyduğu ''büyük hayal kırıklığını'' da ifade ettiğini bildirdi.


Clinton kitabında, Ocak 1993'de göreve geldikten sonra kafasının Bin Ladin'le dolu olduğunu, 1998'de ABD'nin Tanzanya ve Kenya Büyükelçiliklerine düzenlenen saldırıların ardından ''kendisini Ladin'i yakalamaya veya öldürmeye ve El Kaide'yi de yok etmeye adadığını'' kaydetti.
Eski başkan, kitabında, Amerikan kuvvetlerinin 11 Eylül saldırılarından sonra aramaya başladıkları Bin Ladin'i yakalamak için, Afganistan'a en az iki kere asker göndermeyi istediğini belirtiyor.


Clinton, Afrika'daki büyükelçiliklerine saldırılan ABD'nin, o dönem El Kaide'nin eğitim kamplarını ve Sudan'daki bir kimya fabrikasını bombalamasını yeterli bulmayarak, örgüte verilecek karşılığın daha büyük boyutta olmasını istediğini vurguladı.


Bill Clinton, dönemin Genelkurmay Başkanı General Hugh Shelton'dan ve terörle mücadele sorumlusu Richard Clarke'tan, ''Afganistan'a komando birliği göndermek için seçenek sunmaları yolunda talepte bulunduğunu, ancak ordu yetkililerinin, 1993'te ABD kuvvetlerinin Somali'de 18 kayıp verdiği gerekçesiyle bunu yapmak istemediklerini'' de ifade etti.
Eski Başkan kitabında, CİA'ya, Bin Ladin'e ve adamlarına karşı ''ölümcül bir güç kullanma ve terörist örgüt sorumlularını ortadan kaldıracak operasyonlar yapma'' yetkisi tanıdığını da yazdı.

DEMİREL VE ÇİLLER'E ÖVGÜ
ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton, bugün piyasaya çıkan ''Hayatım'' adlı anılarını derlediği kitapta, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile eski Başbakan Tansu Çiller'den övgüyle söz etti.


Tansu Çiller'i, Müslüman bir ülkenin ''modern ve zeki kadın lideri'' olarak tanımlayan Clinton, kitabında, ''eski Başbakan Çiller'in Kardak Krizi sırasında Yunanistan ile yaşanan gerginlik ortamının savaşa dönüşmesi olasılığından duyduğu endişeyi'' dile getirdi.


Bill Clinton, Rusya'nın eski başbakanlarından Viktor Çernomirdin ile Beyaz Saray'daki görüşmesi sırasında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Çiller'in kendisini arayarak, Kardak Krizi'nin çözümü için devreye girmesini istediklerini belirterek, dönemin Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, Süleyman Demirel ve Tansu Çiller ile görüştüğünü, sorunun çözümü için çaba sarf ettiğini anlattı.

Kıbrıs için savaşmayan iki ülkenin Ege'deki küçücük bir kayalık parçası için savaşmasının ''düşünülemez'' olduğunu ifade eden Clinton, ''Ancak Çiller'in, bunun bir çatışma ortamına dönüşmesinden gerçekten korku duyduğunu söyleyebilirim'' dedi.


Eski Başkan Clinton kitabında, 1974'te Kıbrıs'ta hükümetin, Yunanistan'daki askeri rejim tarafından yıkılmasına yanıt olarak Türkiye'nin Ada'daki Türkler'i korumak üzere asker gönderdiğini belirterek, bu durumun Ada'yı ikiye böldüğünü ve ''de facto'' olarak bağımsız bir Türk bölgesinin doğmasına neden olduğunu kaydetti.


Yunanistan'ın Kıbrıs'taki Türk askeri varlığının sona ermesini, en azından göç eden Rumlar'a dönüş hakkının sağlanmasını istediğini yazan Clinton, Kıbrıs sorununun çözümü için yıllarca uğraştığını, ancak olmadığını ve bundan hayal kırıklığı duyduğunu ifade etti.


Kıbrıs ile ilgili ifadelerinde Türkiye'nin tezlerine yakın görüşler ortaya koyan Bill Clinton, mevcut durumun Avrupa'nın Türkiye'yi kucaklamasına ve Yunanistan-Türkiye ilişkilerinin iyileşmesine de engel olduğunu savundu.
Clinton, kitabının bir başka bölümünde, iki büyük deprem atlatan Türkiye'ye destek amacıyla bu ülkeye geldiğini ve öngörülenden çok kaldığını belirterek, 5 günlük ziyareti sırasında Türkleri deprem felaketine karşın ABD ve AB ile çalışmaya devam etmeye cesaretlendirmek istediğini kaydetti.


Türkiye'nin AB üyeliğini yıllarca desteklediğini ifade eden Bill Clinton kitabında, Türkiye'nin 21. yüzyılın geleceği parlak bir ülkesi olduğunu, Yunanistan ile Kıbrıs sorununu çözer, Kürtler'le ilgili uygun bir yol bulur ve laik, Müslüman, demokrat kimliğini korursa Batı'nın yeni Ortadoğu'ya geçiş kapısı olabileceğini yazdı.


Ortadoğu sorununun çözümlenememesinin aşırılıkları arttırdığını ifade eden Clinton, demokratik ve istikrarlı bir Türkiye'nin aşırılık yanlıları ve köktendincilerin Avrupa'ya yayılmasında en büyük engeli oluşturabileceğini savundu.


Kitabında 9. Cumhurbaşkanı Demirel için de ''geniş görüşlü'' devlet adamı ifadesini kullanan Clinton, TBMM'de yaptığı konuşmada ve eski Başbakan Bülent Ecevit ile görüşmesinde sorunların çözümünde izolasyon ve milliyetçiliğin reddedilmesi önerisinde bulunduğunu da kaydetti.


Türkiye ziyareti sırasında, depremden sonra İzmit'te oluşturulan çadırkentleri ziyaret ettiğini, yardım sağlayan ülkelere teşekkür ettiğini kitabında yazan Clinton, hemen ardından Yunanistan'da meydana gelen deprem nedeniyle Türkiye'nin yardıma koştuğuna dikkati çekti. Clinton, ''Eğer deprem onları biraraya getirdiyse, bundan sonra da birlikte çalışmalılar'' diye yazdı.
Eski ABD Başkanı kitabında ayrıca, deprem bölgesinde kucağına aldığı küçük bir çocuğun burnunu tuttuğunu belirterek, kızı Chelsea'nin de küçükken böyle yaptığını ve bu durumdan etkilendiğini kaydetti.


Deprem bölgesini gezerken kucağında Türk çocuğuyla çekilen fotoğrafının ertesi gün gazetelerin manşetini süslediğini yazan Clinton, bir gazetenin ''O bir Türk'' manşetini attığını da anımsattı.


Kitabının bir başka bölümünde de, Türkiye ve Yunanistan'ın eski dışişleri bakanları İsmail Cem ile Yorgo Papandreu'yu ''ortak bir gelecek için birlikte çalışan ileri görüşlü liderler'' olarak tanımlayan Clinton, İstanbul'da Fener Rum Patriği Bartholemeos'u ziyaret ettiğini ve Türk yetkililerden Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılmasını istediğini belirtti.


Kitabın bir başka bölümünde de Türkiye'yi Polonya, Brezilya, Güney Afrika ve Endonezya ile 21. yüzyılın gelişen pazarlarından birisi olarak değerlendiren eski Başkan Clinton, Hırvatistan'da geçirdiği uçak kazasında ölen eski ABD Ticaret Bakanı Ron Brown'ın, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Balkan ülkeleriyle ticaretin geliştirilmesi için çok çaba sarf ettiğini de yazdı.

GECE YARISI KUYRUĞA GİRDİLER
New York Manhattan'da Lincoln Center yakınında bulunan Barnes & Noble mağazasında kuyruğa girenler geceyarısını geçince açılan kapılardan girip kitaplarını aldılar. Margaret Woods isimli kadın, ''Bu benim için tarihi bir an'' derken, Clinton'un hayranları eski Başkan'ın bir rock yıldızı kadar güçlü olduğunu söylediler.


Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:26

İLGİLİ HABERLER