Gündem
  • 19.3.2003 15:28

DENKTAŞ: ''AB BİZE PASAPORTUNU VERMEK ZORUNDA''

LEFKOŞA - KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Annan planının bugünkü haliyle ortadan kalktığını ve Türk tarafının temel talepleri Rumlar tarafından kabul edilmediği sürece planın yeniden canlanmasının sözkonusu olmadığını belirterek, Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos'a yüz yüze görüşme çağrısını yineledi. BRT'de dün akşam yayınlanan AKİS programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ''AB bütün Kıbrıs'ı aldığı iddiasındaysa bize pasaportunu vermek zorundadır'' dedi. Programda yaptığı açıklamada, Annan planının Türk tarafının temel taleplerine yanıt vermediğini ve Rumlara Türkleri yok edecek bir ortam yaratacak nitelikte olduğunu yineleyen Cumhurbaşkanı Denktaş, bu yöndeki görüşlerini yazılı ve sözlü olarak BM Genel Sekreteri Annan'a ilettiğini anlattı. Lahey Zirvesi ve burada maraton halinde devam eden görüşmelerle ilgili detaylı bilgi veren Cumhurbaşkanı Denktaş, ''Annan planı bugünkü haliyle yoktur'' dedikten sonra, ''Bundan sonra ne olacak'' sorusuna şu karşılığı verdi: ''Temaslar devam edecek. Şimdiden diplomatlar Lahey'de ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Annan belgesi canlanabilir mi, bunu öğrenmeye çalışıyorlar. Annan belgesi canlanmaz. Bizim olmazsa olmazlarımızı Rum kabul etmediğine göre bu mümkün değildir. O halde ne olacak. Biz yüz yüze görüşelim dedik, bu derhal reddedildi. Yüz yüze görüşmezsek ne olacak. Bizim işimiz var, bu devleti daha iyiye, güzele götürmek. Hep birlikte kollarımızı sıvarsak, muhalafet de halkı tahrik edici davranışlardan vazgeçerek doğru dürüst muhalafet yapma görevini yaparsa bir yerlere varabiliriz. Irak konusu açıklığa kavuşsun, Türkiye'ye de giderek bu konuları görüşeceğiz.'' ''PLAN ANLAŞMAYA EKLENEBİLİR Mİ?'' Planla ortaya konulan tarihlerin yapay olduğunu ve bunun 16 Nisan tarihi için de geçerli olduğunu belirten Denktaş, AB'ye üyelik tarihinin resmen başlayacağı Mayıs 2004'e kadar zaman olduğuna ilişkin söylemlere dikkat çekti. Denktaş, ''Annan belgesinin Rum tarafının AB'ye girişine ilişkin antlaşmaya eklenmesine'' ilişkin görüşlerle ilgili olarak da, ''Sanırım Avrupa Birliği'nde iktidarın kabul etmediği, böyle tartışmalı bir belgeyi eklemek suretiyle bir yere varılamayacağını bilecek kadar akıllı insanlar vardır'' diyerek bu görüşe katılmadığını ifade etti. ''RAPOR DENGELİ OLMALI'' Kıbrıs müzakere süreciyle ilgili olarak Güvenlik Konseyi'ne sunulması beklenen raporun dengeli olması gerektiği konusunda da uyarıda bulunan Cumhurbaşkanı Denktaş, özetle şunları kaydetti: ''Özel Temsilci De Soto, Güvenlik Konseyi'ne vereceği raporda Genel Sekreter'in prestijini korumaya özen göstermeli, dengeli olmalıdır. Kendisi Lahey'de çok hırpalandı diye benim aleyhime yazmamalı. İstediği kadar benim aleyhime yazabilir ama yazmamalı. Eğer Genel Sekreter'in prestijini düşünüyorsa dengeli olmalı. Çünkü rapor Genel Sekreter adına yazılacak. Genel Sekreter'in Lahey'de yaptığı açıklama dengeliydi ama De Soto daha sonra yaptığı açıklama ile bunu altüst etti. Genel Sekreter'in buna izin vermemesi lazım.'' ''AB PASAPORT VERMEK ZORUNDA'' Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, başka bir soruyu yanıtlarken de, Avrupa Birliği'nin Güney Kıbrıs'ı üyeliğe alırken Ada'nın tümünü aldığı iddiasında olduğunu belirterek, ''AB bu iddiadaysa bize pasaportunu vermek mecburiyetindedir. Biz de kendi halkımıza engel koymazsak pasaportunu nereden isterse gider alır ve bal gibi geçinir'' ifadelerini kullandı. Son süreçte İngiltere'yi taraf olmakla ve Ada'daki üslerine zarar gelmemesi için Rumlara destek vermekle de suçlayan Cumhurbaşkanı Denktaş, İngiltere'nin Kıbrıs'taki Yüksek Komiseri'nin Lahey sonrası KKTC'deki bazı siyasilerle yaptığı görüşmelerde, ''Bu liderlik sizde var olduğu sürece Kıbrıs meselesi halledilemez'' şeklinde ifadeler kullandığını kaydetti. Denktaş, ''Bu diplomatik teammüllerle bağdaşan, bir diplomata yakışan bir tavır biçimi değildir ve kabul edilemez'' diye konuştu. Cumhurbaşkanı Denktaş, İngiltere'nin adadaki üslerinin Garanti ve İttifak Antlaşmaları'na dayandığını da belirterek, ''Bu onlar için somut, elle tutulur bir konudur. Aynı antlaşmalar çerçevesinde Türkiye'nin de Kıbrıs'ta somut ve kalıcı hakları vardır'' dedi. CUMA GÜNÜ YENİDEN KKTC'deki ekonomik sorunların aşılması için hükümetin yeni bir ekonomik paket üzerinde çalıştığını hatırlatan ve cuma günü Bakanlar Kurulu'na yeniden başkanlık edeceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Denktaş, Rum tarafının Türklere yönelik yeni önlemler üzerinde çalıştığının anımsatılması ve görüşünün sorulması üzerine de şunları söyledi: ''Yapsınlar görelim. Bizim de yapacağımız işler var. Birçok konuda yeni bir açılımla Rumlara karşı yapabileceğimiz şeyler var. Rumlara 'devlet olarak biz şu şu şu kararları aldık buyurunuz' diyeceğiz. Bu şekilde aramızda pratik bir işbirliği başlayabilir. Eğer Rum tarafı kabul ederse tabii ve bu, var olmayan müşterek kuruluşa gitme, ortaklık kurma zemininin oluşmasına yarayabilir. Ambargoyla sen beni cezalandırırsan, bu zemin oluşmaz. Ben kendilerine gelin bizim resmi makamlarımızın elini öpün demiyorum. Ama bu memlekette bir karar alınacaksa resmi makam alacaktır. Resmi makamın aldığı kararı 'hayır ben beğenmiyorum' diyecekse, o zaman Rum uzlaşma istemiyor demektir.'' Özel Temsilci De Soto, Güvenlik Ülkedeki iç gelişmeleri de değerlendiren ve muhalefeti işbirliğine çağıran Cumhurbaşkanı Denktaş, ''Düşmanlıkla, kavgayla, küsmekle bir yere varılamaz. Ancak diyalogla bir yere varılabilir'' diyerek, bir süreden beri meclisi boykot eden CTP ve TKP'yi meclise dönmeye çağırdı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:36

İLGİLİ HABERLER