Gündem
  • 16.1.2004 10:06

ÇOCUKLAR ERDOĞAN'I TERLETTİ...

VEHBİ BAŞ İSTANBUL- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,''Din üzerinden siyaset yapmayı düşünmüyoruz. Siyaseti de bir rant aracı olarak görmeyi partimizin kimliğine yakıştıramıyoruz. Bunların kesinlikle karşısındayız'' dedi. Gazeteci-Yazar Ali Kırca tarafından hazırlanan ve ATV'de yayımlanan 'Siyaset Meydanı' programına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 9-15 yaş arası çocukların sorularını cevapladı. Yıllar önceki söylemlerinin hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, ''Herşey değişime mahkumdur. Sizler de değişiyorsunuz. Değişeceksiniz, tabiat doğa sürekli değişiyor. Biz dünyadaki gelişme ile birlikte aynı şekilde değişime tabi olduk. Bunları da çok rahatlıkla söylüyoruz. Ama unutmayın aynı şey sizlerin de başınıza gelecektir. 10-15 sene sonra sizler de diyeceksiniz ki 10 sene önce ben neydim, bugün dünyaya nasıl bakıyorum. Dün söylediğim şeyleri bugün farklı söylüyorum, dün düşündüğüm şeyleri bugün farklı düşünüyorum diyeceksiniz. Bunu yaşadıkça göreceksiniz. Bunu köşelerinde yazanlar da aslında geçmişleriyle bugünü karşılaştırdıklarında onlar da değiştiklerini, geliştiklerini görüyorlar, ama maalesef böyle ideolojik yaklaşımlar insanları nedense inanmadıkları şekilde konuşturuyor veya yazdırıyor'' diye konuştu. ''DİNLER DE ARAÇTIR, AMAÇ İNSANLARIN MUTLULUĞUDUR'' Dünyadaki bütün sosyologların ve düşünce üretenlerin hepsinin 'bütün sistemlerin araç olduğu, amaç olmadığı' konusunda hemfikir olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: ''Amaç insanların mutluluğudur. Bunu böyle biliniz. Yanına bir şey daha koyuyorum. Dinler de araçtır, amaç insanların mutluluğudur. Dinler de ideolojiler de her şey insanın mutluluğu içindir. Dünyada din üzerinden siyaset yapanlar var. Ben bunu Avrupa Birliği Parlamentosu'na davetli olduğum ve orada konuşma yapmam istendiğinde de söylemiştim. Demiştim ki, Hristiyan Demokratlar ifadesi bana biraz istismar kokan bir ifade olarak geliyor. Çünkü demokrasinin önüne dini koymak, onun üzerinden siyaset yapmak gibi geliyor. Hatta o zaman bana Hristiyan Demokrat parlamenterler 'biz istismar mı yapıyoruz' dediler, 'ben böyle düşünüyorum böyle görüyorum' dedim. Onun için de bizim partimiz Müslüman demokrat değil muhafazakar demokrattır. Muhafazakar demokrasiyi kimlik olarak belirlemiştir dedim. Bildiğiniz gibi geçen hafta da biz bunu uluslararası bilimsel bir platformda tartışmaya açtık ki eksikliklerimizi görelim. Dünyadaki gelişimi biz kimliğimize yansıtalım istedik. Dünya sürekli bir gelişim içerisinde. Eğer siz bu gelişimi yakalayamazsanız siyasetinizi de geliştiremezsiniz. Biz bunun için bu adımı atmış bulunuyoruz. Bu muhafazakarlıkla değerlerimizden aile yapımıza varıncaya kadar, kendi gelenek örfümüze varıncaya kadar, geçmişi geleceğe taşımak, böyle bir anlayışla biz partimizin kimliğini böyle tespit ettik ve bununla geleceğe yürüyeceğiz. Din üzerinden siyaset yapmayı düşünmüyoruz. Siyaseti de bir rant aracı olarak görmeyi partimizin kimliğine yakıştıramıyoruz. Bunların kesinlikle karşısındayız.'' ''BİZİM KIRMIZI HATLARIMIZ VAR'' AK Parti'nin kimliğini ortaya koyan 3 ana kırmızı hattı olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, ''Bu muhafazakar demokrasinin gereğidir. Bu kırmızı hatları bugüne kadar hiçbir siyasi yada parti dile getirememiştir. Birincisi, biz kesinlikle dine dayalı bir milliyetçiliğe karşıyız. İkincisi, ırka dayalı milliyetçiliğe karşıyız. Üçüncüsü, bölgesel milliyetçiliğe de karşıyız. Bizim ülkemizde sadece Müslümanlar yaşamıyor. Müslüman olmayanlar da var. İdarede, yönetimde olanlar bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan kim varsa hepsine aynı mesafede, hepsinin güvencesi olmalı ki orada huzurlu bir toplum olsun. Biz bunun gayreti içerisindeyiz. Irka dayalı milliyetçiliğe karşıyız. Vatandaşların etnik olarak birbirleri ile çatışmasına imkan verecek tatsızlıklara müsaade edemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes bizim her şeyimizdir. Bölgeler arasında asla ayırım yapamayız. Doğuyu, güneydoğuyu bir kenara it, batıya gel sahip çık. Asla böyle bir şey olamaz. 780 bin kilometrekaresiyle Türkiye bizim canımızdır, her şeyimizdir. Her yeri aynı standarda kavuşturmak durumundayız. Aynı modern, çağdaş yapıya kavuşturmak gayreti içerisinde olmak boynumuzun borcudur. 28 Mart Türkiye'de inanıyorum ki yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır. Çünkü yerel seçimlerle birlikte halkımıza bu fiziki değişime bir fırsat hazırlanacaktır. Genelden yerele daha dayanışmacı, daha dinamik bir yapı Türkiye'de oluşacaktır diye inanıyorum. 3 Kasım'da ilk adımı atılmıştır. Temenni ederim ki 28 Mart'ta bunun devamı olsun'' diye konuştu. PARTİ TABANI VE LAİKLİK Ali Kırca'nın ''Muhafazakar demokrat kimliği tabanda destek buluyor mu yada bir tartışma yaratabilir mi?'' şeklindeki sorusunu Erdoğan, ''Onunla uzaktan yakından alakası yok. Bizim laikliğin tanımı içerisindeki bütün dinlere eşit mesafede olmak, bütün inanç gruplarını güvencesi altına almak anlayışı laiklik anlayışımızdır. Temel nitelikler olarak demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti anlayılendiğinde de söylemiştim. Demiştim ki, muhafazakar demokratlık partimizin artık yerleşik bir anlayışıdır. Anayasamızda yer alan bir cümledir. Halkımızın tabanında ise artık bizim bu bakışımız tutmuştur, tutmaya başlamıştır. İnanıyorum ki önümüzdeki seçimlerde partimiz 3 Kasım'dan çok daha iyi bir yere oturacaktır. Test edilmedir, 16 aylık bir test edilme olacaktır'' diye cevaplandırdı. ''AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ'' Erdoğan, Kırca'nın ''Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in arkasında mısınız?'' sorusuna şu cevabı verdi: ''Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Benim müsteşarım bir bilim adamıdır. Sene 95, bir bilimsel toplantıda bu konuşmasını yapmıştır ve bu konuşma bir dergide yayınlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin basın savcıları vardır, bütün yayınları incelerler, inceletirler. O günden bugüne herhangi bir şey olmamıştır. Aradan 9 yıl geçmiştir. Belediyede de danışmanım olmuştur Ömer Bey, şu anda da danışmanımdır. Gerek teori olarak, gerek pratik noktada gayretli olan bu arkadaşımdan şu anda da gayet iyi istifade ediyorum. Gece gündüz demeden benimle beraber çalışan, mesaide saat mefhumu diye bir şey düşünmeyen, sürekli üreten bu arkadaşımız, kamu yönetimi reformu denilen kanun tasarısını hazırlayanlar arasında olan müsteşarımla ilgili olarak takınılan tavrı gayri ciddi, sulu bir tavır olarak görüyorum, ciddi bulmuyorum. Burada yapılmak istenen başka şeydir.'' UYKU SAATLERİ Başbakan Erdoğan, programa telefonla katılan ''Çocuklar Duymasın'' dizisinde Emre rolünü oynayan Furkan Kızılay'ın ''Günde kaç saat uyuyorsunuz?'' sorusuna, haftaiçi ortalama 4 ila 6 saat uyuduğu karşılığını verdi. Kızılay'ın, ''Türkiye'nin bu zor günlerinde çok önemli kararlar alınırken az uyuyarak bunları nasıl çözüyorsunuz ?'' sorusuna da Başbakan Erdoğan, ''Gençliğimizden aldığımız enerji ile bunu kapatmaya çalışıyoruz. Çok açığımız var. Hesaplarımızı uzun yıllara göre değil, kısa süreli yapalım, bir an önce bu mesafeyi kapatalım diyoruz. Hata payını mümkün olduğu kadar aza indirme gayretimiz var. Kolektif bir akıl oluşturduk. Bu bizim hata payımızı azaltıyor. Her hafta bakan arkadaşlarımızla bir arada oluruz, onlar bürokratlarla bir arada olur. Acil bir sorun olursa hemen görüşüyoruz. Bu bizim hata payımızı azaltıyor. Az hata ile neticeye gitmenin gayreti içerisindeyiz'' karşılığını verdi. ''Ailenize ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz?'' sorusunu ise Erdoğan, ''Geceleri eve gittiğimizde zaman ayırabiliyorum. Onlara haksızlık ediyorum, ama beni hoş görüyorlar. Görevimin kutsiyetinin farkındalar'' diyerek cevaplandırdı. Başbakan Erdoğan, Fenerbahçe'nin durumunun ne olacağı sorusuna ise, ''Fenerbahçe ilk yarı çok iyi değildi. Beşiktaş iyi durumda, kolektif futbolu iyi oynuyor. Ama şimdi kondisyon konusunda çok iyi bir Fenerbahçe var. Ancak çok gol yiyen bir takım. En kısa zamanda bu eksikliklerini de giderir, inşallah Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne gidecek bir şekilde ilgi tamamlar'' cevabını verirken, Galatasaray'ın durumunu da şöyle değerlendirdi: ''Galatasaray'ı benim yorumlamam uygun olmaz. Her halde kendileri böyle uygun gördüler, bu kararı aldılar. Galatasaray uluslararası müsabakalarda Türkiye'yi en başarılı şekilde temsil etmiş, UEFA Kupası'nı kazanmış bir takım olarak o mutluluğu bize yaşatmış bir kulüp'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:27

İLGİLİ HABERLER