DOĞU VE GÜNEYDOĞULU MİLLETVEKİLLERİN DOKUNULMAZLIK ENDİŞESİ
ALİ ULURSABA
ANKARA- TBMM Dokunulmazlıkların Araştırılması Komisyonu Başkanı Hüsrev Kutlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine mensup milletvekillerinin dokunulmazlıkların sınırlandırılması konusunda endişeleri olduğunu ve bunun da terör olayları sırasında yaşanan gelişmelerden kaynaklandığını belirtti.
TBMM Dokunulmazlıkların Araştırılması Komisyonu bugün Komisyon Başkanı Hüsrev Kutlu başkanlığında toplandı. Kutlu, yaptığı açıklamada çalışmalar hakkında bilgi verdi ve yasama dokunulmazlığı konusundaki araştırmalarının büyük ölçüde tamamlandığını, siyasi partiler ve üniversitelerin pek çoğundan bu konudaki görüş ve öneriler geldiğini kaydetti. Kutlu, bayramdan sonraki çalışmalarında dokunulmazlık konusunda genel bir çerçevenin çizilebileceğini belirtti.
Kutlu, dokunulmazlıklar konusunda yapılacak bir Anayasa değişikliğinde mutabakat sağlanması ve özellikle Meclis'teki iki partinin uyuşması gerektiğini söylerken, basın mensuplarının sorularını da cevaplandırdı.
Kutlu, milletvekillerinin dokunulmazlıklarla ilgili görüş ve önerilerini alınıp alınmadığı yönündeki bir soruya ''Özellikle Doğu ve Güneydoğu milletvekilerinin bir tedirginliği var. Hem AK Parti hem de CHP milletvekillerinin. Oradaki terör nedeniyle biraz daha sert uygulamalar olagelmiş. 'Acaba dokunulmazlık sınırlanırsa yanlış bir uygulamaya maruz kalır mıyız?' diyorlar. Bu endişeyi de giderecek bir metin hazırlayacağız'' cevabını vredi.
Kendisinin de Adıyaman Milletvekili olduğunun belirtilmesi ve bir endişesi olup olmadığı sorulan Kutlu, Adıyaman'ın bu bölgenin biraz daha dışında olduğu karşılığını vererek, avukat olduğu için haklarını biraz daha savunabildiğini kaydetti ve ''Hiç endişe taşımıyorum desem yalan olur'' dedi.
Kutlu, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun milletvekillerinin yargıya güvenmedikleri yolunda bir açıklaması olduğunun hatırlatılmasına ise ''Yargıya güvenmek zorundayız. Çünkü bizim ikinci bir yargımız yok. Ancak yargı mensuplarının da bu güveni zedeleyici tavır ve açıklamaları olmaktadır. Biz bütün hakimlerimizden de bu güveni sarsmamak için istekte bulunuyoruz. Özellikle siyasi davalarda yargının üzerinde bir baskı olduğu da gerçektir. Türkiye ne yargının hiçe sayıldığı ne de hakim olduğu bir devlet olmalıdır. Demokratik bir hukuk devleti olmalıdır'' karşılığını verdi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:05