Gündem
  • 4.5.2002 11:21

DSP'Lİ AHMET TAN'DAN İLGİNÇ YORUM : EKİM YA DA KASIM'DA SEÇİM VAR

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA/DSP milletvekili Ahmet Tan, Akşam Gazetesi'ndeki köşesinde Başkent'in seçim söylentilerini yorumladı.Partilerin el altından seçim çalışmalarına başladığını anlatan Tan,"Erken seçim var mı?Bu sorunun yanıtını,bir NATO Büyükelçisi yıllar önce şöyle vermişti:Türk siyasetinde çoğu zaman, en kuvvetli ihtimalin tersi olur.En kuvvetli ihtimal, seçimlerin normal süresinde, yani 2004 Nisan'ında yapılmasıysa, kuşkunuz olmasın bu Ekim ya da Kasım'da seçim var " dedi. İŞTE AHMET TAN'IN YAZISI Seçim esintisi Ankara'da 'erken seçim' fısıltıları artıyor. Elbette kürsülerde görüşme masalarında değil, kulislerde, kenarlarda, köşelerde artıyor. Yoksa Başkent akşamlarının kadehlerinde, şişelerinde zaten 'erken seçim' hiçbir zaman eksik olmuyor. 'Erken seçim esintisi'nde, Başbakan'ın geçen hafta AKP ile CHP'ye sert dokundurmaları ile, DSP Genel Merkezi'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya öncü ve yoklamacı milletvekili ekibi göndermeye başlamasının payı var. Ama DSP dışındaki tüm partilerin TBMM'-deki Grup Toplantıları'na yüzlerce hatta binlerce partiliyi ve particiyi 'bindirilmiş kıta' nizamıyla getirip götürmeye başlaması da kulislerdeki 'seçim var' söylentilerini güçlendiriyor. Başka emareler de gösteriliyor: - Üst üste gelen Çankaya vetolarının Meclis'i tıkaması, yorması, güvenoyu çoğunluğunun giderek daralması, - ANAP'lı ve MHP'li bazı dili kemiksiz yetkililerin ya da milletvekillerinin birbirleri hakkında ve özellikle de, Başbakan ve DSP hakkındaki ileri geri ya da siyasi adabı zorlayan demeçler vermeleri, - Bu demeçler yüzünden koalisyon milletvekilleri arasındaki kabaran hoşnutsuzluklar, ve artan 'Bu böyle yürümez..' homurtuları. - DSP ile MHP'nin milletvekili sayılarının eşitlenmesiyle parlamentoda 'İki tane birinci parti'nin ortaya çıkması. Tüm bu unsurlar her vesileyle, sabah akşam art arda sayılıp toplanıyor. Bazı haber başlıkları ve köşe yorumlarının da eklenmesiyle 'altı aya kalmaz seçim var!' havası yayılıyor. Daha doğrusu yayılmaya çalışılıyor. Bu arada Hükümet'in 24 gün sonra, 4. hizmet yılına girecek olmasına işaret edilerek, 'bir baskın seçim zamanının artık geldiğine' dikkat çekiliyor. Son on yılın, 10'dan fazla hükümeti arasında bu kadar uzun süre görevde kalan başka hükümet yok. Bu 'rekor'da hükümetin başarısından çok, muhalefetin paçasını toplayamamasının payı büyük denebilir. Ama bunu da hükümetin dolaylı başarısına kaydetmek gerekir. Ek olarak bazı 'iyi niyetli ve hayırhah tavsiyeler'de sayılıp dökülüyor: - Hükümet değil ama, Hükümette değişiklik artık şart. Bu hem Meclis'e yeni bir dinamizm getirecek, hem de koalisyonun ömrünü uzatacaktır.. Gerekçesi bile hazır: - Çok uzun süre bakanlık yapanlarda 'bakar görmezlik', 'duyar anlamaz'lık gibi arazlar ortaya çıkabilir. Örneklerini bazı sayın bakanlar çoktan sergilemeye başladı bile. Tüm bu türden unsurlar alt alta toplanıyor. 'Altı aya kadar mutlaka bir seçim var'a eşitleniyor. Bu toplama çıkarma, ölçme, biçme işlemleri ise, parti yönetimlerini hiç mi hiç rahatsız etmiyor. Aksine hoşnut ediyor. Çünkü seçimin her türü parti yönetimlerine milletvekillerini bir anlamda 'tedip ve terbiye' etme olanağı sunuyor. (Terbiye malum. 'Tedip' ise 'edep' kökünden, 'edepli davranmak' anlamına geliyor. Bu anlamda 'müeddep milletvekili'nin en makbul milletvekili olduğunu söylemeye hacet yok.) Seçimin hiçbir türü, hele de 'erken olanı' milletvekillerine hiçbir zaman fazla sevimli gelmez. Bu küresel sırrı parti yönetimleri çok iyi değerlendirirler. Çünkü, seçimin 's' sinin esintisi çıktığı anda, milletvekilleri parti yönetimi hakkındaki sırlarını (urlarını da denebilir) açığa vurmaya başlarlar. Bu urlar 'habis' ya da 'selim' nitelikte olabilir. İki durumda da ameliyat şarttır. Ameliyat, aday listelerinin hazırlanmasıdır. Pekiyi partilerde liste hazırlığı başladı mı? Ya da başa dönüp soralım: - Erken seçim var mı? Bu sorunun yanıtını, Türkçe'yi 'Hakkı aliniz var' diye konuşacak kadar iyi bilen, Türk siyasetini ise liderlerin ayakkabı-çorap uyumuna ve taktıkları kravat markalarına kadar yakın izleyen bir NATO Büyükelçisi yıllar önce şöyle vermişti: - Türk siyasetinde çoğu zaman, en kuvvetli ihtimalin tersi olur. Bütün mesele en kuvvetli ihtimalin ne olduğunu bulmakta. En kuvvetli ihtimal, seçimlerin normal süresinde, yani 2004 Nisan'ında yapılmasıysa, kuşkunuz olmasın bu Ekim ya da Kasım'da seçim var. Tüm mesele Nisan 2004, ne kadar muhtemel onu bilmekte! Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:44

İLGİLİ HABERLER