Gündem
  • 11.4.2002 13:46

ECEVİT, DSP GRUBUNDA BU KEZ MUSEVİLERİN GÖNLÜNÜ ALDI!

KAYNAK : Haber Vitrini DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, bazı Musevi kuruluşlarında alınganlığa neden olan ''Soykırım'' sözünün hedefinin Museviler ve İsrail olmadığını bildirdi. Ecevit, ''Biz yüzyıllardır Musevilerin en içten dostuyuz. Biz yüzyıllardan beri Filistin halkının da candan dostuyuz'' dedi. Ecevit partisinin grup toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, '' Soykırım'' sözcüğü nedeni ile geçen haftaki konuşmasının özünün gözardı edildiğinden yakınarak, ''Bu konuşmayı bir ölçüde yineleme gereği duyuyorum'' dedi. Bazı Musevi kuruluşlarında alınganlığa neden olan ''Soykırım'' sözünün hedefinin Museviler ve İsrail olmadığını ifade eden Ecevit, konuşmasında, bugünkü İsrail Yönetimi'nin bütün dünyada tepki uyandıran tutumundan ve İsrail halkı ile Filistin halkının son haftalarda çektikleri acılardan, uğradıkları can kayıplarından duyduğu üzüntüyü dile getirdiğini söyledi. ''Biz yüzyıllardır Musevilerin en içten dostuyuz'' diyen Ecevit, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Uğradıkları felaketler karşısında daima yanlarında olduk. Biz yüzyıllardan beri Filistin halkının da candan dostuyuz. Ve bu iki halk arasında, yıllardır dışardan gelen engellere ve tahriklere karşın, barış ve huzur sağlamaya uğraşıyoruz. Bu iki halk arasında barış ve dostluk neden sağlanamıyor? Bundan İsrail halkı da Filistin halkı da sorumlu değildir. Bunun dışardan kaynaklanan nedenleri vardır. Son zamanlarda ise bundan, bir yanda İsrail'deki Şaron Yönetimi, bir yanda da Filistin'de yuvalanan dış kökenli terör örgütleri sorumludur. Yine bundan Filistin'de yuvalanan ve intifada çocuklarını canlı bombalara dönüştüren radikal unsurlar sorumludur. Bu unsurlar güya Filistin Devleti için mücadele ediyorlar.'' ''GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ FİLİSTİN İSTENMİYOR'' Gerçekte radikal unsurların güçlü ve bağımsız bir Filistin Devleti istemediklerini belirten Başbakan Ecevit, bunun, Filistin halkının büyük çoğunluğu ile çağdaş yapılı ve demokrasi ile laikliğe yatkın olmasından kaynaklandığını söyledi. Ecevit, Filistin halkının ağır yokluklar içinde yaşarken bile eğitime büyük önem verdiğini ifade ederek, Arap alemindeki bazı çağdışı unsurların ise aralarında böyle bir Filistin Devleti bulunmasını istemediklerini, böyle bir ülkenin kendi halklarına örnek olmasından korktuklarını bildirdi. İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un da Filistinlilerle biraraya gelmeyi istemediğini kaydeden Ecevit, şunları söyledi: ''(Önce tam sükunet ve barış sağlansın, ondan sonra Filistin'le diyalog kurarım) diyor. Aylardır bunu söylüyor. Bağımsız ve güçlü bir Filistin Devleti istemeyenler de Şaron'un bu tutumunu fırsat bilip eylemlerini sürdürüyorlar. Belli ki; (Tam sükunet ve barış gelmedikçe İsrail'le Filistin arasında uzlaşma hatta diyalog sağlanamayacak, öyleyse kanlı eylemlerimizi sürdürelim, intifada çocuklarını ateşe sürelim) diye düşünüyorlar.'' ''BİRARAYA GETİRME GAYRETİ'' Ecevit, Türkiye'nin aylardır iki tarafı biraraya getirmeye uğraştığını, görüşmek için Türkiye'de ''Gözden ırak bir yer sağlamayı'' önerdiğini anlattı. Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ın ''Gelirim'' demesine karşın Şaron'un önce tam sükunet ve barış sağlanması koşulunu öne sürdüğünü kaydeden Başbakan Ecevit, bu arada Filistin Devleti'ni istermiş gibi görünüp de gerçekte istemeyenlerin de eylemlerini sürdürdüklerini söyledi. Sonuçta iki tarafta da ''Kan ve ölüm, mutsuzluk ve yıkım'' yaşandığını belirten Ecevit, bir yandan da çoğu Arap ve İslam ülkelerinde olmak üzere halkın sokaklara döküldüğünü bildirdi. Ecevit, Batı ve Doğu karşıtlığı ile din ve uygarlık karşıtlığının, bölgeyi ve giderek bütün dünyayı alev alev sarmaya başladığını bildirerek, ''Biz de her ikisini, bizim yakın dostumuz olan iki halkı, İsrail ve Filistin halklarını dostluk bağıyla biraraya getirebilmek için çırpınıyoruz ve çırpınmaya devam edeceğiz. Çünkü bu bölge bizim ve bu bölgede barış istiyoruz'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:27

İLGİLİ HABERLER