DYP GENEL BAŞKANI AĞAR'DAN HÜKÜMETE 'TSK' UYARISI...
MUAMMER TAN
ANKARA - DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, hükümeti Irak politikasında izlediği yol nedeniyle eleştirerek, ''Askerlerin itibarlarıyla, silahlı kuvvetlerin prestijiyle oynamaya göz yumma alışkanlığı ve bir dışarının destekleriyle meşruiyet arama alışkanlığından bu iktidar vazgeçmek mecburiyetindedir'' dedi.
Başkanlık Divanı toplantısının ardından bir açıklama yapan DYP Genel Başkanı Ağar, hükümeti izlediği Irak politikası konusunda eleştirdi. Irak krizinin başlangıcından bu yana izlenen politikanın Türkiye'yi sıkıntıya soktuğunu belirten Ağar, ''Yaptığımız ikazlar dinlenmiş olsa idi, bugün böyle bir sıkıntıyla karşı karşıya kalınmayacaktı. Krizin başından beri Irak'ta güçlü bir askeri kuvvetle bulunmamızın konusunda yoğun ısrarımız olmuştu. Ancak bu gerçekleştirilemedi ve bugün ortaya çıkan durum, bu ikazlarımızın ne kadar doğru olduğunu ortaya koymaktadır'' değerlendirmesinde bulundu. Ağar, son Süleymaniye'de meydana gelen olaylara karşı ortaya konan 'tepkisizlik ve vurdum duymazlığın' bugün Irak'taki gelişmeleri olumsuz yönde etkilemeye devam edeceğini öne sürerek, ''Oradaki grup liderlerinden Talabani'nin pervasız ve densiz beyanatları Amerika'ya havale edilmiştir. Herhangi bir şey yapılamaz haldedir. Bunların devam edeceği açık, anlaşılmaktadır'' dedi. Ağar, Irak'ta, Türkmenlerin siyasi ve idari anlamda statülerinin belirlenmesinde net teminatlar alınmadan asker gönderme kararının sıkıntıya yolaçağına işaret ederek, hükümeti bu konuda sert dille uyardı. Ağar, ''Askerlerin itibarlarıyla, silahlı kuvvetler'in prestijiyle oynamaya göz yumma alışkanlığı ve bir dışarının destekleriyle meşruiyet arama alışkanlığından bu iktidar vazgeçmek mecburiyetindedir'' dedi.
BATIK BANKALAR İÇİN NE GEREKİYORSA YAPILMALI
Batık bankalarla ilgili son günlerde ortada bir takım beyanlara da değinen Ağar, bu beyanlarda murakıp raporların bürokratik ve siyasi kademeler tarafından savsaklanmak suretiyle el konmalarda gecikme olduğu ve hazine'nin büyük zararlara uğradığının ifade edildiğini bildirdirdi. ''Hangi döneme ait olursa olsun, altında kimin sorumluluğu olursa olsun, hükümet lafı evelemeden, gevelemeden üzerine düşeni yapmalıdır'' diyen Ağar, ''Kamuoyu artık bu yolsuzluk, suistimal söylentilerinden bıkmış ve bunların çözümlenmesini beklemektedir. Yasa gerekiyorsa, yasa çıkarmak gerekir. Meclis soruşturması gerekiyorsa, Meclis soruşturması ve herkesle ilgili hiçbir ayırım gözetmeksizin bu işlemler süratlenmelidir'' şeklinde konuştu. Yaşanan olaylarda hükümetin kusuru bulunduğunu savunan Ağar, ''İğne ve çuvaldızı hatırlatmak istiyorum. İğneyi batırmak isteyenler, çuvaldızı da kendilerine batırmak durumundadırlar ve burada da süratli bir açıklamayla mudilere, mevduat sahiplerine neler yapılabileceği anlatılmalıdır'' diye konuştu. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ağar, ''Irak konusunda, Türk askerinin orada pek istenmediğine dair haberler geliyor. Hükümet bu konuda karar aşamasında. Türk askerinin orada görev yapması mı doğru olur, görev yapmaması mı ?'' yönündeki soru üzerine, hükümetin ikili görüşmelerde neleri görüştüğü konusunda bilgileri olmadığını belirten Ağar, ''Hükümetin verdiği kararlar iç politika kaygılarına yönelik olduğu görülüyor. Biz bundan azade kılınması, iç politika kaygılarından uzak olması için süreci bu şekilde yaşıyoruz ve hükümetin bu konularda net bilgiler vermesini bekliyoruz. Bu bakımdan biz bu konudaki bilgileri aldıkça çok net tavırları daha da zaman da var, süreç de var. Meclis'e gelecek zamana kadar sorumluluk duygusu içinde hareket etmeye gayret ediyoruz'' değerlendirmesini yaptı.
ORGENERAL KILINÇ'IN KONUŞMASI
''MGK Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç'ın veda konuşmasını nasıl değerlendirdiniz?'' sorusuna Ağar, ''Vallahi hükümet üyeleri orada alkışlıyorlardı. Demek ki kendileri de katılıyorlar aynı görüşlere. Bütün bunların hepsi tabii bu konuşmalarda değil, daha önceden karşılıklı diyaloglar süreciyle sorunların çözülmüş olması gerekirdi'' karşılığını verdi. Ağar, ''11 Eylül'e çok az bir süre kaldı. Yargıtay mahkemenin kararını onaylarsa, DYP olarak gönlünüzde yatan 66 milletvekiliyle Meclis'e girmek mi, genel seçimlere gitmek mi?'' sorusana ise şu karşılığı verdi: ''Şimdi dereyi görmeden paçayı sıvamayalım biz. Yargıtay'ın kararı bir bitsin, kesinleşsin. bu yürüyen hukuk süreci. Biz siyaseti milletle yapıyoruz ama bu yürüyen hukuk süreci içerisinde parti tüzel kişiliği olarak partinin hukukunu korumak gibi bir sorumlulukla da biz karşı karşıyayız. Bu sorumluluğumuzu da biz yerine getireceğimiz şüphesizdir. Ancak Yargıtay kararının görmemiz lazım. Yüksek Seçim Kurulu sürecine geldiği vakit bu konudaki görüşlerimizi tekrar ifade edeceğiz''.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:34